Ana içeriğe geç
Sözlük

bulmak ile cümle

bulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı web siteleri, müşteri için en uygun menüyü bulmak için sihirbazları kullanır.Alguns sites usam assistentes para encontrar o menu mais apropriado para o cliente.
Razia Prens'e bazı özel güçler verir ve Malik'teki mühürün diğer yarısını bulmak üzere onu ikna eder.Razia dá ao Prince poderes especiais e o manda procurar por Malik, e a outra parte do selo.
Deep-Ando, sığınak bulmak için diğerlerinden ayrılır.Deep-Ando é separado dos outros enquanto eles se abrigam.
Kasım ayında kral Wallis'le evlenip tahtta kalmanın bir yolunu bulmak için Başbakan Stanley Baldwin'e danıştı.Eduardo consultou o primeiro-ministro Stanley Baldwin em novembro sobre um modo de casar e manter o trono.
2010 itibarıyla yazıcıları ve dosya paylaşım sunucuları bulmak için kullanılır.Desde 2010 ele é usado para encontrar impressoras e servidores de arquivos.
Mike, Josh'ı bulmak için hızlıca yukarıya çıkarken Heather onu takip eder.Mike vai para o andar superior enquanto Heather tenta seguí-lo.
Şehrin gerçek yerini haritada bulmak zordur.A localização atual desta antiga cidade está indicada no mapa.
Annesini sürekli sıkıcı bulmaktadır.Ele é sempre mimado pela mãe.
İşe alınan bir diğer stajyer ise, Meg'e âşık olan Neil Goldman'dır ancak Meg onu iğrenç bulmaktadır.O outro estagiário é Neil Goldman, que é apaixonado por Meg, embora ela seja fria com ele.
Hayattakı diğer bir amacı ise annesini bulmaktır.A única coisa que quer da vida é encontrar sua filha.
Sentineller onları bulmak üzeredir.Os Schichiriron os descobrem.
Arzuyu bulmak zorundaydık.Manifestou um desejo.
Amaç, muhafızlardan birine bir soru sorarak hangi kapının kaleye açıldığını bulmaktır.O enigma é descobrir qual porta leva ao castelo, perguntando a um dos guardas uma pergunta.
Türkiye'de birkaç deve kuşu yetiştiricisi bulmak da mümkündür.Em Campia pode-se encontrar algumas unidades de criação de aves.
Kuantum Bilmecesi: Saklı Anahtarı Bulmak.Córregos ocultos: redescobrindo a cidade.
İkisinin de beklentileri sevebilecekleri birini bulmaktır.Só os dois podem decidir o que prevalece.
Bu olay Kutsal Aile' nin Mısır'dan dönüş olayından sonra vuku bulmaktadır.A família desaparece após a conquista sassânida do Egito.
Elisa, onu bulmak için aramaya başlar ve bulduğu izleri takip ederek onu sinema salonunda bulur.Procura a mãe para comunicá-la e a encontra no salão de cabeleireiro.
Ayrıca Heliportlar gümrük'lerde de yer bulmaktadırlar.Restam ainda vestígios no lugar de Palhais.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Os pais têm dificuldades em explicar a situação.
Alec onun peşine düşer Magnus'ı bulmak için.Enquanto isso, Alec está à procura de Aline, mas acaba por encontrar Magnus.
Goldeen’i bulmak için su içlerine bakmak gerekir.Toda a linhagem é dedicada a encontrar Golconda.
O da katilini bulmak için şehre gider.Ele está tentando encontrar seu assassino.
Editör sayısı 25'i bulmakta, ayrıca diğer bölümlerde 35 kadrolu çalışan görev yapmaktadır.O cargo já foi ocupado por 50 pessoas diferentes, em 53 mandatos sucessivos.
Soruna çözüm bulmak amacıyla 1409 yılında Piza konsili toplanır.Em 1409, todavia, participou de uma tentativa de reconciliar as facçoes durante o Concílio de Pisa.
Tek gayesi prenseslerini bulmaktır.A princesa dança com os seus pretendentes.
İş bulmak, para kazanmak, karınlarını doyurmak için dolanırlar.Ali enganava-os prometendo trabalho e comida.
Şehirde her bütçeye uygun otel bulmak mümkündür.O objetivo é a construção de um hotel em cada província.
50 yıldır sorduğu sorunun cevabını artık bulmak zorundadır.50 anos mais tarde, sua história poderia continuar.
Beşiktaş’ta yer bulmak çok zor.Miopia: Dificuldade para enxergar longe.
Sorularına yanıt bulmak oldu.Pelo menos obteve uma resposta.
Her sayıda bir dosyanın tartışıldığı dergide teorik yazılar ve tartışmalar yer bulmaktadır.Em Portugal toda a gente tem uma teoria acerca dos casos e polémicas que enchem os jornais.
Locke su bulmak amacıyla ormana dalar.Locke entra na selva para buscar um pouco.
Neredeyse her atış hedefi bulmaktaydı.Puderam disparar duas vezes para cada alvo.
Fakat Harry Potter'ı öldürememesinin nedenini bulmak istemektedir.Nota: Não confundir com Harry Potter.
Austin onu tekrar bulmak istemektedir.Lá, Oz encontra-o novamente.
Sadece bir taksi bulmak istiyorum.Apenas quero encontrar um táxi.
Churchill, "Savaşı kazanacak bir General bulmak gerçekten olanaksız mı" demektedir.Churchill raasde: "Is het echt onmogelijk een generaal te vinden die een veldslag kan winnen?"
Bina 1987'de açıldığında, Silverstein kiracı bulmakta güçlük çekti.Toen het gebouw geopend werd in 1987 had Silverstein moeite met het vinden van huurders.
Bohr ABD'de bir pozisyon bulmakta ona yardım etti.Bohr hielp hem bij het zoeken van een universitaire positie in de Verenigde Staten.
Hayattakı diğer bir amacı ise annesini bulmaktır.Met maar een doel, hun moeder te redden...
Bu devirde birçok aydın bu ikilemi çok çekici bulmakta idi.Zij hebben voor een groot gedeelte verschillende wegen bewandeld.
Sonrasında ise artık emekli olmuş Edgar Ross'u bulmak amacıyla Blackwater'a gider.Hij loopt weg en besluit op zoek te gaan naar de inmiddels gepensioneerde Edgar Ross.
Türevler bir fonksiyonun maksimum ve minimumlarını bulmakta da kullanılırlar.Afgeleiden worden vaak gebruikt om de maxima en minima van een functie te vinden.
Bundan dolayı FIBA yeni bir isim bulmak zorunda kaldı: SuproLeague.Daarom kreeg de app een nieuwe naam: Snapchat.
Grand Line'da yön bulmak çok zor olarak nitelenir.Door deze wezens is het erg lastig om de Grand line te bereiken.
"Ben promosyon ile medya takıntısı bulmak ve demografik üzücü," Beatty dedi.“Maar we zijn een liefdevol en ondersteunend gezin” reageert Beverly.
Bu olay Kutsal Aile' nin Mısır'dan dönüş olayından sonra vuku bulmaktadır.Een gebeurtenis die volgens de legende plaatsgevonden heeft na de vlucht van de Heilige Familie naar Egypte.
Julian Glover, Walter Donovan rolüyle: Kutsal Kase'yi bulmak için Jonesları kullanan Amerikalı iş adamı.Walter Donovan (Julian Glover) is een Amerikaanse zakenman, die vader Jones inhuurde om de Graal te zoeken.
Bu defa yeni yasalar bulmak gerekir.Bij die gelegenheid mag hij nieuwe wetgeving voorstellen.
En yüksek tepeler 270 metreyi bulmaktadır ve bu yükseklik topçu savunmasına olanak vermektedir.De belangrijkste heuvels zijn 250 - 300 meter hoog en bieden gelegenheid tot verdediging door artillerie.
Başka uydular bulmak için aramalar yapıld.Voor hem het signaal om andere oorden op te zoeken.
Doğru olanı bulmak için aslında başka bir şeye ihtiyaç yoktur.Iets niet helemaal voor waarheid aannemen.
Arzuyu bulmak zorundaydık.Dat wekte zijn verlangen.
Türleri birbirinden ayırmak için taksonomik karakterlerini bulmak gerekir.De taxonmybrowser onderscheidt één soort.
Et yemeyi veya kurban etmeyi dînî hukuka aykırı bulmaktadırlar.Voedsel kan halal (toegestaan) of haram (niet toegestaan) zijn.
Kore Savaşı'ndan sonra iş bulmak amacıyla Busan'a yerleşti.Na de Koreaanse Oorlog werd de locatie in Busan betrokken.
Sorularına yanıt bulmak oldu.Hiervoor moet je vragen beantwoorden.
Sağlığı yüzünden iş bulmak konusunda problem yaşadı.Haar man kreeg problemen met zijn gezondheid.
Fakat Kıptiler (Mısır), Maruniler (Lübnan) ve Süryaniler (Irak) Arap tanımını çelişkili bulmaktadır.De achterwanden en zijwanden hebben nissen die zijn versierd met typisch Arabische muqarnas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod