buluşma ile cümle
buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onu da tura davet eder fakat kadın müşterilerle buluşmadığını söyleyerek onu reddeder.Él la invita a ir al paseo, pero ella rehúsa y le dice que ella no se encuentra a clientes.
Çünkü 2015'i yüzyılın buluşması ile sonlandırmak istedik.Se retiró con ellos al finalizar la temporada 2015.
Senaryo yazımı hakkında kısaca konuşurlar ve o gün daha sonra tekrar buluşmak üzere sözleşirler.Conversan brevemente acerca de la escritura y fijan una segunda reunión para más tarde.
Buluşmanın en önemli sonucu hareketin taleplerini içeren metin Caracas Taahhütü oldu.El encuentro tuvo como principal acuerdo, el Compromiso de Caracas un texto reivindicativo del movimiento.
Jack kabul eder etmesine ama buluşmadan önce tutuklanır.Él está de acuerdo, pero es detenido antes de que pueda reunirse con ella.
Garson olan Jin, Sun'a kendisiyle özel olarak buluşması için bir not veriyor.Jin, un camarero, le pasa una nota diciendo que quiere verla en privado.
Ancak Priscus hasta gibi davrandı ve imparator ile buluşmadı.Sin embargo, Thomas enfermó gravemente y no pudo acompañar a Bean.
2 Dobling Buluşması Valsi Wiener Carneval]], Op."La valse posthume" (Frédéric Chopin, Carla Bruni.) — "El vals póstumo."
Royal Albert Hall sanatların buluşma yeridir.Una invitación al Royal Albert Hall».
Bunun için bir kadınla buluşması gerektiğini ve o kadının sahte pasaport vereceğini söyler.Ella le ofrece tocar la pieza con él y Data le replica una viola.
Bu akşam onunla buluşmayı umuyorum.Spero di vederlo questa sera.
O kadar çok buluşmadan sonra, sonunda öpüştüler.Dopo così tanti appuntamenti, finalmente si sono baciati.
Gelecek hafta sonu tekrar buluşmak ister misin?Ti va se ci vediamo di nuovo il prossimo fine settimana?
Tutkuyla öpüşürler ve Moskova'da yeniden buluşmak üzere plan yaparlar.I due si baciano appassionatamente e decidono di rincontrarsi a Mosca.
Ancak Priscus hasta gibi davrandı ve imparator ile buluşmadı.Tuttavia, egli finse di essere malato e non si incontrò con l'imperatore.
Burada toplantılar ve buluşmalar gerçekleşiyordu.Attualmente è luogo di incontri e assemblee.
Garson olan Jin, Sun'a kendisiyle özel olarak buluşması için bir not veriyor.Jin, un cameriere, dà a Sun un foglietto dove le scrive di incontrarlo in privato.
Baba ve oğul çok sevinçle yeniden buluşmalarını kutlarlar.Padre e figlio sono felici di rivedersi dopo tanto tempo.
Fidel Castro ile Donovan'ın ilk buluşması çok kısa sürdü.Quando Fidel Castro incontrò Donovan per la prima volta, parlò molto poco.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Dopo qualche seduta si innamorano ed iniziano a frequentarsi.
Kültür bakanlarının üçüncü buluşması 27-28 Nisan 2006'da Taşkent'te düzenlenmiştir.Il terzo incontro dei ministri si è svolto a Tashkent, in Uzbekistan, nei giorni 27 e 28 aprile 2006.
Uzun yıllar buluşma ve istikamet tarif noktası olmuştur.Erano, e sono tuttora, i principali punti di orientamento e di riferimento.
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.Il Consiglio Supremo delle forze armate si impegnò a ricostruire la chiesa.
Rosetta,2011 de 46P/Wirtanen kuyruklu yıldız ile buluşmayla 12 Ocak 2003 tarihinde fırlatılmak için kuruldu.La missione sarebbe dovuta partire il 12 gennaio 2003 per raggiungere la cometa 46P/Wirtanen nel 2011.
Bu onların gizli buluşma yerleriydi.I loro altri luoghi di riunione furono confiscati.
Ona telefon etmiş ve buluşmak istediğini söylemiştir.Lui la chiama e le dice di accostare.
İkisine de aynı anda bir kafeteryada, birbirlerinden habersiz buluşma randevusu verir.Il fatto è che ad entrambi lei dà appuntamento per la sera, allo stesso posto.
Günler süren buluşmaları Kemal'in Sibel ile nişanlanmasından sonra kesilir.Queste avventure finiscono quando si fidanza con Alex.
Daha sonra Diyarbakır Tıp Fakültesi önünde buluşmak için anlaşılır.In seguito si immatricolò presso la locale facoltà di medicina.
Bazı teknik buluşmalar oluştuysa da bu grup küçük bir sosyal grup olmaktan öteye gidemedi.Nonostante l'evidente contenuto tecnico delle riunioni, la società era poco più che un circolo privato.
Bu arada son buluşmalarında birbirine söyledikleri yalanlar ortaya çıkar.La trama intreccia varie storie che si incontrano alla fine.
Anna kadınla buluşmaya gitti.Finché un giorno incontra Anna.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.A Oxford si associò al Movimento di Oxford.
1995 - Uzay mekiği Discovery, Rus uzay istasyonu Mir ile tarihi buluşmasını gerçekleştirdi.1995 – Lo Space Shuttle Atlantis si congiunge con la stazione spaziale russa Mir.
O, onunla tekrar buluşmak için isteklidir.Он жаждет встретиться с ней снова.
Buluşma birazdan sona erecek.Встреча подходит к концу.
Ben asla ortaçın, ulaçtan farkını ayırt edemeyen bir erkek ile buluşmam.Я ни за что не буду встречаться с мальчиком, который не отличает причастие от деепричастия.
Burada toplantılar ve buluşmalar gerçekleşiyordu.Там собирались съезды и совещания.
22 Temmuz 2004: İbranice Vikipedistlerinin ilk buluşması Tel Aviv, İsrail'de yer aldı.22 июля 2004: первая вики-встреча участников в Тель-Авиве (Израиль).
Sonunda tarafların 10 Eylül 1419'da Montereau Köprüsü'nde buluşmalarına karar verildi.Так или иначе, соперники договорились встретиться на мосту в Монтро 10 сентября 1419 года.
Ancak Priscus hasta gibi davrandı ve imparator ile buluşmadı.Однако Приск притворился больным, чтобы уклониться от встречи с императором.
Fidel Castro ile Donovan'ın ilk buluşması çok kısa sürdü.При первой встрече с Донованом Фидель Кастро был резок и немногословен.
Baba ve oğul çok sevinçle yeniden buluşmalarını kutlarlar.Отец и сын встречаются взглядами.
Daha sonra Buffy'yi arar ve onlarla buluşmasını söylerler.Затем звонит Бретту и говорит, что им надо немедленно встретиться.
2 Dobling Buluşması Valsi Wiener Carneval]], Op.Twelve Gauge Valentine break up (неопр.).
Karısını arayıp Cumartesi günkü buluşmayı iptal eder.Теперь он приглашает его на свидание в следующее воскресенье.
5 yıl boyunca devam eden Büyük Buluşma dizisinde rol aldı.Так он оказался в Краснодаре, где выступал на протяжении пяти лет.
6 Eylül'de EXO küçük bir hayran buluşması düzenledi ve orada "Power"ı ilk defa söylediler.Проучившись там шесть месяцев акробатике, он впервые выступил перед публикой под псевдонимом «Маленькое чудо».
Adele İmogen'e Gualtiero'nun oradan ayrılmadan kendiyle buluşmak istediği haberini getirir.Аделе передаёт Имоджене просьбу Гуальтьеро о свидании перед отъездом.
Her buluşmamızda iki veya üç kez seks yaptık.Ежедневно выступали с двумя-тремя концертами.
Her üye, haftanın ziyaretçi üyesiyle birlikte buluşma yerine geliyorlar.Он принесёт удачу, если каждый член семьи посмотрит на него с утра.
Annie daha sonra erkek arkadaşıyla bir buluşma ayarlar, Lindsey de Laurie'nin yanında kalacaktır.Энни договаривается, что проведёт вечер Хэллоуина с другом, а Линдси переночует с Лори в доме Дойлов.
Max buluşmaya giderken kendisini neyin beklediğini bilmektedir.Придя в себя Джек решает узнать, что с ним случилось во время сеанса.
Jack kabul eder etmesine ama buluşmadan önce tutuklanır.В это время появляется Джек, но его берут в плен.
Ona buluşma teklifleri içeren kartpostallar gönderir ama sürekli olarak da onu atlatır.Он осыпает её подарками, несмотря на то, что каждый раз получает их назад.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.С тех пор они жили в Оксфорде.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Но они начинают проводить время друг с другом и вскоре влюбляются.
Onu da topla ilk buluşmamda üzerimden attım.Такое впечатление он оставил и у меня при первой встрече.
Poliksines Sicilya Krallıgını ziyaret etmekte ve eski arkadasıyla tekar buluşmanın zevkini çıkarmaktadır.يزور بوليكسنس مملكة صقلية ويتمتع بصحبة أصدقائه القدامى.
22 Temmuz 2004: İbranice Vikipedistlerinin ilk buluşması Tel Aviv, İsrail'de yer aldı.22 يوليو 2004: أول اجتماع ليكيبيديو اللغة العبرية وقع في تل أبيب، إسرائيل.