Ana içeriğe geç
Sözlük

bulmak ile cümle

bulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçeği öğrendiğinde ise adaya onu bulmak için geri gider.Après les avoir éliminés, il apprend la vérité et décide de retourner sur son île.
Sonra Desmond’u başka ipuçları bulmak için tekrar Animusa sokarlar.En attendant, Desmond décide de retourner dans l'Animus afin de rechercher d'autres indices.
Sorularına yanıt bulmak oldu.On a donc répondu à l'une des questions !
Ancak dünyanın en zengin adamı olduğu söylenen Mr. Arkadin'i bulmak o kadar kolay değildir.On disait de Philippe Égalité qu'il était l'homme le plus riche du monde.
Genç kuşak, iş bulmak amacıyla Merkez ilçeye göç etmektedir.Les plus humbles émigrent pour trouver du travail.
Mahallede içmek için su bulmak çok zordur.Jadis il était difficile de trouver de l’eau de boisson dans le village.
Goldeen’i bulmak için su içlerine bakmak gerekir.Pour les articles homonymes, voir Goldammer.
Ancak bunlarda, günümüzde ayrıntılı biyografi anlayışı bulmak mümkün değildir.Les éléments manquent pour établir pour l'instant une biographie plus complète.
Ölen Ülke'yi bulmak için Anita, Rick ve Jason gizlice yollara düşüyor.Anita, Rick et Jason sont partis secrètement à la recherche du Village qui meurt.
Annesini sürekli sıkıcı bulmaktadır.Elle était constamment dorlotée par sa mère.
Bu beldenin nüfusu 6000'i bulmaktadır.La population de cette ville s'élève à 6 000 habitants.
Herhangi bir zamanda da bulmak mümkündür.Il peut être répété à n'importe quel moment.
Roy Batty rolü için oyunu bulmakta hiç zorluk yaşanmadı.Rutger Hauer est engagé sans difficulté pour le rôle de Roy Batty.
Savaş döneminde sabun bulmak çok zordur.C'est une satire du phénomène de travestissement durant la guerre.
Toplantının ana nedeni “Avrupa’daki Yahudi problemine” çözüm bulmak için tartışmaktı.Le sujet à l'ordre du jour est la « Solution finale de la question juive européenne ».
Braun'un saatlerini piyasada bulmak gitgide daha zorlaşmaktadır.Par la suite, Desco prend davantage position dans la commercialisation des montres.
Tek amacı eşini bulmaktır.Son premier objectif est de lui trouver une femme.
Yüzbaşı Willard ise, Kurtz'u bulmak ve yoketmekle görevlendirilmiştir.L'agent Lockwood est chargé de le retrouver.
Neredeyse her atış hedefi bulmaktaydı.Elle était surtout destinée au tir sur cible.
Oyuncular, oyundaki en ilginç ve özgün konumunda olanı bulmak için rekabet ederler.Les « plankeurs » rivalisent pour trouver l'endroit le plus insolite et original.
Yaklaşık 20 ila 50 arasında izci arı yeni kovan yeri bulmak için etrafa dağılır.Enfin de 5 à 20 % des butineuses se transforment en éclaireuses explorant de nouveaux sites de nourritures.
Bu yüzden Harry, Ron ve Profesör Lockhart onu bulmak için doğru borulara giderler.Harry, Ron et le professeur Lockhart pénètrent dans la Chambre des secrets.
Şehrin gerçek yerini haritada bulmak zordur.Position de la ville sur la carte du powiat.
Afrika'yı gezmiş ve Nil Nehrinin kaynağını bulmak için keşifler yapmıştır.Il a mené des expéditions exploratoires et a découvert la Nepean River.
Bunlar tek bir atla yetinmek ve kendi acemilerini bulmak zorundaydılar.Ils utilisent seulement un bâton pour diriger leurs chevaux.
Mahallenin Üniversite düzeyindeki eğitim oranı %80'leri bulmaktadır.Les autorités locales estiment le taux de scolarisation à 80 %.
Soruna çözüm bulmak amacıyla 1409 yılında Piza konsili toplanır.Le concile de Pise échoue en 1409 à résoudre le schisme.
Bilgiyi yapılandırmak ve daha sonra bulmak ve anlamak için birçok farklı format kullanılır.Différents concepts sont explorés puis étudiés.
Onun da amacı Arno gibi babasının katilini bulmak.C'est également lui qui tuera le père d'Arno Dorian.
Simyacıların asıl amacı felsefe taşını bulmaktır.Le but de l'alchimie est de réaliser la pierre philosophale.
Triton'un yörüngesini bulmak son derece tuhaf olurdu.L'orbite de Japet est assez inhabituelle.
Asıl amaç bu topraklarda altın bulmaktı.Ils avaient également des raisons de penser que ce territoire était riche en or.
Takipçileri genellikle şifa bulmak için dua ederler.Les cérémonies cherchent généralement à apaiser les esprits.
Yarı askeri birliklerin sayısı ise 17.000'i bulmaktadır.On porte le nombre des pauvres à 17 000.
Re-Atum onları bulmak için gözünü gönderdi.L'amiral promet de revenir les chercher.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Les historiens modernes s'accordent sur le fait que ces chiffres sont bien souvent exagérés.
Sonuçta zaten çizim amacı yukarıda bahsedilenleri bulmak.En haut, elle est liée à l'objectif, ce qui est à rechercher.
XPath bir XML dokümanındaki bilgiyi bulmak için kullanılan bir dildir.XPath est un langage de requête pour localiser une portion d'un document XML.
Sadece alkol almak ve zengin koca bulmakla ilgilenmektedir.Il ne s'intéressait qu'aux femmes et à l'alcool.
Alec onun peşine düşer Magnus'ı bulmak için.Alec decide d'aller chez Magnus pour le remercie.
Kuantum Bilmecesi: Saklı Anahtarı Bulmak.Article détaillé : Garantie des vices cachés.
Hepsinin istediği tek şey vardı: İlk Anahtar'ı bulmak.Il suffit en effet d'essayer toutes les clés pour déchiffrer la première étape.
Orphe eşini bulmak üzere içeri girer.Sûre d’elle l’Orpheline s’avance.
PMID 15496913. makalesini bulmak için listesiPMID 9156391 Portail de la médecine
Japonya dışında gerçek vasabi bitkisini bulmak zordur.Seule la barrière linguistique a empêché une grande diffusion hors du Japon.
Lincoln ve Michael engebeli bir ormanda Chaco'yu bulmak için yürümektedirler.Lincoln et Michael marchent à travers la forêt tropicale.
Köyleri ile birlikte nüfusu 10 000'i bulmaktadır.Sa population avoisine les 10 000 habitants.
Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır.Il sera alors difficile d’essayer de classer cet énoncé.
Hedefi ise paha biçilemez tarihi bir eseri bulmaktır.L'imparfait prend ici la place du passé simple.
Bu yüzden, kadın oyuncu bulmak, uzun süre önemli bir mesele olarak kaldı.La ressemblance avec l'actrice demeure très importante,.
Yine de eserlerini iyi müşteri bulmaktaydı.De ses disciples aussi il fit des hommes bons.
Taşlar sağlık bulmak için kullanılmaktadır.Cette pierre est utilisée pour la construction.
Üniversitede bir asistanlık pozisyonu bulmak istiyordu, böylece doktorası için araştırma yapabilecekti.Il y sera tuteur privé afin de pouvoir financer ses études.
Görevin en önemli amacı Mars'ta yaşam için kalıntılar bulmaktı.L'étude a confirmé que les principaux éléments nécessaires à l'apparition de la vie étaient présents sur Mars.
Onu bulmak zorundayım.Tengo que encontrarlo.
Gözlüğümü kaybettim fakat onu bulmak için ona ihtiyacım var.He perdido mis gafas, pero las necesito para encontrarlas.
Tom'un evini bulmak kolaydır.La casa de Tom es fácil de encontrar.
Her pozisyon için doğru kişiyi bulmak zorundayız.Tenemos que encontrar a la persona adecuada para cada puesto.
Onları bulmak zor.Es difícil encontrarlos.
Şimdi Tom'u bulmak zorundayım.Ahora tengo que encontrar a Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod