Ana içeriğe geç
Sözlük

bulmak ile cümle

bulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kuantum Bilmecesi: Saklı Anahtarı Bulmak.Selk: Auf der Suche nach dem definitiven Oberto.
Bu sorunun cevabını bulmak, emin olabilmek için çok mühimdir.Wenn die Frage zu offen gestellt ist, wird es schwieriger sie zu beantworten.
Bundan dolayı FIBA yeni bir isim bulmak zorunda kaldı: SuproLeague.Durch diese Fusion wurde auch ein neuer Name gefunden: Mandriva.
Sonrasında ise artık emekli olmuş Edgar Ross'u bulmak amacıyla Blackwater'a gider.Daraufhin reitet er nach Blackwater, um dort einen Arzt zu suchen.
Oyunun amacı bir alanda mayınlara rastlamadan tüm boş kareleri bulmaktır.Ziel des Spiels ist es, alle Felder aufzudecken, hinter denen sich keine Mine verbirgt.
Indianapolis olan bir şehir bulmak zorundasın.Er ist ein Teil der Stadt Indianapolis.
Sonunda ikisi de cin perisini bulmak için yola çıkarlar.Beide fangen schließlich an, Rosen zu züchten.
Sabah kasaba üyeleri kimin kötü bir role sahip olduğunu bulmak için konuşabilirler.Am frühen Morgen sollten dann die Ritter die unverteidigte Stadt besetzen.
Annesini sürekli sıkıcı bulmaktadır.Dieses Verhalten macht seine Mutter aber immer traurig.
Fakat, yaşamsal alan ya da yaşam bulmak o kadar da zor değildir.Und auf jeden Fall erscheint es als Platz zum Leben oder Arbeiten nicht sehr einladend.
Leporello ise yeni bir patron bulmak için bir hana gider.Leshop muss sich neuen Chef suchen.
Tıraş bıçaklarını bulmak zor olabilir ama halen satılmaktadır.Das Cover kann Einrisse haben, ist aber noch brauchbar.
Her iki mizacı da Klingsor’da bulmak mümkündür.Und beide Züge sind bei Klingsor zu finden.
Bu olay Kutsal Aile' nin Mısır'dan dönüş olayından sonra vuku bulmaktadır.Bei der Darstellung könnte es sich um eine Rückkehr der Heiligen Familie aus Ägypten handeln.
Bu defa yeni yasalar bulmak gerekir.Schaffen die New Directions es dieses Mal?
Bu nedenle tam anlamıyla film yapacak büyük miktarda para bulmak mümkün değildi.Er merkte schnell, dass man mit solchen Filmen viel Geld verdienen kann.
Nüfusu tahminen 15 milyonu bulmaktadır.Die Einwohnerzahl wird auf 5 Millionen beziffert.
Sonuçta zaten çizim amacı yukarıda bahsedilenleri bulmak.Bei SportsReference sind die oben aufgelisteten Abstände zu finden.
Herhangi bir zamanda da bulmak mümkündür.Der Ausgang ist jederzeit möglich.
Iş bulmak için Çin’in kuzeyine seyahat eden bir öğrenci kız hakkında hikâye.So waren aus Kalifornien Chinesen nordwärts gezogen, um Arbeit zu finden.
İzlandalı balıkçıların bilinmeyen adalardan söz ettiklerini duyunca, bunları bulmak için denize açıldı.Seine Söhne, die von den unbegrenzten Siedlungsmöglichkeiten auf Island gehört haben, segeln dorthin.
Ta'u da gece konaklama tesisi bulmak mümkündür.Auf Ta‘ū gibt es Übernachtungsmöglichkeiten.
Yaz döneminde ise nüfus 20.000'i bulmaktadır.So kann die Einwohnerzahl im Sommer teilweise 20.000 Einwohner erreichen.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.Ben beschließt, sich auf die Suche nach seinem Vater zu begeben.
Ayrıca Heliportlar gümrük'lerde de yer bulmaktadırlar.Ebenso finden auf Flughäfen Zollkontrollen statt.
Çok geçmeden halk daha iyi iş bulmak için köyden ayrılmaya başladı.Doch schon bald hielten sie Ausschau nach einer schöneren Gegend.
Wget LIST komutunu indirilecek ek dosyaları bulmak için kullanır.Manning habe das Programm Wget verwendet, um die Dateien herunterzuladen.
Peter’ı bulmak için okuluna saldırır.Sie bringt Peter am ersten Tag in die Schule.
Tek amacı, ne pahasına olursa olsun Kira'yı bulmak.Kim hat nur ein Ziel: Karriere zu machen um jeden Preis.
Web üzerinde satışa sunulan ürünleri bulmak için özelleştirildi.Sie profitieren durch den Verkauf der auf den eigenen Websites beworbenen Produkte.
Şehirde her bütçeye uygun otel bulmak mümkündür.In der Stadt befinden sich viele Unterkunftsmöglichkeiten für jedes Budget.
Prodüksiyon ekibi Doktor için uygun bir oyuncu bulmakla görevlendirilmiştir.Ich suchte verzweifelt nach einem angemessenen Job für einen jungen Arzt.
Ancak kimi kaynaklar bu bilgileri de güvenilmez bulmaktadır.Allerdings gibt es auch Unternehmen, die diese Art von Transparenz nicht schätzen.
Spor Toto Kupası'nda forma şansı bulmaktadır.Der gesamte Wettbewerb wird im Tuvalu Sports Ground in Funafuti ausgetragen.
Savaş döneminde sabun bulmak çok zordur.Sachbücher Soest im Krieg.
Türkiye'de tarçın ya da nane katkılı çay poşeti şeklinde piyasada bulmak mümkündür.Er muss in türkischen Werkstätten zu Pfeifen oder Schmuck verarbeitet werden.
İyi bir iş bulmak için çok şansı vardı.Il a eu beaucoup de chance de trouver un bon travail.
Başkalarının işinde hata bulmak kolaydır.C'est facile de trouver des fautes dans le travail des autres.
Avustralya'ya altın bulmak arzusuyla gittiler.Ils sont allés en Australie avec l'intention de trouver de l'or.
Bir denge bulmak zorunda olduğumu düşünüyorum.Je pense qu'il faut trouver un équilibre.
Bir denge bulmak zor.Il est difficile de trouver un équilibre.
Yemekhanede boş bir masa bulmak için acele edelim.Dépêchons-nous pour trouver une table libre au réfectoire.
Bina 1987'de açıldığında, Silverstein kiracı bulmakta güçlük çekti.Quand le building ouvrit en 1987, Silverstein eut des difficultés à attirer des locataires.
Deep-Ando, sığınak bulmak için diğerlerinden ayrılır.Deep-Ando est séparé des autres quand ils cherchent à se réfugier.
Iş bulmak için Çin’in kuzeyine seyahat eden bir öğrenci kız hakkında hikâye.Ce film retrace l'histoire d'une jeune étudiante parcourant le nord de la Chine à la recherche d'un emploi.
Russell ayrıca Alys’in annesini de sevmiyordu ve onu kontrolcü ve zalim bulmaktaydı.Russell n'aimait pas la mère d'Alys, la trouvant maîtresse et cruelle.
Jack, Doktor'u bulmak için uğraştığını söyler.Jack fait semblant d'aller chercher un médecin.
İnsanların motivasyon bulmak ve hedefler koymak için amaca ihtiyaçları vardır.Les gens ont besoin d'une raison pour se motiver et établir des objectifs.
Kaçakları bulmak için 30 dakika.30 minutes pour les épreuves à indices.
Altınları bulmak istemektedir.Ils sont à la recherche d’or.
500px, ilham bulmak ve fotoğrafçıları birbirleriyle buluşturmak için en ideal yer olarak görülüyor.500px est perçu comme un lieu d'exposition, d'inspiration et de connexion entre photographes.
Fontan ödünç bisiklet bulmak için kapı kapı dolaştı.Fontan dut rentrer chez lui, pour emprunter un vélo.
İki savaş esnasında da ses ile düşman silahlarının mesafesini bulmak üzerine çalışmıştır.Pendant ces deux guerres, il a travaillé sur des méthodes de localisation des fusils ennemis par le son.
Amaç Gerçeğin Sandığı'nı bulmaktır.Die Pflicht, die Wahrheit zu finden.
Arzuyu bulmak zorundaydık.J'ai essayé de prendre l'aspiration.
Bu arada Martha, bir Hath ile kaynağı askerlerden önce bulmak için kendi yoluna gider.Pendant ce temps, Martha est en route, avec un Hath, vers la Source.
Ağa ehli vukuf (bilirkişi) bulmakta zorluk çeker.Ensuite une difficulté se présente, le franchissement de la vallée de l'Eure.
Bu istek yankı bulmakta gecikmez.Il ne tarde cependant pas à rattraper Vervaecke.
Indianapolis olan bir şehir bulmak zorundasın.Elle constitue une banlieue d'Indianapolis.
Tekvin 3:19'da, toprağın insan için lanetlendiğini, yemek bulmak için toprağın işlenmesi gerektiğini anlatır.En « Gen 3:17 », le sol est maudit et l'homme peinera pour en tirer de la nourriture.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bulmak ile cümle - Sayfa 23 - bulmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App