Tom iş bulmakta sorun yaşadı.Tom had trouble finding a job.
Tom bir iş bulmakta zorlandı.Tom had difficulty finding a job.
Tom iş bulmakta zorlandı.Tom had a hard time finding a job.
Tom iş bulmakta sıkıntı yaşadı.Tom had a hard time finding a job.
Tom'un yerine koyacak birini bulmak zor olacak.It's going to be hard to find somebody to replace Tom.
Tom'u değiştirmek için birini bulmak zor olacak.It's going to be difficult to find somebody to replace Tom.
Bunu yapmak için zaman bulmak zor.It's hard to find the time to do that.
Bunu yapmak için zaman bulmak zor olacak.It'll be hard to find the time to do that.
Boston'da bir iş bulmak istiyorum.I'd like to find a job in Boston.
Bu şehirde üzerinde uyunabilecek bir bank bulmak zor.It's hard to find a bench that you can sleep on in this city.
Tom rahatlatıcı bir şeyler bulmak umuduyla radyoyu değiştirdi.Tom changed the station hoping to find something relaxing.
Leyla Müslüman bir koca bulmak için dua ediyordu.Layla was praying for a Muslim man.
Leyla Müslüman bir koca bulmak istiyordu.Layla wanted to find a Muslim husband.
Tom'un ofisini bulmak kolay olmadı.It wasn't easy to find Tom's office.
Tom iş bulmakta çok sıkıntı yaşıyor.Tom is having a lot of trouble finding a job.
Bazen iyi bir iş bulmak zordur.Sometimes it is difficult to find a good job.
Evini bulmak kolay.Her house is easy to find.
Çıkış yolunu bulmak için on dakikadan daha fazla zamana ihtiyacı vardı.He needed more than ten minutes to find the way out.
Onun evini bulmakta biraz zorlandım.I had some difficulty finding his house.
Yaşamak için iyi bir yer bulmak zor.It's hard to find a good place to live.
Bu kadar zamanın ardından Yanni'yi bulmak kolay olmayacak.Finding Yanni after all this time won't be easy.
Bunca zaman sonra Yanni'yi bulmak kolay olmayacak.Finding Yanni after all this time won't be easy.
Park edecek bir yer bulmak sıkıntı olabilir.Finding a place to park might be a problem.
ABD'de iş bulmak zordur.It's hard to find work in the US.
Biraz uyuyabileceğim sessiz bir yer bulmak istiyorum.I'd like to find somewhere quiet where I can get some sleep.
Kanepemize uyacak perdeler bulmakta zorlandım.I had trouble finding curtains to match our sofa.
Bohr ABD'de bir pozisyon bulmakta ona yardım etti.Bohr helped him find a position in the United States.
Daha sonra, onlar çeyrek bulmak, Onlar hala bazı şanslı karar bıraktı.Later, when they find a quarter, they decide that they still have some luck left.
Russell ayrıca Alys’in annesini de sevmiyordu ve onu kontrolcü ve zalim bulmaktaydı.Russell also disliked Alys's mother, finding her controlling and cruel.
Çocukluk döneminde gerçek annesini bulmak için Hirafuku'ya gitti.During his childhood, he went to Hirafuku to find his real mother.
Aynı zamanda tıbbi cihazlar için sürücüleri bulmak ve indirmek için kullanılabilir.It can also be used to find and download drivers for medical devices.
Bu yüzden, kadın oyuncu bulmak, uzun süre önemli bir mesele olarak kaldı.So, finding a female actress has remained an important issue for a long time.
Ondan sonra çok uğraştım sesimin kimliğini bulmak için."After that I tried so hard to find the identity of my voice."
Churchill, "Savaşı kazanacak bir General bulmak gerçekten olanaksız mı" demektedir.Churchill railed, "Is it really impossible to find a general who can win a battle?"
"Ben promosyon ile medya takıntısı bulmak ve demografik üzücü," Beatty dedi."I find the media's obsession with promotion and demographics upsetting," Beatty said.
Moshe Mabovitch 1903 yılında iş bulmak için New York'a gitmiştir.Moshe Mabovitch left to find work in New York City in 1903.
Arzuyu bulmak zorundaydık.We had to find lust.
Bu arada Martha, bir Hath ile kaynağı askerlerden önce bulmak için kendi yoluna gider.Meanwhile, Martha has been making her own way with one of the Hath to the Source.
Bazı Yahudi vatandaşlar daha iyi ekonomik fırsatlar bulmak için ülkeden ayrıldı.A number of Jews left the country in search of better economic opportunities.
Yıllarca insanlar ve hazine avcıları Quedagh Merchant gemisini bulmak için çaba sarfettiler.For years, people and treasure hunters have tried to locate Quedagh Merchant.
Sagawa daha sonra yazıları için yayımcı bulamadı ve iş bulmakta zorlandı.Sagawa can no longer find publishers for his writing and he has struggled to find employment.
Bazı web siteleri, müşteri için en uygun menüyü bulmak için sihirbazları kullanır.Some websites use wizards to find the best-suited menu for the customer.
Bina 1987'de açıldığında, Silverstein kiracı bulmakta güçlük çekti.When the building opened in 1987, Silverstein had difficulties attracting tenants.
Kendi "Büyük Belki"sini bulmak için Culver Creek yatılı okuluna gider.He transfers to the boarding school Culver Creek in search of his own "Great Perhaps".
James Lingk, Ricky Roma'yı bulmak için sinirli bir şekilde ofise girer.James Lingk enters the office, looking for Ricky Roma.
İnsanların motivasyon bulmak ve hedefler koymak için amaca ihtiyaçları vardır.People need purpose to find motivation and establish goals.
Lecter bunun üzerine kız kardeşinden geriye kalanları bulmak için Litvanya'ya gider.Lecter returns to Lithuania in search of his sister's remains.
Prodüksiyon ekibi Doktor için uygun bir oyuncu bulmakla görevlendirilmiştir.The production team was tasked with finding a suitable actor for the role of the Doctor.
Sorularına yanıt bulmak oldu.Questions had to be answered.
Ailesini bulmak için yola koyulur ve yol boyunca diğer birçok sağ kalan kişiyle karşılaşır.He sets out to find his family and encounters other survivors along the way.
Kolayca idare edilebilir bir adam olan Lingk Roma'yı son derece karizmatik bulmaktadır.Lingk is easily manipulated and finds Roma highly charismatic.
Takipçileri genellikle şifa bulmak için dua ederler.Their devotees usually pray for healing.
Altınları bulmak istemektedir.He is in search of gold.
İlk keşif, Cryptochrome (CRY) 'ların bu çalışmada rolünü bulmak olmuştur.The first discovery involved the role Cryptochrome (CRY) plays in entrainment.
Beden ve kanatlar arasındaki doğru orantıyı bulmak için kuşların anatomisini araştırdı.She examined the anatomy of birds to determine the right proportion between the wings and the body.
Bu arada Perikles kızını bulmak için Tarsus'a geri döner.Meanwhile, Pericles returns to Tarsus for his daughter.
O zamanlardan beri bir takıntım var: en iyi sanatçı ismini bulmak.Since then, I was haunted by an obsession: to find the ideal artistic name.
HUMARA Assay bir tümörün klonal kökenini bulmak için en sık kullanılan yöntemlerden biridir.HUMARA Assay is one of the most widely used methods to determine the clonal origin of a tumor.
Sonunda evlenme çağı geldiğinde ebeveynleri ona denk bir eş bulmakta zorlanmaya başladılar.So although they had gotten to the wedding day, they end up parting ways amicably.
Sentineller onları bulmak üzeredir.But Meesaikarar finds them.