Ayrıca Heliportlar gümrük'lerde de yer bulmaktadırlar.Kosy szukają pożywienia również wśród śmieci.
Sadece Moskova Muharebesi'nin kayıpları bir milyonu bulmaktaydı.Milicja oceniła, że naganiacze z Polski zarobili co najmniej milion dolarów.
Su bulmak için bir muşamba içinde yağmur suyu topladı.Dla odprowadzania wody deszczowej zbudowano rzygacze.
Bunlar tek bir atla yetinmek ve kendi acemilerini bulmak zorundaydılar.Otrzymywali również wyższy żołd i byli zobowiązani do samodzielnego utrzymania konia.
Taşınıp kendi için bir yer bulmak istiyor.Ona chce się wyprowadzić i znaleźć swoje własne miejsce.
Beden ve kanatlar arasındaki doğru orantıyı bulmak için kuşların anatomisini araştırdı.Hon studerade fåglars anatomi för att kunna bestämma de rätta proportionerna mellan vingar och kropp.
Önü kesilen aşıklar, artık başka bir yol bulmak durumundadır.De arter som saknar bandet flyttades till andra släkten (se nedan).
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Svårigheter I att uttrycka sig.
Leporello ise yeni bir patron bulmak için bir hana gider.Leporello tänker söka sig en bättre herre att tjäna.
Robin ona "aradığı kızı" bulmak için yardım edeceğini söyler.Robin säger att hon ska hjälpa Ted att hitta "den rätta".
Annesini sürekli sıkıcı bulmaktadır.Hon har jämt ett vakande öga från sin mamma.
Miceala Jose'yi arayıp bulmak için bir kılavuz tutmuştur ve onu bulmuşlardır.Micaela kommer dit med en guide, för att hitta José.
Bu sefer, kaynağı bulmak için kararlıydı.Den här gången är han övertygad om att han hittat sin chans.
Ne var ki, bela hep onları bulmaktadır.Födan hittar de alltid utanför bon.
Bu nedenle tam anlamıyla film yapacak büyük miktarda para bulmak mümkün değildi.Det var mycket svårt att få fram pengar för att göra film.
Takipçileri genellikle şifa bulmak için dua ederler.Vanligtvis ber de troende rosenkransbönen.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.När de är där så letar de efter hans pappa.
Jack, Doktor'u bulmak için uğraştığını söyler.Larry övertalar Doc att låtsas vara hans läkare.
Ayrıca Heliportlar gümrük'lerde de yer bulmaktadırlar.Även där är det köer vid tullstationerna.
Şehrin gerçek yerini haritada bulmak zordur.Den verkliga positionen visas på kartan.
Barney bu kasedi bulmak için çabalar ve bulur.Under tiden rymmer Barney och gör allt för att få reda på resultatet.
Ondan sonra çok uğraştım sesimin kimliğini bulmak için."Han hjälpte mig att hitta min röst."
Kolayca bulmak ve kopyaları birleştirme.Läs, jämför, innan du köper.
Bir dizinin limitini bulmak her zaman kolay değildir.Mötenas tidslängd är inte alltid lätt att fastställa.
Sağlığı yüzünden iş bulmak konusunda problem yaşadı.Livet igenom hade Löfvenskiöld problem med sin hälsa.
Kriptanaliz, bilinmeyen anahtarları bulmak için kullanılır.Accenttecken används för att skilja öppna från slutna vokaler.
Triton'un yörüngesini bulmak son derece tuhaf olurdu.Den bana som Triton infångades i skulle ha varit mycket excentrisk.
Bunlardan en basiti kuzey yarım kürede kutup yıldızının açısal yüksekliğini bulmaktır.Enklast är att mäta höjden för polstjärnan.
Bunun sonucunda Frigya başlığı, birçok Latin Amerika ülkesinin armasında yer bulmaktadır.Dess största uppgift är att träna militären i den latinamerikanska delen av Sydamerika.
Jason'ın Altın Post'u bulmak için Colchis'e gidişini konu alan bir mitte yer alırlar.Jason befinner sig i Kolchis för att leta rätt på det gyllene skinnet.
Toplam yatırımlarının değeri 6 milyon doları bulmaktadır.Hans personliga förmögenhet uppskattas till 6 miljarder pund.
Gazete kupürlerinde ise ölü sayısının yetmişin biraz üzerinde olduğu yönünde haberler bulmak mümkündür.Dessutom finns det tidningsuppgifter på att flera barn skall ha blivit dödade.
Ana madde: Eratosten kalburu Eratosthenes asal sayıları bulmak için basit bir algoritma geliştirmiştir.Eratosthenes såll är en enkel algoritm som uppfanns av greken Eratosthenes och används för att hitta primtal.
Indianapolis olan bir şehir bulmak zorundasın.En indisk delegation besöker Aurelianus.
Merrick 13 yaşında okulu bıraktı ve iş bulmakta zorlandı.Rika var då 12 år gammal och fick hoppa av skolan för att kunna jobba.
Locke su bulmak amacıyla ormana dalar.Han fortsätter att titta på Lopez under vattnet.
Sonuçta zaten çizim amacı yukarıda bahsedilenleri bulmak.De som står på den övre listan får prata före de på den undre.
Yaz döneminde ise nüfus 20.000'i bulmaktadır.Under sommaren kan tjugo personer bo på stationen.
Başka uydular bulmak için aramalar yapıld.Helkroppsundersökning för att hitta andra skador.
Sınav sonuçlarının açıklanma süresi her yıl değişmekte ancak yaklaşık olarak 1 ayı bulmaktadır.Beroende på hur man kommer i kontakt med det så kan det ta upp till cirka en månad innan man dör.
Altınları bulmak istemektedir.Вони у пошуках золота.
Tek amacı, ne pahasına olursa olsun Kira'yı bulmak.Рі вирішує розшукати його за будь-яку ціну.
Kendi "Büyük Belki"sini bulmak için Culver Creek yatılı okuluna gider.Майлз вирушає до школи-інтернату Калвер Крік, щоб знайти своє власне «Велике Мабуть».
Popüler olan her şeyi bulmak mümkün bu ortamda.Напевно, саме тому він такий популярний у всьому світі.
Sabah kasaba üyeleri kimin kötü bir role sahip olduğunu bulmak için konuşabilirler.Наступного ранку іноземці, які знаходяться в місті, обговорюють, що їм робити далі.
Bu haberle birlikte Utku, Ali’yi bulmak için harekete geçer.Він хоче використати цей зв'язок щоб знайти Еммі.
Bundan dolayı FIBA yeni bir isim bulmak zorunda kaldı: SuproLeague.Тоді ж площа отримала нову назву — Сергіївська.
Grup saklanacak yer bulmak için koşmaya başlar.Вони починають шукати де можна сховатися.
Taşın sırrını bulmak onun işidir.Він хоче довідатись таємницю свого життя.
Neredeyse her atış hedefi bulmaktaydı.На кожну мішень дається кілька стріл.
İkisinin de beklentileri sevebilecekleri birini bulmaktır.Обоє усвідомлюють, яке щастя могло б чекати на них.
Re-Atum onları bulmak için gözünü gönderdi.Змій посилає його на пошуки вдруге.
Her iki mizacı da Klingsor’da bulmak mümkündür.Наприклад з'явилась можливість грати вдвох на рівні Clinger Winger.
Iş bulmak için Çin’in kuzeyine seyahat eden bir öğrenci kız hakkında hikâye.«Сліпа Гора» — історія китайської дівчини, яка їде на північ країни у пошуках роботи.
Tek amacı eşini bulmaktır.Чоловік намагається знайти свою дружину.
Öyle ki askerler kendi çabalarıyla yiyecek bulmak durumunda kalmaktaydılar, hatta kendi atlarını yediler.Поїли всі припаси і навіть своїх коней.
Oyunun amacı, uyanışa neden olanı ve boş doğum sorununun nasıl çözüleceğini bulmaktır.Мета гри полягає в тому, щоб з'ясувати, що є причиною його пробудження і як вирішити проблему пустонароджених.
Maddeyi altına çevirmek ve ölümsüzlüğü bulmak.Був переведений у дубль і Анатолій Безсмертний.
Bir dizinin limitini bulmak her zaman kolay değildir.Визначити довжину річки не завжди легко.
Kuantum Bilmecesi: Saklı Anahtarı Bulmak.Митна безпека: визначення основних показників / І.