buluşma ile cümle
buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Silloin Mooses ja Aaron menivät ilmestysmajan edustalle.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Vieram, pois, Moisés e Arão � frente da tenda da revelação.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.V tem prideta Mojzes in Aron k pročelju shodnega šatora.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Και ηλθεν ο Μωυσης και ο Ααρων εμπροσθεν της σκηνης του μαρτυριου.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.И Моисей и Аарон дойдоха пред шатъра за срещане.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.И пришел Моисей и Аарон к скинии собрания.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.ויבא משה ואהרן אל פני אהל מועד׃
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.فجاء موسى وهرون الى قدام خيمة الاجتماع.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.摩 西 、 亞 倫 就 來 到 會 幕 前
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.摩西 、 亞倫 就 來到 會幕前
Müşteşar yardımcısının telefonlarından buluşmak istemediğin bir kadını eker gibi kaçamazsınızNemůľete mu nebrat telefon jako holce, se kterou máte rande a jdete pozdě.
Müşteşar yardımcısının telefonlarından buluşmak istemediğin bir kadını eker gibi kaçamazsınızNie możesz unikać wiceministra jak dziewczyny, z którą nie chcesz iść na randkę.
Müşteşar yardımcısının telefonlarından buluşmak istemediğin bir kadını eker gibi kaçamazsınızNo puede evadir llamadas del subsecretario como si fuera una mujer a la que está dejando plantada.
Müşteşar yardımcısının telefonlarından buluşmak istemediğin bir kadını eker gibi kaçamazsınızВы не можете так просто игнорировать замминистра. Как девку, которая напрашивается на свидание.
Müşteşar yardımcısının telefonlarından buluşmak istemediğin bir kadını eker gibi kaçamazsınız副長官の電話をすっぽかすわけにはいきません。 >違いを指摘してくれてありがとう。他に何か?
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.Anh cứ thắc mắc tại sao em lại muốn gặp ở sở thú.
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.Eram fericit atunci cand m-ai intrebat daca vrei sa ne intalnim la zoo.
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.Ich habe mich schon gewundert warum du mich im Zoo treffen wolltest.
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.Ihmettelinkin miksi ehdotit tapaamista eläintarhassa.
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.Je me demandais pourquoi tu m'avais demandé qu'on se voit au zoo.
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.Mi stavo domandando perchè mi hai invitata ad incontrarti proprio allo zoo.
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.Oké, menjünk.
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.Saya bertanya tanya mengapa kamu mengajak bertemu di kebun binatang.
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.Zastanawiałem się, dlaczego chciałaś się spotkać w zoo.
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.Αναρωτιόμουν γιατί ζήτησες να <br />συναντηθούμε στον Ζωολογικό κήπο.
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.А я то голову ломал, чего это ты назначила встречу в зоопарке
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.كنت أتساءل لم طلبت أن نلتقي في حديقة الحيوانات
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.俺より このガキが大事なのか?
Nereye gidiyorsunuz? Tae Ik ile buluşmaya mı?Was zum Teufel...wo geht ihr hin?<br />Tae Ik treffen?
Nereye gidiyorsunuz? Tae Ik ile buluşmaya mı?Τι στο..; Που πάτε όλοι; Να συναντήσετε τον Τάε Ικ;
Nereye gidiyorsunuz? Tae Ik ile buluşmaya mı?مــا الـ..؟ أين أنتم ذاهبون جميعاً؟ - للالتقاء بـ تيي-اكَ؟
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.cînd intrau în cortul întîlnirii şi se apropiau de altar, se spălau, cum poruncise lui Moise Domnul.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.Když vcházeli do stánku úmluvy, a když přistupovali k oltáři, umývali se, jakož přikázal Hospodin Mojžíšovi.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.Khi nào họ vào hội mạc và lại gần bàn thờ thì rửa mình, y như lời Ðức Giê-hô-va đã phán dặn Môi-se.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.Khi nào họ vào hội mạc và lại gần bàn_thờ thì rửa mình , y_như lời Ðức_Giê - hô-va đã phán dặn Môi-se .
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.그들이 회막에 들어갈 때와 단에 가까이 갈 때에 씻었으니 여호와께서 모세에게 명하신 대로 되니라
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.når de gik ind i Åbenbaringsteltet og trådte hen til Alteret. tvættede de sig, som HERREN havde pålagt Moses.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.setiap kali mereka masuk ke dalam Kemah TUHAN atau mendekati mezbah
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.когда они входили в скинию собрания и подходили к жертвеннику, тогда омывались, как повелел Господь Моисею.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.בבאם אל אהל מועד ובקרבתם אל המזבח ירחצו כאשר צוה יהוה את משה׃
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.عند دخولهم الى خيمة الاجتماع وعند اقترابهم الى المذبح يغسلون. كما امر الرب موسى.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.他 們 進 會 幕 、 或 就 近 壇 的 時 候 、 便 都 洗 濯 . 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 他 的
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.他 們進會 幕 、 或 就近壇 的 時候 、 便 都 洗濯 . 是 照 耶和華 所 吩咐 他的
O da uçaktaydı. Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Dia juga terbang ke sana. kami mengatur pertemuan ini dengan Gottfrid untuk menyerahkan uangnya.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.17:15 Und Aaron kam wieder zu Mose vor die Tür der Hütte des Stifts, und der Plage ward gewehrt.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Aaron retourna auprès de Moïse, à l`entrée de la tente d`assignation. La plaie était arrêtée.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Aaron s'a întors la Moise, la uşa cortului întîlnirii. Urgia încetase.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Ðoạn , A-rôn trở_về cùng Môi-se tại cửa hội mạc , rồi tai_vạ ngừng lại .
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Ðoạn, A-rôn trở về cùng Môi-se tại cửa hội mạc, rồi tai vạ ngừng lại.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.És visszatére Áron Mózeshez a gyülekezet sátorának nyílásához. Így szûnék meg a csapás.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.E voltou Arão a Moisés � porta da tenda da revelação, pois cessara a praga.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.In Aron se vrne k Mojzesu k vratom shodnega šatora, in šiba je bila ustavljena.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.I navrátil se Aron k Mojžíšovi, ke dveřím stánku úmluvy, když ta rána přetržena byla.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.염병이 그치매 아론이 회막 문 모세에게로 돌아오니라
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Og Aron vendte tilbake til Moses ved inngangen til sammenkomstens telt; og hjemsøkelsen var stanset.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Potom sa navrátil Áron k Mojžišovi ku dveriam stánu shromaždenia, a rana bola zastavená.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Så vendte Aron tilbage til Moses ved Indgangen til Åbenbaringsteltet, efter at Plagen var ophørt.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Sedan vände Aron tillbaka till Mose vid uppenbarelsetältets ingång; och hemsökelsen hade upphört.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Setelah wabah itu berhenti, Harun kembali kepada Musa di pintu Kemah TUHAN
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Sitten Aaron palasi takaisin Mooseksen luo ilmestysmajan ovelle, ja vitsaus oli tauonnut.