buluşma ile cümle
buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Уговорихме си среща с Готфрид, за да дадем парите.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.וארגנו את הפגישה הזו .עם גוטפריד, למסור את הכסף
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.و قمنا بترتيب لقاء مع "غوتفريد" لتسليمه المال
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.奇妙な体験だった
Şöyle diyelim, x onların buluşma yerinin eve olan uzaklığı olsun.Lad os sige, at x er lig med afstanden fra hjemmet til mødestedet.
Şöyle diyelim, x onların buluşma yerinin eve olan uzaklığı olsun.Řekněme tedy, že x se rovná vzdálenosti od domu k místu, kde se setkají.
Şöyle diyelim, x onların buluşma yerinin eve olan uzaklığı olsun.집으로부터 그들이 만나는 장소까지의 거리를 x라고 둡시다.
Şöyle diyelim, x onların buluşma yerinin eve olan uzaklığı olsun.Така че, нека да кажем, нека x да е равно на разстоянието от вкъщи до мястото на тяхната среща.
Söyleyecek çok şeyim vardı. (Gülüşmeler) Önümüdeki günlerden birinde buluşmak için plan yaptık.Я так много хотел сказать смеется мы договорились встретиться на следующий день она здесь привет, пап
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.Ja Salomo uhrasi siellä Herran edessä ilmestysmajan vaskialttarilla; hän uhrasi sen päällä tuhat polttouhria.
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.여호와 앞 곧 회막 앞에 있는 놋단에 이르러 그 위에 일천 희생으로 번제를 드렸더라
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.Sa-lô-môn đặt ở trước mặt Ðức Giê-hô-va tại hội mạc, và dâng một ngàn của lễ thiêu trên bàn thờ ấy.
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.Sa-lô-môn đặt ở trước mặt Ðức_Giê - hô-va tại hội mạc , và dâng một_ngàn của lễ thiêu trên bàn_thờ ấy .
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.ויעל שלמה שם על מזבח הנחשת לפני יהוה אשר לאהל מועד ויעל עליו עלות אלף׃
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.واصعد سليمان هناك على مذبح النحاس امام الرب الذي كان في خيمة الاجتماع. اصعد عليه الف محرقة
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.所 羅 門 上 到 耶 和 華 面 前 會 幕 的 銅 壇 那 裡 、 獻 一 千 犧 牲 為 燔 祭
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.所羅門 上到 耶和華 面前 會幕 的 銅壇 那 裡 、 獻一千 犧 牲為 燔祭
Tae Ik ile buluşmaya mı?Dove state andando tutte quante? <br />A incontrare Tae Ik? <br /><br />
Tae Ik ile buluşmaya mı?Gdzie wy wszyscy idziecie? Zobaczyć Tae lk?
Tae Ik ile buluşmaya mı?Où vous allez toutes? Rencontrer Tae Ik ?
Tae Ik ile buluşmaya mı?Sa-l intalniti pe Tae Ik?
Tae Ik ile buluşmaya mı?Untuk bertemu Tae Ik?
Tae Ik ile buluşmaya mı?Встретиться с Тэ Иком?
Tamam çocuklar, sakallı kadınla buluşma vaktim. Kim benimle?Okay Jungs, Zeit, dass ich ein Rendezvouz mit der bärtigen Lady bekomme.
Tamam çocuklar, sakallı kadınla buluşma vaktim.Okay les gars, il est temps de m'arranger un rencard avec la femme barbue.
Tamam çocuklar, sakallı kadınla buluşma vaktim.Oké jongens, het wordt tijd om te daten met de vrouw met de baard.
Tanrım Ha Ni! Seung Jo'nun lise buluşmasına katılmasını sağlayacak iyi bir fikir buldum. Gerçekten mi?Да ни е сладко!
Tanrım Ha Ni! Seung Jo'nun lise buluşmasına katılmasını sağlayacak iyi bir fikir buldum.Omo, Ha Ni! ik heb een goed idee bedacht die zal maken dat Seung Jo naar de reünie wil gaan.
Tanrım Ha Ni! Seung Jo'nun lise buluşmasına katılmasını sağlayacak iyi bir fikir buldum.Omo, Ha Ni, mi-a venit o idee grozava prin care sa il determinam pe Seung jo sa mearga la reuniunea de liceu!
Tanrım Ha Ni! Seung Jo'nun lise buluşmasına katılmasını sağlayacak iyi bir fikir buldum.لقد فكرت بفكرة جيدة تجعل سيونغ جو يريد أن يحضر
Tanrım Ha Ni! Seung Jo'nun lise buluşmasına katılmasını sağlayacak iyi bir fikir buldum.ホントですか?
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.Aku juga dengar kau pergi kencan lagi.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.Am auzit ca te-ai dus la o intalnire si astazi.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.Ho sentito che sei andato a un altro appuntamento.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.Ich hab gehört du hattest wieder ein Date.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.Ik hoorde dat je weer een afspraakje had.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.Jag hörde att du var på en dejt igen.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.J'ai entendu dire que tu étais encore allé à un rendez-vous galant.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.Mẹ nghe nói là con lại đi hẹn hò.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.Slišala sem, da sta bila na še enem zmenku.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.Słyszałam, że znowu byłeś na randce.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.Άκουσα πως βγήκες πάλι ραντεβού.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.Слышала, ты снова был на свидании.
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum..שמעתי שיצאת לדייט עוד פעם
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.سمعت بـأنك ذهبت الى موعد مرة اخرى
Tekrar bir buluşmaya gittiğini duydum.何考えてるの?
Tekrar buluşmamız için bir neden yok değilmi?No hay necesidad de que volvamos a vernos.
Tekrar buluşmamız için bir neden yok değilmi?Nu cred ca este nevoie sa ne mai intalnim.
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.Básicamente, van a ir a una cita romántica dudosa, o una reunión que puede estar mala.
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.En gros, vous devez vous rendre à un rendez-vous mal barré ou à une réunion qui risque de tourner mal.
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.In principiu, esti pe cale sa mergi la o intalnire amoroasa nesigura, sau o posibila intalnire nereusita.
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.가정을 한번 해봅시다. 정말이지 너무너무 가고 싶지 않은 모임이 있어요
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.Praticamente, devi andare a qualche appuntamento al buio, o potenzialmente un brutto appuntamento.
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.Sie gehen zu einem seltsamen Termin oder einem schwierigen Meeting.
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.Về cơ bản, bạn đang chuẩn bị tới một buổi hẹn không chắc chắn hay có khả năng chuyển xấu
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.Voor als je op zo'n dubieus afspraakje gaat of naar een hopeloze vergadering.
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.Załóżmy, że zostałeś wrobiony w randkę albo w jakieś nieciekawe spotkanie.
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.Отивате на някоя неопределена или неприятна среща.
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.Смысл в следующем: вы идете на какое-то непонятное свидание или на предположительно неприятную встречу.
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.בעיקרון, אתה יוצא לך לאיזה דייט מעפן, או פגישה רעה אפשרית.