Ana içeriğe geç
Sözlük

bulmak ile cümle

bulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Biletler pahalı ve yer bulmak zordu.Välineet olivat kalliita ja vaikeasti hankittavissa.
En üstün amaç bilgelik ve doğruyu bulmak, doğruya uygun yaşamaktır.Tiede on ensin puettava oikeaan asuun ja suunnattava oikeaan kohteeseen.
Sadece alkol almak ve zengin koca bulmakla ilgilenmektedir.Alkoholi on varattu lähinnä miehille ja rikkaille.
Japonya dışında gerçek vasabi bitkisini bulmak zordur.Sitä näkee koristekasvina myös Japanin ulkopuolella.
Kuantum Bilmecesi: Saklı Anahtarı Bulmak.Kryptestesia eli piilossa olevan esineen havaitseminen.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Sanojen löytämisen ongelmaa.
Arzuyu bulmak zorundaydık.Kuvittanut Unto Kaipainen.
Bu projelerin sayısı günümüzde 14'ü bulmaktadır.Vuodessa ilmestyy nykyisin 14 numeroa.
Neredeyse her atış hedefi bulmaktaydı.Kaikki tuliaseet olivat suoraan eteenpäin ampuvia.
Buffy ise hayvan kanı bulmak için uğraşmaktadır.Fry pyrkii saamaan lemmikkinsä takaisin eloon.
Mayıs ayındaki dolunay kadar güzel bu kızları bulmak için araştirip durdular.Lepakoiden on havaittu imettävän poikasiaan elokuun alusta toukokuun lopulle.
Bunların yaşları da dört bin yılı bulmaktadır.Ne ovat 4000 miljoonaa vuotta vanhoja.
Bunun nedenini Avusturya elçisinin tutumunda bulmaktaydı.Itävalta kutsui toimenpiteen vuoksi suurlähettiläänsä kotiin Washingtonista.
Beşiktaş’ta yer bulmak çok zor.Lajin pesä on hankala löytää.
Ödül her 30 Nisan'da şairin doğduğu kent olan Alatskivi'de sahibini bulmaktadır.Se annetaan voittajalle joka vuosi Alatskivessä 30. huhtikuuta. artikkelista.
Bu genç yaşta böylesine doğal yetenekli birini bulmak çok nadirdir." cümleleriyle yorumladı.Vain harvoin voi kuulla näin nuorta, jolla on näin kaunis ääni."
Genelde kötü olaylar hep onu bulmaktadır.Yleensä sen löytää siis sattumalta.
Austin onu tekrar bulmak istemektedir.Finn kuitenkin jättää hänet toistamiseen.
Yiyecekleri dokunarak bulmak için.Näitä se käyttää ruuan tunnistamiseen koskettamalla.
Atmosfer basıncı 10GPa'yı bulmaktadır.Tällä alueella paine on noin 10 GPa.
Amaç Gerçeğin Sandığı'nı bulmaktır.Heb kyseenalaistaa totuuden käsitteen.
Tek amacı, ne pahasına olursa olsun Kira'yı bulmak.Hallitus katsoi ainoaksi vaihtoehdoksi solmia rauha hinnalla millä hyvänsä.
Nüfusu tahminen 15 milyonu bulmaktadır.Berbereitä on arviolta 15 miljoonaa.
Bu günlerde iş bulmak zordur.Nykyisin on vaikeaa löytää töitä.
Bu şövalyenin daha iyi ilaçlar arayıp bulmak için ayrıldığını haber verirler.Του είπανε ότι ο ιππότης έχει φύγει ξανά για να βρει ένα καλύτερο φάρμακο.
Soruna çözüm bulmak amacıyla 1409 yılında Piza konsili toplanır.1409 - Συνέρχεται το Συμβούλιο της Πίζας.
Indianapolis olan bir şehir bulmak zorundasın.Υπάρχει μια μικρή ινδουιστική κοινότητα στην Αθήνα.
Japonya dışında gerçek vasabi bitkisini bulmak zordur.Ωστόσο, εκτός Ιαπωνίας έχει καθιερωθεί να χαρακτηρίζονται ως anime μόνο τα ιαπωνικά κινούμενα σχέδια.
Dedektif birçok sorunun cevabını bulmak zorundadır.Υπάρχουν πολλοί τρόποι για τον εντοπισμό της απάντησης του πλήθους.
AVN Ödülleri yaklaşık 100 kadar kategoride sahibini bulmaktadır.Η λίστα με τους χρηματοδότες αποτελείται περίπου από 100 άτομα.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Οι σύγχρονοι μελετητές θεωρούν αυτούς τους αριθμούς εξαιρετικά διογκωμένους.
Toplam personel sayısı ise 3.000'i bulmaktadır.Ο συνολικός αριθμός στρατιωτών που είχε στη διάθεσή του ανερχόταν σε 3.000.
Bunlara benzer atasözlerini bütün dillerde bulmak mümkündür.Το ενδιαφέρον είναι ότι η εικόνα μπορεί να αποδοθεί σε όλες τις γλώσσες με τον ίδιο τρόπο.
Primler de göz önüne alınırsa, toplam transfer ücreti 20 milyon euroyu bulmaktaydı.Το συνολικό κόστος της ανακαίνισης ανήλθε στα €20 εκατομμύρια.
Asıl amaç bu topraklarda altın bulmaktı.Κύρια αιτία της αντιδικίας ήταν η ύπαρξη χρυσωρυχείων στην επίμαχη περιοχή.
Bazıları evine dönmüş, bazıları farklı sebeplerle (aşkını bulmak gibi) ayrılmıştır.Μερικοί έμειναν για πάντα εκεί βρίσκοντας καταφύγιο σε διάφορες οικογένειες, άλλοι πέθαναν.
Her pozisyon için doğru kişiyi bulmak zorundayız.Θα πρέπει να επιλέξουμε το κατάλληλο πρόσωπο για κάθε θέση.
Churchill, "Savaşı kazanacak bir General bulmak gerçekten olanaksız mı" demektedir.Churchill rasede: "Er det virkelig umuligt at finde en general, som kan vinde et slag?"
Günümüzde tarihçilerin çoğu Herodot'u daha güvenilir bulmaktadır.I dag fæster de fleste historikere mest lid til Herodot.
XPath bir XML dokümanındaki bilgiyi bulmak için kullanılan bir dildir.XPath er et sprog til at finde information i et XML dokument.
Sorularına yanıt bulmak oldu.Vi ønsker svar.
Altınları bulmak istemektedir.Jeg går efter guldet.
Türevler bir fonksiyonun maksimum ve minimumlarını bulmakta da kullanılırlar.Målinger gøres også for at finde maksimale og minimale værdier.
Sanji'nin amacı, bütün deniz canlılarının bulunduğu yer olan "All Blue" denen büyük denizi bulmaktır.Sanjis drøm er at finde All Blue, et sted i verden, hvor fisk fra alle fire verdenshave er at finde.
O da katilini bulmak için şehre gider.Hun beslutter sig også for at finde gerningsmanden.
Taşın sırrını bulmak onun işidir.Han har til opgave at afsløre Kira.
Bilici ona ne kadar engel olmaya çalışsa da kral bunu bulmak konusunda ısrar eder.Til sidst spurgte de ham, hvor meget kongen var værd.
Doğru olanı bulmak için aslında başka bir şeye ihtiyaç yoktur.Den nøjagtige værdi behøver ikke at blive fundet.
Herhangi bir zamanda da bulmak mümkündür.Den kan også bruges om et sted i tid.
Tek amacı eşini bulmaktır.Eneste vidne er hans kone.
Aracın taretinin dar olmasından ötürü aracı kullanacak mürettebattı bulmakta çok zordu.Dette er fordelagtigt, hvis besætningen skal forlade kampvognen.
Ne var ki, bela hep onları bulmaktadır.Santa – Han er altid i vejen for de andre.
Mahallenin Üniversite düzeyindeki eğitim oranı %80'leri bulmaktadır.På asylskolen er der på ét år 80% udskiftning i en klasse.
Türkiye'nin birçok yerinde Hüngâmekli fırıncı bulmak mümkündür.I Asien er det mange steder muligt at leje specielle karaokerum.
Churchill, "Savaşı kazanacak bir General bulmak gerçekten olanaksız mı" demektedir.Churchill raste: «Er det virkelig umulig å finne en general som kan vinne et slag?»
Şehrin gerçek yerini haritada bulmak zordur.Det er med andre ord svært vanskelig å plassere byen på kartet.
Koğuş o kadar kalabalıktı ki, burada paşaya bir yer bulmak mümkün olmadı.Denne veien var så smal at det ikke en gang var plass til stabesteiner.
En üstün amaç bilgelik ve doğruyu bulmak, doğruya uygun yaşamaktır.Kom, lær oss å leve klokt og rett!
Şarkı söylemek istemesinin nedenlerinden biri de Eichi’yi bulmak istemesiydi.Noen av grunnene til at Mitsuki vil bli sanger, er for å finne Eiichi.
Asıl amaç bu topraklarda altın bulmaktı.Hovedformålet med denne turen var å finne gull.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod