buluşma ile cümle

buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Seung Jo'nun lise buluşmasına katılmasını sağlayacak iyi bir fikir buldum.I have thought of a good idea that would make Seung Jo want to attend the high school reunion.
Ahh... heh Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.Ahh.. heh <I>The thing that allowed me to meet Seung Jo in my dream <i>was the leaf.
Parang Lisesinin 14. Mezunları BuluşmasıParang High School's 14th Graduating Class Reunion
Profesörle buluşmaya geldim.I came to meet a professor.
Buluşma! Buluşma!Date, date.
Buluşma mı?Date?
İlk olarak, bir buluşmanın olmazsa olmazlarından biri....First, the basics of a date...
Bir evlilik buluşmasına gideceğini bile bize bildirmedin.You go to a marriage meeting without even telling us.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.I heard you went on a date again.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.It was fun, and he was nice.
Bugün,Ha Ni Bong Joon Guyla buluşmayacak mıydı?Today, isn't Ha Ni meeting up with Bong Joon Gu?
Onunla buluşmadan mı geliyorsun?Are you coming from meeting that guy?
Böylece, iki kültürün buluşmasının canlı bir ürünüyüm.So I'm the living product of two cultures coming together.
Onlarla buluşmamak için hiçbir sebep bulamadım ve bırakayım acımızı bilsinler dedim.[I didn't find any reason why not to meet them] [and let them know of our suffering.]
Çok geç olmadan Lord Lanling ve kızı ile buluşmam gerek !We must rendezvous with Lord Lanling and his daughter before it's too late.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.It's my first international meet.
Eğer bilseydi benimle buluşmaya gelir miydi sanıyorsun?If he knew, would he have come to meet me?
Oska otelde kiminle buluşmayı istedi?- Who am I that Oska asked to meet?
-Hala Cuma geceki buluşmanın etkisinde misin?Ned: So, your still on for that date friday night?
Bu da, girişimle esenliğin buluşmasında yaşayanlardan biri.It's another one that lives at the confluence of health and enterprise.
Ben bu konuda, ortada buluşmamız gerekitiğine inanıyorum.So, I'm willing to accept that we split the difference.
Bu buluşmayı uzun zamandır bekliyordum.It was a long wait for this meeting
Ve bu minik buluşmadan... ...büyük keyif aldık.And we're very much enjoying this reunion
Mükemmel bir buluşma gibiydi.It's like a perfect date.
Bugün seninle buluşması olan oydu...She was the one you were meeting today. . .
Senin buluşmaya gittiğine de şahit olmadım.I haven't seen you date as well
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?If I like someone, do I have to go on dates and be a couple with them?
"Ve buluşmamız daha iyi olur."So it is better when we meet
Yine buluşmak istiyorum.I want to meet up again.
Buluşmam gereken biri var.Now, there's someone I have to meet.
Buluşmamızın fark edildiğini tahmin edemezdimI never thought our meeting would be overheard
45 dakika sonra. Orta noktadaki buluşmalarının ardından,In another 20 minutes, Ann gets here.
Beti'nin, buluşmalarından kaç dakika sonraHow many minutes after Ann arrives at point B will
Hee-joong ilk defa buluşmak için aramış.Hee-joong called to meet for the first time.
Bir kadının buluşmak için araması ne anlama gelir?What does it mean when a woman calls to meet?
Bu akşam buluşma gecemiz.It's our date night.
Buluşmanın sonunda 2. Jean-PaulAt the end of their exchange,
Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.Combination of windsurfing and skiing into this invention there.
Hadi onların buluşma yerini şöyle... Bilmiyorum.So let's say that their meeting place is right-- I don't know.
Bu sonuç, onların buluşması için geçen zamanı gösteriyor.That's how long it'll take them to meet.
Tek bildiğimiz; Liderin buluşmaya gittiği... ve kan içinde geri döndüğüHe doesn't know either. The headman went out... and then returned covered in blood
1964 yılının Aralık ayında, Malcolm, İngiltere'de bir Oxfordlular buluşmasında, müzakereye katıldı.In December 1964, Malcolm debated at the Oxford Union in England.
Müşteşar yardımcısının telefonlarından buluşmak istemediğin bir kadını eker gibi kaçamazsınızYou can't dodge calls from the Deputy Secretary like it's a woman you're standing up on a date.
İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de, beraber bir buluşmaya gitmiştik.And when we first met, one of the things that I remember is that he took me out on a date.
Buluşma bir cemiyet toplantısı idi.And his date was to go with him to a community meeting.
- Buradaki buluşmamız ?- Our meeting here?
Zaten dışarı çıkıp biriyle buluşmam gerek.I actually have to go out and meet someone.
Türk ortağımız tarafından davet edildik. Gelecek yıl İstanbul'da buluşmayı ümit ediyoruz.April 23 National Sovereignty and Children's Day.
Seninle buluşmak istediğimi söylediğim için kızgın mısın bana?Are you angry because I asked you to meet me?
Birkaç arkadaşımla buluşmayı planlıyordum.I made plans to meet some friends.
Evet, biriyle buluşmayı planlıyordum.Oh yeah, I was on my way out because I had plans to meet someone.
Üstad Wu Song'un şerefine aile buluşması, ha!It's a family reunion now that Master Wu Song is back!
Onlarla ortak noktada buluşmalıyız.We need to meet them where they are.
Kocanla buluşmayacak mıydın sen? ne kocası!?!Hey, don't you have to go meet your husband? yyaa~ husband!?!
Bu, insanlarla buluşmama ve bir ekibin parçası olmama izin verir.It allows me to get out and meet people, and to be part of some pretty fun teams.
Burada bir adamla buluşmam söylendi.Incense. I was told to meet a man here.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.It is essentially the stuff of life meets machine.
Onunla dışarda buluşmamızı istiyor.He wants us to meet him outside.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."Why does she want to meet us?" And then she was nervous.
Bir buluşma ayarlaycağım.I will organize a meeting. I am looking forward to it.
İlgili Sayfalar