buluşma ile cümle
buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Profesörle buluşmaya geldim.Aku datang untuk bertemu seorang profesor.
Profesörle buluşmaya geldim.Am venit sa ma intalnesc cu un profesor.
Profesörle buluşmaya geldim.Ich bin gekommen, um einen Professor zu treffen.
Profesörle buluşmaya geldim.Ik ben gekomen om een professor te ontmoeten.
Profesörle buluşmaya geldim.JAg kom för att träffa en professor.
Profesörle buluşmaya geldim.Je suis venu voir un professeur.
Profesörle buluşmaya geldim.Mình đến gặp một giáo sư
Profesörle buluşmaya geldim.Sono venuto per incontrare un professore.
Profesörle buluşmaya geldim.Ήρθα εδώ για να συναντήσω έναν καθηγητή.
Profesörle buluşmaya geldim.Я пришел, чтобы встретиться с профессором.
Profesörle buluşmaya geldim.أتيت لأقابل بروفيسوراً
Profesörle buluşmaya geldim.なんで?何か話しがあったの?
PRQ buluşması böyleydi işte.Asta a fost întâlnirea noastră cu PRQ.
PRQ buluşması böyleydi işte.'Be', e' fatta'. Per noi quello fu un incontro per PRQ.
PRQ buluşması böyleydi işte.C'était notre rencontre avec PRQ
PRQ buluşması böyleydi işte.Dat was het ontmoeten van PRQ voor ons.
PRQ buluşması böyleydi işte.Det var vores møde med PRQ.
PRQ buluşması böyleydi işte.Đó là 1 buổi gặp gỡ với PRQ.
PRQ buluşması böyleydi işte.Itu adalah pertemuan PRQ untuk kami.
PRQ buluşması böyleydi işte.그게 PRQ와의 미팅이었죠.
PRQ buluşması böyleydi işte.Siinä tapaamisemme PRQ:n kanssa.
PRQ buluşması böyleydi işte.To było spotkanie z PRQ.
PRQ buluşması böyleydi işte.Αυτό ήταν η συνάντηση PRQ για μας. ΖΥΡΙΧΗ, ΕΛΒΕΤΙΑ
PRQ buluşması böyleydi işte.Това беше срещата с интернет доставчикът ни.
PRQ buluşması böyleydi işte.Это была встреча PRQ для нас.
PRQ buluşması böyleydi işte..בשבילנו PRQ זה היה המפגש עם
PRQ buluşması böyleydi işte.بالنسبة لنا PRQ حسنا،كان هذا لقاء الـ
PRQ buluşması böyleydi işte.ピーター・スンデさんです
RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.A hneď povedal Hospodin Mojžišovi, Áronovi a Márii: Vyjdite vy traja ku stánu shromaždenia. A vyšli oni traja.
RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.A ihned řekl Hospodin Mojžíšovi a Aronovi i Marii: Vyjděte vy tři k stánku úmluvy. I vyšli toliko oni tři.
RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.E logo o Senhor disse a Moisés, a Arão e a Miriã: Saí vos três � tenda da revelação. E saíram eles três.
RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.In zdajci veli GOSPOD Mojzesu, Aronu in Mirjami: Pridite vi trije ven k shodnemu šatoru. In pridejo ti trije.
RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.여호와께서 갑자기 모세와 아론과 미리암에게 이르시되 너희 삼 인은 회막으로 나아오라 하시니 그 삼 인이 나아가매
RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.Thình lình Ðức Giê-hô-va phán cùng Môi-se, A-rôn và Mi-ri-am rằng: Cả ba hãy ra đến hội mạc. Cả ba đều đi.
RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.И сказал Господь внезапно Моисею и Аарону и Мариами: выйдите вы трое к скинии собрания. И вышли все трое.
RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.ויאמר יהוה פתאם אל משה ואל אהרן ואל מרים צאו שלשתכם אל אהל מועד ויצאו שלשתם׃
RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.فقال الرب حالا لموسى وهرون ومريم اخرجوا انتم الثلاثة الى خيمة الاجتماع. فخرجوا هم الثلاثة.
RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.耶 和 華 忽 然 對 摩 西 、 亞 倫 、 米 利 暗 說 、 你 們 三 個 人 都 出 來 到 會 幕 這 裡 、 他 們 三 個 人 就 出 來 了
RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.耶和華 忽然 對 摩西 、 亞倫 、 米利 暗說 、 你 們 三 個 人 都 出 來到 會幕 這裡 、 他 們三個人 就 出來了
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:A Hospodin povolal Mojžiša a hovoril mu zo stánu shromaždenia a riekol:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Dari Kemah-Nya, TUHAN memanggil Musa dan memberi kepadanya peraturan-peratura
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:De HERE riep Mozes en sprak tot hem vanuit de tabernakel.
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Domnul a chemat pe Moise; i -a vorbit din cortul întîlnirii, şi a zis:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Ðức Giê-hô-va từ trong hội mạc gọi Môi-se mà phán rằng:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Ðức_Giê - hô-va từ trong hội mạc gọi Môi-se mà phán rằng :
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:HERREN kaldte på Moses og talede til ham fra Åbenbaringsteltet og sagde:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Il Signore chiamò Mosè e dalla tenda del convegno gli disse
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:In pokliče GOSPOD Mojzesa in mu govori iz shodnega šatora, rekoč:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:I wezwał Pan Mojżesza, i rzekł do niego z namiotu zgromadzenia, mówiąc:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Ja Herra kutsui Mooseksen ja puhui hänelle sisältä ilmestysmajasta sanoen:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Jehovah llamó a Moisés y habló con él desde el tabernáculo de reunión, diciendo
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:여호와께서 회막에서 모세를 부르시고 그에게 일러 가라사대
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:L`Éternel appela Moïse; de la tente d`assignation, il lui parla et dit:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Och HERREN kallade på Mose och talade till honom ur uppenbarelsetältet och sade:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Og Herren kalte på Moses og talte til ham fra sammenkomstens telt og sa:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Ora, chamou o Senhor a Moisés e, da tenda da revelação, lhe disse:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Povolal pak Hospodin Mojžíše, a mluvil k němu z stánku úmluvy, řka:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Szólítá Mózest és beszéle vele az Úr a gyülekezet sátorából, mondván:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Und der HERR rief Mose und redete mit ihm aus der Hütte des Stifts und sprach:
RAB Musayı çağırıp Buluşma Çadırından ona şöyle seslendi:Και εκαλεσε Κυριος τον Μωυσην και ελαλησε προς αυτον εκ της σκηνης του μαρτυριου, λεγων,