Büyük Macellan Bulutu'nun 20 derece doğusundadır ve bir çift oluşturur.Forma una coppia con la Grande Nube di Magellano, situata 20 gradi più ad est.
Dezavantajı bulutlu havalarda kullanılamıyor olmasıdır.Non può essere usato durante il periodo di tenebre.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.È noto soprattutto per il suo catalogo di quasi 10000 stelle del cielo australe, inclusi 42 oggetti nebulosi.
Bulutsunun merkezindeki ikili sistem, ilk defa 1915 yılında Robert Grant Aitken tarafından keşfedilmiştir.Il sistema binario al centro della nebulosa era stato scoperto nel 1915 da Robert Grant Aitken.
IBM, açık kaynaklı Hyperledger Fabric projesine dayalı bir bulut blok zinciri hizmeti sunmaktadır.IBM offre un servizio di cloud blockchain basato sul progetto open source Hyperledger Fabric.
İstediğinde bulutların arkasına uçabilir.Queste nubi possono essere estese da XANA a suo piacimento.
Bu yüzden yansıma bulutsuları tarafından gösterilen titreşim tayfı, aydınlatıcı yıldızlarınkine benzerdir.Perciò lo spettro mostrato dalle nebulose a riflessione è simile a quello delle stelle che le illuminano.
4 Temmuz - Yengeç Bulutsusu'nun oluşmasına sebep olan yıldız süpernovaya uğradı.4 luglio - esplode la supernova che porterà alla formazione della Nebulosa del Granchio.
Su-buzu bulutlarının fotoğrafı Opportunity tarafından 2004’te çekilmiştir.Queste nuvole vennero fotografate dal rover Opportunity nel 2004.
Bulutsunun uzaklığı tam olarak bilinmemektedir.La sua distanza dalla Terra non è nota con esattezza.
1987'de bir süpernova (SN 1987A), Büyük Macellan Bulutu'nda ortaya çıktı.Il 24 febbraio 1987 è stato uno dei coscopritori della supernova SN 1987a nella Grande Nube di Magellano .
Bu rüzgarların getirdiği yağmur bulutları yağmura dönmesinde rol oynar.L'incubo ritorna è presente Rain.
Etrafındaki yansıma bulutsusu IC 4605'i aydınlatmaktadır.La stella è associata alla nebulosa a riflessione IC 4605.
Yılan Bulutsusu ise Karanlık At'tan Rho Ophiuchus bulutsusu'na kadar uzanır.La Nebulosa Serpente si estende invece dal Cavallo Nero fino al complesso nebuloso di ρ Ophiuchi.
Taarruz günü olan 18 Mart 1915 perşembe sabahı bulutsuz ve rüzgarsız, sakin bir sabahtır.Harrison giurò giovedì 4 marzo 1841, una giornata fredda e umida.
Aotearoa Yeni Zelandanın Maori adıdır ve "Uzun Beyaz Bulut Ülkesi" anlamına gelmektedir.Aotearoa, nome usato dai Māori, e significa "terra della lunga nuvola bianca".
Edmond Halley tarafından 1677 yılında keşfedilmiş ve bulutsu olarak listelenmiştir.Commercialmente era noto e venduto come Lemmon 714.
BULUTLARA ESİR OLDUK".Cado dalle nuvole».
Küçük Macellan Bulutu'nun mesafesini ölçmek için 'geliştirdiği yöntemi kullandı.Utilizzò le sue deduzioni per stimare la distanza della Piccola Nube di Magellano.
Atbaşı Bulutsusu'nun altında yer alan parlak noktalar, henüz oluşum aşamasındaki genç yıldızlardır.Le macchie brillanti alla base della nebulosa sono giovani stelle in formazione.
Uçan bir buluttur.Un essere-nuvola.
Gökyüzü masmaviydi, buluttan eser yoktu.Cielo completamente sereno senza nuvole.
Güneş enerjisi, dünyanın günlük dönüşünden ve bulutların güneş ışınlarını kapamasından dolayı, değişkendir.L'energia solare è variabile a causa della rotazione giornaliera della Terra e della copertura nuvolosa.
Gezegenimsi bulutsuların merkezi yıldızları çok sıcaktır.Le stelle centrali delle nebulose planetarie sono molto calde e dense.
Gündüzler o gökyüzünden daha parlak, geceleri ise bulutlardan daha soluk olurdu.La notte il vento aumenta e il cielo si ricopre di nubi.
Havanın delinmesiyle buluttaki yüksek voltaj toprağa deşarj olur.Diverrà un tema importante in Volgi lo sguardo al vento.
Güneşin etkisiyle buharlaşan sular gök yüzünde bulutları oluşturur.Il sole al tramonto fa scintillare sull'acqua i suoi raggi.
Ne kadar bulut büzüşürse, sıcaklık o kadar artar.Più si arrabbia, più diventa caldo.
1779 yılında Halka Bulutsusu'nu keşfetmiştir.Nel 1779 visitò la chiesa mons.
Gum 19 bulutsusu nispeten karanlıktır.Il cielo ha nuvole scure.
Bulutlar büzüşmeye devam ettikçe sıcaklık yükselmeye başlar.Dopodiché, continuando a riscaldare, la temperatura riprende a salire.
Bulut onları sarınca korktular.Ed è lì che la nebbia li sorprende, intrappolandoli.
Mirta onu Alfea'ya çağırsa da o yine de Bulutlukule'de kalıp cadı olmayı tercih etmiştir.Mirta trova una buona amica in Flora e decide di rimanere ad Alfea e diventare una fata anziché una strega.
Bulutlar yer seviyesinden yüksekte bulunur.Arrivano all'altezza delle nuvole.
Başları bulutlardan bile yüksektir.Possiedono un muso allungato a becco.
Işığa düşen kardeş bir duman bulutu olarak dışarı çıktı.Le Furie si teletrasportano sparendo in una nuvola di fumo.
Bulutsu, merkezindeki parlak mavi yıldız HD 206267 tarafından iyonize edilir.Sotto, un prospetto del sistema di HD 20367.
Leavitt, Macellan Bulutları’nın görsellerinde yer alan binlerce değişen yıldızı kaydetmiştir.Notò centinaia di stelle variabili nelle immagini delle Nubi di Magellano.
Ayrıca ihtiyar Amerikan Atı'nın yeğeni ve Kızıl Bulut'un damadıdır.La vicenda principale riguarda l'amore del Cavaliere rosso per la Donna nera.
Bulut adları genellikle Latince kökenlidir.Per tradizione i nomi delle comunità sono in genere in Latino.
Ayın önünden bir bulut geçti.Облако прошло перед луной.
Oradaki buluta bak.Посмотри на те облака.
Hava bulutlu olacak.Будет облачно.
Bugün hava bulutlu.Сегодня пасмурно.
Akşama kadar, birkaç bulut oluştu.К вечеру образовалось несколько облаков.
Geçtiğimiz birkaç gün boyunca hava bulutluydu.Последние несколько дней было пасмурно.
Dünya’dan göründüğü haliyle bir bulutun rengi, bulutun içinde neler olup bittiğiyle ilgili bilgi verir.Цвет облака говорит о том, что происходит внутри облака.
Bu gökadayla birleşmiş durumdaki HIPASS J0731-69, herhangi bir yıldız barındırmayan gaz bulutudur.HIPASS J0731-69 представляет собой облако газа, не содержащее звёзд.
R136, Tarantula Bulutsusu'nu görünür kılan enerjinin kaynağıdır.R136 излучает большую часть энергии, делающую туманность Тарантул видимой.
Bulutsuz havalarda dağ Nairobi'den görülebilir.Обе горы в ясный день можно увидеть из Найроби.
Büyük Karanlık At Bulutsusu'nun bir parçasıdır.Является частью туманности Тёмного Коня.
Fanyamar, Bulutlar Ülkesi, Bulutların oluştuğu yukarı atmosfer.Фаньямар (кв. Fanyamar), экзосфера — слой атмосферы, где образуются облака.
1 - 5 bar arasındaki basınçlarda amonyak ve hidrojen sülfür bulutlarının oluştuğuna inanılıyor.При давлении между одним и пятью барами, формируются облака аммиака и сероводорода.
18.yy. sonuna doğru Charles Messier en parlak 109 bulutsuyu içeren bir katalog derledi.К концу XVIII столетия Шарль Мессье составил каталог, содержащий 109 ярких туманностей.
Kümeler ve karanlık bulutsuların büyük bileşimleri, dev moleküler bulutlarla ilişkilidir.Скопления и большие комплексы тёмных туманностей связаны с гигантскими молекулярными облаками (ГМО).
Örnek: “Eğer yağmur yağıyor ise, hava bulutludur.”Пример: «Если дождь пойдет, то почва будет мокрая».
Bulutsunun uzaklığı tam olarak bilinmemektedir.Расстояние до этой туманности точно не известно.
SN 1054'ün bulutsu kalıntıları şimdi Yengeç Bulutsusu olarak bilinmektedir.Хорошо наблюдалась сверхновая SN 1054, породившая Крабовидную туманность.
Yıldızlararası bulut, diğer galaksilerimizdeki gaz, plazma ve toz birikimine verilen genel addır.Межзвёздное облако — общее название для скоплений газа, плазмы и пыли в нашей и других галактиках.
Gökbilim Kataloğunda NGC 2264 gösteriminde sadece bulutsuya değil, iki nesneye de atıfta bulunulur.Обозначение NGC 2264 в Новом общем каталоге относится к обоим объектам, не только к туманности.