buluşma ile cümle

buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:И воззвал Господь к Моисею и сказал ему из скинии собрания, говоря:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:И Господ повика Моисея, и като му говореше от шатъра за срещане каза:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:ויקרא אל משה וידבר יהוה אליו מאהל מועד לאמר׃
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:ودعا الرب موسى وكلّمه من خيمة الاجتماع قائلا.
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:耶 和 華 從 會 幕 中 呼 叫 摩 西 、 對 他 說
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:耶和華 從會 幕 中 呼叫 摩西 、 對他說
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.A rano wyszedł Jonatan na pole według czasu postanowionego z Dawidem, i chłopiec mały z nim.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Des Morgens ging Jonathan hinaus aufs Feld, dahin David bestimmt hatte, und ein kleiner Knabe mit ihm;
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.És reggel kiméne Jonathán a mezõre a Dáviddal együtt meghatározott idõben, és egy kis gyermek volt vele.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Jônatas, pois, saiu ao campo, pela manhã, ao tempo que tinha ajustado com Davi, levando consigo um rapazinho.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.아침에 요나단이 작은 아이를 데리고 다윗과 정한 시간에 들로 나가서
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Næste Morgen gik Jonatan fulgt af en dreng ud i Marken, til den Tid han havde aftalt med David.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Protož stalo se ráno, že vyšel Jonata na pole k času uloženému Davidovi, a pachole malé s ním.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Qua ngày sau, Giô-na-than đi ra ngoài đồng tại nơi đã hẹn cùng Ða-vít; có một đứa tôi tớ trẻ theo người.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Qua_ngày sau , Giô-na-than đi ra ngoài đồng tại nơi đã hẹn cùng Ða - vít ; có một đứa tôi_tớ trẻ theo người .
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Zjutraj pa odide Jonatan na polje na kraj, določen Davidu, in majhen deček ž njim.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.На другой день утром вышел Ионафан в поле, во время, которое назначил Давиду, и малый отрок с ним.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.ויהי בבקר ויצא יהונתן השדה למועד דוד ונער קטן עמו׃
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.وكان في الصباح ان يوناثان خرج الى الحقل الى ميعاد داود وغلام صغير معه.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.次 日 早 晨 、 約 拿 單 按 著 與 大 衛 約 會 的 時 候 、 出 到 田 野 、 有 一 個 童 子 跟 隨
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.次日 早晨 、 約拿單 按 著與 大衛約 會的 時候 、 出到 田野 、 有 一 個 童子 跟隨
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Ele só me disse para te levar a um encontro em Resembool.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Hän käski tuomaan sinut tapaamiseen Resembooliin.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Han sa att jag skulle ta dig till Resembool för ett möte.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Han sagde, at jeg skulle tage dig med til et møde i Resembool.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Mi ha solo detto di portarti a Resembool per un incontro.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Nakazał mi dostarczyć cię na spotkanie do Resembool.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Simplemente me dijo que fuéramos a Resembool para una cita.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Μου είπε να σε φέρω για ραντεβού στη Ριζεμπούλ.
Sadece sizi getirmemi ve Resembool'da buluşma istedi.Он просто велел мне привезти вас на встречу в Резембул.
Sadie, buluşman nasıldı?- Sadie, cum a fost la întâlnire?
Sadie, buluşman nasıldı?- Sadie, hoe was uw date?
Sadie, buluşman nasıldı?- Sadie, jak dopadlo rande?
Sadie, buluşman nasıldı?-Sadie, kako je bilo na zmenku?
Sadie, buluşman nasıldı?- Sadie, làm thế nào được ngày của bạn?
Sadie, buluşman nasıldı?- Sadie, ?qué tal tu cita?
Sadie, buluşman nasıldı?- Σάντι, πως πήγε το ραντεβού;
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Aku akan menceritakannya nanti. Kalau aku ingin ketemu Lee tae Ik aku harus pergi kemana?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Ich werde dir später die Details erzählen. Wenn ich Lee Tae Ik treffen will, wo muss ich hin?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Iti voi spune detaliile mai tarziu. Daca vreau sa-l intalnesc pe Lee Tae Ik, unde trebuie sa ma duc?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Opowiem Ci wszystko potem. Jeśli chce spotkać Lee Tae lk gdzie powinnam się udać?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Si je veux rencontrer Lee Tae Ik, où dois-je aller ?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Ti dirò i dettagli più tardi. Se voglio incontrare Lee Tae Ik, dove devo andare?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Θα σου πω λεπτομέρειες μετά. Αν θέλω να συναντήσω τον Λι Τάε Ικ, που πρέπει να παω;
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Я тебе потом скажу. Если я хочу увидеть Ли Тае Ик, что мне делать?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?سأشرح لك لاحقا ان اردت ملاقاة لي تيي اك اين يجب علي الدهاب ؟
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.con la tenda del convegno e con tutti gli arredi sacri che erano nella tenda
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.dời đi luôn với Ðền tạm . Những thầy tế_lễ và người Lê-vi khiêng các đồ đó lên .
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.dời đi luôn với Ðền tạm. Những thầy tế lễ và người Lê-vi khiêng các đồ đó lên.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.여호와의 궤와 회막과 성막 안의 모든 거룩한 기구들을 메고 올라가되 제사장과 레위 사람이 그것들을 메고 올라가매
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.ויעלו את ארון יהוה ואת אהל מועד ואת כל כלי הקדש אשר באהל ויעלו אתם הכהנים והלוים׃
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.واصعدوا تابوت الرب وخيمة الاجتماع مع جميع آنية القدس التي في الخيمة فاصعدها الكهنة واللاويون.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.祭 司 和 利 未 人 、 將 耶 和 華 的 約 櫃 運 上 來 、 又 將 會 幕 、 和 會 幕 的 一 切 聖 器 具 、 都 帶 上 來
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.祭司 和 利未 人 、 將 耶和華 的 約櫃運 上來 、 又 將會 幕 、 和 會幕 的 一切 聖 器具 、 都 帶上來
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.Au adus chivotul, cortul întîlnirii, şi toate uneltele sfinte cari erau în cort: preoţii şi Leviţii le-au dus.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.궤와 회막과 장막 안에 모든 거룩한 기구를 메고 올라가되 제사장과 레위 사람이 그것들을 메고 올라가매
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.Những thầy tế lễ và người Lê-vi đều đem lên cái hòm, hội mạc, và các khí dụng thánh vốn ở trong trại.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.Những thầy tế_lễ và người Lê-vi đều đem lên cái hòm , hội mạc , và các khí dụng thánh vốn ở trong trại .
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.и понесли ковчег и скинию собрания и все вещи священные, которые в скинии, – понесли их священники и левиты.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.ויעלו את הארון ואת אהל מועד ואת כל כלי הקדש אשר באהל העלו אתם הכהנים הלוים׃
İlgili Sayfalar