buluşma ile cümle
buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı teknik buluşmalar oluştuysa da bu grup küçük bir sosyal grup olmaktan öteye gidemedi.وعلى الرغم من وجود أدلة على بعض الاجتماعات التقنية، إلا أنها كانت أكثر من مجرد مجتمع اجتماعي.
Tam kapsamlı bir diplomatik buluşma 16 Haziran 2009’da Rusyanin Yekaterinburg şehrinde gerçekleşti.وعقد اجتماع دبلوماسية واسعة النطاق في مدينة ايكاترينبرج، روسيا، في 16 مايو 2008.
Buluşmada yer almadılar ve ilk görünüşlerinin Double or Nothing'de gerçekleşeceği açıklandı.سئلوا إذا كانوا التعرف على الوجوه سواء كانوا من الأولى أو المجموعة الثانية.
19. Taraflar Konferansı'nın Polonya Varşova buluşması 11-23 Kasım 2015 tarih aralığında yapılmıştır.أقيم مؤتمر الأمم المتحدة للتغير المناخي 2013 في العاصمة البولندية وارسو من 11 وحتى 23 من نوفمبر عام 2013.
Ziyaret, basında "Tarihi Buluşma" olarak nitelendirildi.نظرة من الداخل (كانت تسمى سابقا "أخبار العالم").
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.أخريات من أعماله محفوظة في أكسفورد.
Onu da tura davet eder fakat kadın müşterilerle buluşmadığını söyleyerek onu reddeder.شذى الذهاب للتسوق معها ولكنها ترفض لخروجها مع د.
Ziyaret basında Tarihi Buluşma olarak nitelendirildi.وصدر له كتاب زيارة جديدة للتاريخ.
2 Dobling Buluşması Valsi Wiener Carneval]], Op.ألكيل فلوريد رباعي بوتيل الأمونيوم Harper، Douglas. "butane.
Onunla buluşur buluşmaz beni ara.اتصل بي فور لقائك به.
22 Temmuz 2004: İbranice Vikipedistlerinin ilk buluşması Tel Aviv, İsrail'de yer aldı.22 de julho de 2004: O primeiro encontro dos wikipedistas hebraicos ocorre em Tel Aviv, Israel.
1998'de ABD Başkanı Bill Clinton iki lideri buluşmaya ikna etti.Em 1998, o presidente dos Estados Unidos Bill Clinton interveio, arranjando um encontro com os dois líderes.
6 Eylül'de EXO küçük bir hayran buluşması düzenledi ve orada "Power"ı ilk defa söylediler.Em 6 de setembro, EXO realizou um mini evento para fãs, onde performou o single pela primeira vez.
Ancak Priscus hasta gibi davrandı ve imparator ile buluşmadı.Contudo, Prisco fingiu estar doente e não atendeu-o.
27 Ağustosta grup ilk hayran buluşması Surprise Festival 9 ı gerçekleştirdi.Em 27 de Agosto, eles fizeram seu primeiro encontro com fãs, chamado "Surprise Festival 9".
Onu da tura davet eder fakat kadın müşterilerle buluşmadığını söyleyerek onu reddeder.Ele a convida a ir junto no passeio, no entanto ela se recusa e lhe diz que não se encontra com clientes.
Yani taşkın harman hikâyesinin bu kardeşlerce de bilinmesi buluşmalarına bir vesile olabilir.Esta banda também serve para mostrar que os irmãos voltaram a entender-se.
Maşenka'yla buluşmak yerine Ganin, Fransa'ya giden bir trene binip hayatına devam etmeye karar verir.Em vez de reunir com Machenka, Ganin decide para embarcar em um trem para França e "seguir em frente".
Baba ve oğul çok sevinçle yeniden buluşmalarını kutlarlar.Pai e filho têm, então, a oportunidade de reavaliar sua relação.
Bu buluşma sırasında her şey ortaya çıkar.Ele acontece durantes os encontros.
Bu onların gizli buluşma yerleriydi.A solução encontrada foi o encontro às escondidas.
Sırlara, entrika ve gizli aşk maceralarına buluşma yeri olarak hizmet eder.Quer entrar na Casa dos Segredos pela aventura e pelo desafio.
Onu da topla ilk buluşmamda üzerimden attım.Lembro-me da primeira vez que o conheci.
Çünkü 2015'i yüzyılın buluşması ile sonlandırmak istedik.Acertou com o Internacional para a temporada de 2015.
Senaryo yazımı hakkında kısaca konuşurlar ve o gün daha sonra tekrar buluşmak üzere sözleşirler.Eles discutem brevemente o roteiro do filme e organizam uma segunda reunião no final do dia.
Anna kadınla buluşmaya gitti.Ana foi obrigada a estar presentes.
“Yurdunuz arkadaşlar için buluşma yeri ve takip edilenler için bir sığınak olmuştur.”Er zal op aarde een tijdelijke woonplaats en levensonderhoud voor je zijn."
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.De twee leerden elkaar kennen op Oxford.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Al snel worden ze verliefd op elkaar en beginnen een relatie.
L.J. Veronica ve Nick'e telefonla ulaştı ve onlarla Lake Mercer'da buluşmayı kararlaştırdı.Nick en Veronica vertellen door de telefoon dat ze in Lake Mercer zijn.
Buluşma için verilen tarih özellikle seçilmişti.De datum die later zou vallen werd gekozen.
Onu da topla ilk buluşmamda üzerimden attım.Hierin trof zij in de eerste ronde IK Start.
Üç kazanan Robbie ile buluşma şansı yakalayacaktı.Drie keer lukt het hem zelfs om Robotboy te vangen.
Ona buluşma teklifleri içeren kartpostallar gönderir ama sürekli olarak da onu atlatır.De brieven die ze voor hem moet schrijven keurt hij echter steevast een voor een af.
Bu buluşma sırasında her şey ortaya çıkar.Op deze bijeenkomst bleek dat ca.
Evi sanatçıların buluşma noktası haline geldi.Het werd daarop een trefpunt voor kunstenaars.
Buluşmalarında Blutarch barış teklif eder ve Redmond kabul eder.Burgoyne stelde een belegering voor en Canrobert steunde hem.
Her yıl bu buluşma Aşağı Avusturya Eyaleti tarfından organize edilmektedir..In het stadion wordt jaarlijks de Australian Open georganiseerd.
Falstaff tekrar hanımlarla buluşmaya gider.Clutch gaat terug naar zijn collega's.
Bu onların gizli buluşma yerleriydi.Hun verblijfplaats werd geheimgehouden.
1995 - Uzay mekiği Discovery, Rus uzay istasyonu Mir ile tarihi buluşmasını gerçekleştirdi.1995 - De Amerikaanse Spaceshuttle Atlantis koppelt zich aan het Russische ruimtestation Mir.
Burada toplantılar ve buluşmalar gerçekleşiyordu.Tegenwoordig vinden er buluitreikingen en vergaderingen plaats.
Seninle buluşmak istedim.Ik wilde je ontmoeten.
Sonunda tarafların 10 Eylül 1419'da Montereau Köprüsü'nde buluşmalarına karar verildi.Doszło do niego 10 września 1419 r. na moście w Montereau.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.Małżonkowie zamieszkali w Oksfordzie.
1998'de ABD Başkanı Bill Clinton iki lideri buluşmaya ikna etti.W 1998 roku interweniował Bill Clinton, organizując spotkanie obu przywódców.
2754 yılında yapılan bir divan buluşmasında Freca, oğlu Wulf için Kral Miğfer'in kızına talip oldu.W czasie jednej z narad w 2754 roku Trzeciej Ery zażądał ręki córki króla dla swego syna, Wulfa.
Her yıl bu buluşma Aşağı Avusturya Eyaleti tarfından organize edilmektedir..To coroczne wydarzenie organizowane jest przez rząd krajowy Dolnej Austrii.
Annie daha sonra erkek arkadaşıyla bir buluşma ayarlar, Lindsey de Laurie'nin yanında kalacaktır.Annie zaprasza do domu Wallace'ów swojego chłopaka, a Lindsey pozostawia pod opieką Laurie.
Max buluşmaya giderken kendisini neyin beklediğini bilmektedir.Jack skłamał jej, że niedługo się zobaczą.
Bunun için bir kadınla buluşması gerektiğini ve o kadının sahte pasaport vereceğini söyler.Po chwili wyznaje kobiecie, że chce z nią być, a ta wręcza mu list.
İkisine de aynı anda bir kafeteryada, birbirlerinden habersiz buluşma randevusu verir.Po długich rozmowach postanawiają się oboje spotkać w kawiarni.
Jack kabul eder etmesine ama buluşmadan önce tutuklanır.Alex chciał się przed nią popisać, ale zostaje zawieszony za wprowadzenie Avy.
Ziyaret, basında "Tarihi Buluşma" olarak nitelendirildi.Media określiły rezultaty Universidadu w tych spotkaniach jako „historyczny wstyd”.
Bu Rus Uzay İstasyonu Mir ile buluşma ve NASA'nın ikinci uzay mekiği görevi oldu.Rosyjska agencja kosmiczna, jak i NASA, złożyły mu kondolencje.
Rick ve Vali'yi ilk (ve muhtemelen son) buluşmaları için bir araya getiriyor.Zaprasza jego i Gordona do siebie.
Evden gizlice ayrılırken de iki gün içinde kaçmak için buluşmaları gerektiğini söyler.Żony są pokazane, jak opuszczają dom i gdy wracają po dwóch dniach witając się z rodziną.
Burada toplantılar ve buluşmalar gerçekleşiyordu.Där anordnades aktiviteter och träffar.
1579'da, Francis Drake'in gemi papazı Francis Fletcher, Patagonyalılarla uzun buluşmasını yazmıştır.Under 1579 skrev Sir Francis Drakes kapten, Francis Fletcher, om ett möte med jättelånga patagonier.
Tam kapsamlı bir diplomatik buluşma 16 Haziran 2009’da Rusyanin Yekaterinburg şehrinde gerçekleşti.En fullskalig diplomatisk sammankomst ägde rum 16 maj 2008 i ryska Jekaterinburg.