Ana içeriğe geç
Sözlük

bulmak ile cümle

bulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama çocuklar her yerde kahraman bulmak eğiliminde.З цього моменту героїв на кожному кроці підстерігають пригоди.
O ve Curtis, yaşanabilir bir gezegen bulmak amacıyla geçitten geçerler.Грейсон та Іші єдині виживають і вирушають на пошуки способу покинути планету.
Köyleri ile birlikte nüfusu 10 000'i bulmaktadır.Селище розраховане на 10 тисяч мешканців.
Arzuyu bulmak zorundaydık.Всупереч бажанню Є.
Jack, Doktor'u bulmak için uğraştığını söyler.Він спитав Джека, чи справді він набирає команду.
Türevler bir fonksiyonun maksimum ve minimumlarını bulmakta da kullanılırlar.За допомогою табулювання можна знайти мінімум чи максимум функції.
AVN Ödülleri yaklaşık 100 kadar kategoride sahibini bulmaktadır.У кожному богослужінні бере участь приблизно 100 осіб..
Indianapolis olan bir şehir bulmak zorundasın.Ти начебто повинен знайти місто, яке могло б стати Індіанаполісом.
Goldeen’i bulmak için su içlerine bakmak gerekir.Займався пошуками Ельдорадо.
Toplam personel sayısı ise 3.000'i bulmaktadır.Загальна кількість службовців — понад 3000 чоловік.
Savaş döneminde sabun bulmak çok zordur.Війна застала Семена Сапуна в Сумах.
O da katilini bulmak için şehre gider.Так що йому потрібно поспішити, щоб самому знайти справжнього вбивцю.
Bu beldenin nüfusu 6000'i bulmaktadır.Населення міста складає 6 000 осіб.
Tıraş bıçaklarını bulmak zor olabilir ama halen satılmaktadır.У безлічі замаяних облич Шукати будеш, але вже даремно.
Bu istek yankı bulmakta gecikmez.Але цей задум не знайшов широкого відгуку.
Taksi bulmakta zorlandım.Мені було важко знайти таксі.
Tom'u bulmak zor değil.Тома не важко знайти.
Büyük sarı muzumu bulmak istiyorum.Я хочу знайти свій великий жовтий банан.
Carl Vaernet, eşcinsel mahkûmlarda eşcinselliğe Çare bulmak için deneylerde bulunmuş olmakla bilinir.Carl Vaernet je známý prováděním pokusů na vězních homosexuálech ve snaze vyléčit homosexualitu.
Beden ve kanatlar arasındaki doğru orantıyı bulmak için kuşların anatomisini araştırdı.Studovala anatomii ptáků, aby dokázala odhadnout správné proporce křídel a těla.
Ailesini bulmak için yola koyulur ve yol boyunca diğer birçok sağ kalan kişiyle karşılaşır.Snaží se nalézt svou rodinu a cestou naráží na další přeživší.
Ordudan ayrıldıktan sonra iş bulmakta zorlanır.S obtížemi po propuštění z armády hledal zaměstnání.
Nüfusu tahminen 15 milyonu bulmaktadır.Jejich populace je odhadována na 15 milionů.
Dedektif birçok sorunun cevabını bulmak zorundadır.Při výzkumech se vědci setkávají s mnoha problémy.
Arzuyu bulmak zorundaydık.Splnění přání.
Et yemeyi veya kurban etmeyi dînî hukuka aykırı bulmaktadırlar.Ti pak ale tamní obyvatelstvo buď zotročili nebo pozabíjeli.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Současní historici považují i tento údaj za příliš časný.
Bundan dolayı FIBA yeni bir isim bulmak zorunda kaldı: SuproLeague.Díky tomu získal nové jméno Cakobau (Dobyvatel Bau).
Kuantum Bilmecesi: Saklı Anahtarı Bulmak.Kleidomantie — věštění pomocí zavěšeného klíče.
Toplam personel sayısı ise 3.000'i bulmaktadır.Jejich celkové množství se odhaduje na 300 000 jedinců.
Daha sonra Euron tarafından Daenerys Targaryen'ı bulmak için gönderilmiştir.Podrobnější informace naleznete v článku Daenerys Targaryen.
İki taşın toplam satır sayısı 62'yi bulmaktadır.Celkový počet dvousouhláskových kombinací ve finální pozici je 62.
Ama bu kelimeyi bulmak bir haftamı aldı."Po tři dny jsem ten hlas slyšela."
Doğru olanı bulmak için aslında başka bir şeye ihtiyaç yoktur.A nebyla by v tom pravdivá touha dělat dobrý věci.
"Aradığınızı bulmak konusunda çok dikkatli olun.""Řekněte lidem, co chtějí slyšet.
Genç yaşına rağmen kadroda kendisine yer bulmaktadır.Ovšem ve stáří si opět nachází své místo.
Yirmi tam techizatlı hoplitin toplam ağırlığı 2 tonu bulmaktadır.Celková hmotnost radioelektronického komplexu je 20t.
Bunlar tek bir atla yetinmek ve kendi acemilerini bulmak zorundaydılar.Podle jiného podání jej uvláčeli vlastní koně.
Kolayca bulmak ve kopyaları birleştirme.Snadné hledání a slučování duplikátů.
Bazen bir tavernada dans müziği olarak, bazen de Türk Sanat Müziği repertuvarlarında bulmak mümkündür.Někdy, například v České republice, můžeme také v hudebninách nalézt napodobeniny kastanět z umělé hmoty.
O ve Curtis, yaşanabilir bir gezegen bulmak amacıyla geçitten geçerler.Liet a Stilgar zůstanou na Qelsu, kde pomáhají přípravou planety na pouštní život.
Buna rağmen bu kaynaklarda da faydalı bilgiler bulmak mümkündür.Zároveň ale mohou být cenným zdrojem poznání.
Bu nedenle tam anlamıyla film yapacak büyük miktarda para bulmak mümkün değildi.Pro tvůrce nebylo snadné sehnat dostatek financí pro natáčení.
Bazıları evine dönmüş, bazıları farklı sebeplerle (aşkını bulmak gibi) ayrılmıştır.Domů se vrátili všichni, někteří s trvalými následky po zraněních.
Bazı zamanlar akıntının hızı 5 deniz milini bulmaktaydı.Při cestovní rychlosti 5 uzlů měla akční rádius 105 námořních mil.
Fakat, programın maliyeti 600 milyar doları bulmaktaydı.Náklady činily 600 milionů dolarů.
Moshe Mabovitch 1903 yılında iş bulmak için New York'a gitmiştir.În 1903, Moshe Mabovici a plecat să își caute de lucru la New York.
Bilgisayar sistemlerinde hata bulmak ve düzeltmek bazen moda, bazen demode gözükür.Detectarea și corecția erorilor în sistemele computerizate par să plece și să revină la modă.
Sadece Moskova Muharebesi'nin kayıpları bir milyonu bulmaktaydı.Doar în bătălia de la Moscova sovieticii pierduseră aproximativ un milion de oameni.
Uslan en başta stüdyo bulmakta zorlandı.Acest plan trebuia inițial să fie vis-a-vis de studio.
Başka uydular bulmak için aramalar yapıld.Pentru alte sensuri, vedeți Urmă.
Toplam personel sayısı ise 3.000'i bulmaktadır.Numǎrul total se cifrează la 3.000 persoane.
Yeni çalışmalar bu bakış açısını şüpheli bulmaktadır.Studii recente pun serios la îndoială acest fapt.
Buradaki örnekler basit yöntemlerle bileşke kuvveti bulmakla ilgili ufak bilgiler içerir.Documentele atestă doar câteva încercări de contact direct.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Istoricii moderni consideră aceste cifre ca fiind exagerate.
Bu istek yankı bulmakta gecikmez.Această hotărâre nu a întârziat să dea roade.
O'nu bulmak için gizlice Tusken'lerin kampına girer ve annesini ölmek üzere ve perişan bir halde bulur.Aceasta află că podul din Tulsa se va surpa și bunica ei va fi prinsă în ambuteiaj.
Bu dönemde verdiği bir röportajda, kenara çekileceğini ve yeni sanatçılar bulmakla uğraşacağını söylemişti.Simțise în acel moment că aceasta era o cale potrivită pentru a comunica cu artiștii.
Amaç Gerçeğin Sandığı'nı bulmaktır.De pildă, căutând adevărul.
Bu yaklaşım hemen hemen bütün olası ölçüm kombinasyonlarını en uygun olanı bulmak için değerlendirir.Această simetrie înjumătățește numărul de soluții posibile.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bulmak ile cümle - Sayfa 31 - bulmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App