Ana içeriğe geç
Sözlük

bulmak ile cümle

bulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sandıkta ne olduğunu bulmak zorundayız.We have to find out what's in the crate.
Bu soruna bir çözüm bulmak zorundayız.We need to find a solution to this problem.
İş bulmak kolay değildi.Finding work wasn't easy.
Bu ülkede iş bulmak zor.It's hard to find a job in this country.
Bu ülkede iş bulmak zordur.It's hard to get a job in this country.
Bir B planı bulmak zorundayız.We've got to come up with a plan B.
Tom bir iş bulmakta zorlanıyor.Tom is having trouble finding a job.
Bu günlerde iyi bir iş bulmak zor.It's hard to find a good job these days.
Leyla kalıcı sevgiyi bulmak istedi.Layla wanted to find lasting love.
Gerçek aşkı bulmak zordur.True love is hard to find.
Sami parayı bulmak için evin etrafında ava çıktı.Sami hunted around the house to find the money.
Bunu yapacak birini bulmak kolay olacak.It'll be easy to find someone to do that.
Bunu yapacak birini bulmak zor olacak.It'll be hard to find someone to do that.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak zor olacak.It'll be hard to find someone to do that for you.
Bunu senin için yapacak birilerini bulmak zor olacak.It'll be difficult to find somebody to do that for you.
Tom, bunu yapmasına yardım edecek birini bulmak zorunda olduğunu söylüyor.Tom says he has to find someone to help him do that.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak zor olmayacak.It won't be hard to find someone to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birilerini bulmak zor olmayacak.It won't be difficult to find somebody to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak kolay olmayacak.It won't be easy to find someone to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak kolay olacak.It'll be easy to find someone to do that for you.
Mary beni görmek istemiyor, fakat onunla konuşmak için bir bahane bulmak zorundayım.Mary doesn't want to see me, but I have to find an excuse for talking to her.
Bir çözüm bulmak zorundayız.We have to find a solution.
Evimi bulmak kolaydır.My house is easy to find.
Gerçeği bulmak için Sami'nin bunu yapması gerekiyordu.Sami needed to do this to find the truth.
Tom'u bulmak zor olmadı.Finding Tom wasn't hard.
Artık bir iş bulmak zor olacak.It'll be difficult to find a job now.
Bu, bulmak için kolay bir yer değildi.This wasn't an easy place to find.
Tom Mary'yi bulmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır.Tom is going to do everything he can to find Mary.
Boston'da yaşamak için bir yer bulmakta zorlandım.I had trouble finding a place to live in Boston.
Tom bir çözüm bulmak için çaresiz olduğunu söyledi.Tom said he was desperate to find a solution.
Tom'un bir iş bulmakta zorlanmamalı.Tom should have no difficulty finding a job.
Tom Mary'yi bulmak için elinden gelen her şeyi yapıyor.Tom is doing everything he can to find Mary.
Yaşamak için bir yer bulmakta zorlanıyorum.I'm having trouble finding a place to live.
Tom bir iş bulmakta zorlanmayacak.Tom will have no difficulty finding a job.
Yaşamak için bir yer bulmakta zorlandım.I had trouble finding a place to live.
Tom'un evini bulmakta zorlanmadımI had no trouble finding Tom's house.
Tom'un evini bulmakta zorluk çekiyordum.I had difficulty finding Tom's house.
Tom bir iş bulmakta zorlanmadı.Tom had no difficulty finding a job.
Tom, yarı zamanlı bir iş bulmak istedi.Tom wanted to get a part-time job.
Tom'un evini bulmakta sıkıntım oldu.I had trouble finding Tom's house.
Tom Mary'nin yerini bulmakta güçlük çekti.Tom had difficulty locating Mary.
Evini bulmakta zorluk yaşadım.I had trouble finding your house.
Tom Mary'yi bulmakta güçlük çekiyordu.Tom had difficulty finding Mary.
Yeni bir daire bulmak istiyorum.I want to find a new apartment.
Tom ve ben Mary'yi kendimiz bulmak zorunda kalacağız.Tom and I'll have to find Mary ourselves.
İş bulmakta zorluk yaşadım.I had a hard time finding work.
Tom'u durdurmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to stop Tom.
Park edecek bir yer bulmakta zorluk yaşadım.I had trouble finding a place to park.
Sami yeni bir ortak bulmak istedi.Sami wanted to find a new partner.
Sami yeni bir partner bulmak istiyordu.Sami wanted to find a new partner.
Sami bize bir araba bulmak zorunda.Sami has to find us a car.
Sami gerçek kuzeyini bulmak istedi.Sami wanted to find his true north.
Park alanını bulmak Tom'un çok zamanını aldı.It took Tom a lot of time to find a parking space.
Tom'un evini bulmakta herhangi bir sorun yaşamadım.I didn't have any trouble finding Tom's house.
Tom bir park yeri bulmak için sokaklarda on dakika araç sürdü.Tom drove the streets for ten minutes in search of a parking place.
Seni bulmak zor değildi.You weren't difficult to find.
Tom'a yardım etmenin bir yolunu bulmak zorundayım.I have to find a way to help Tom.
Sami, Leyla'yı bulmak istiyordu.Sami wanted to find Layla.
Aradığım şeyi bulmak biraz zamanımı aldı.It took me a while to find what I was looking for.
Tom'u bulmak zor olmayacak.Finding Tom won't be difficult.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod