Ana içeriğe geç
Sözlük

bulgu ile cümle

bulgu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Arkeolojik kazılarda elde edilen bulgular bu verileri doğrulamaktadır.El hallazgo de evidencias arqueológicas lo confirman.
Katatoni bulgularından biridir.Un ejemplo es Los Descubridores de Catán.
Burada daha önceki çağlara ait bulgular ele geçmemiştir.No incluye los resultados de las fases previas.
Erişim tarihi: 27 Eylül 2009. ^ "Evdeki bulgurdan oldu! ".27 de septiembre de 2005. «Monster at our door».
Araştırmacılar bu bulgunun evrimle ilgili olduğunu düşünmektedirler. ^ Plutchik, Robert (2002).Y los fundamentalistas sí comprenden qué significa creer en estas cosas absurdas.» Russel, C.A. (2002).
Bir mücadele ya da çatışma olduğuna dair herhangi bir bulgu yoktu.Non ci sono racconti di battaglie o di combattimento.
P342 Solunum bulgularının görülmesi halinde: P350 Bol sabun ve su ile iyice yıkayın.P342 – In caso di sintomi respiratori: P350 – Lavare delicatamente e abbondantemente con acqua e sapone.
Bu kazanda gerektiğinde sadece bulgur kaynatılır.Questo panetto viene poi grattugiato al momento del bisogno.
Anafilaksi teşhisi klinik bulgulara dayanır.L'anafilassi viene diagnosticata sulla base di criteri clinici.
Diğer hepsi meteorit bulguları olarak bilinir.Tutte le altre meteoriti sono note come ritrovate.
Bu ayrıca, İsrailoğullarının varlığından bahseden en eski bulgudur.Il suo è il premierato più lungo della storia dello Stato d'Israele.
Topalak yemegi ve bulgur pilavıdır.Si nutre di tuberi e bulbi.
Bölgede bulunan höyükler 10,000 yıllık bir tarihi geçmişle ilgili bulgulardır.Estratto presente in Piazza Pugliano una storia millenaria..
Bu bulgu, elektronların atomların bileşenleri olduğu fikri için bir kanıt oluşturmaktaydı.Tale evidenza sperimentale suggeriva che gli elettroni esistevano come componenti degli atomi.
Eğer bu üç bulgunun hiçbiri de görülmüyorsa menenjit olma durumu tamamen olağandışıdır.Se nessuno dei tre segni è presente, la meningite è estremamente improbabile.
Menenjizm’in diğer bulguları arasında pozitif Kernig bulgusu ve Brudzinski bulgusu yer almaktadır.Altri segni di meningismo comprendono la presenza del segno di Kernig o del segno di Brudzinski.
Bu görüş çeşitli bulgularla da desteklenmiştir.Questo concetto è supportato da diversi studi.
Fakat evcilleştirme konusunda bir bulguya ulaşılmamıştır.Non si è accertato nessun episodio di sciacallaggio.
Yerleşimin büyük bir yangın geçirdiği yönünde bulgular vardır.In più, vi sono i residui di un grande incendio.
Azerbaycan'da tunç dönemi Kür-araz kültürü arkeolojik kültürüne ait bulgular temelinde derinden öğrenilmiştir.Il problema dell'origine della cultura peruviana è stato molto dibattuto dagli archeologi.
BULGUR AŞI: Su tencerenin içinde kaynatılır.Bonga: bufalo d'acqua Enterriano.
(Bu bulgu sol yanlılıkla bağlantılı olabilir.)(Il flessore profondo delle dita è etichettato in basso a destra.)
Yemekler, bulgur, et ve sebze ağırlıklıdır.Verdura, pesce e carne devono essere freschi.
Proje bulguları dünyanın her tarafındaki araştırmacıların erişimine ücretsiz olarak açıktır.Le risorse in dotazione all'istituto sono messe a disposizione di ricercatori provenienti da tutto il mondo.
2002’den beri böyle bir yıldızın varlığına dair kesin bir bulgu yoktur.На 2002 год не существует наблюдательных доказательств существования таких звёзд.
Ayrica denetçilerin kendi denetim bulgularını onaylar.Новосадов решил лично проверить информацию.
Uzmanların gecici hesaplarına göre bu iki bulgular yaklaşık birkaç milyon yıl yaşında olduğu belirtilmiştir.По предварительной оценке специалистов, возраст обеих находок составляет около нескольких миллионов лет.
Başka önemli bir bulgu ise tasarruftur.Другой немаловажный недостаток — сильная отдача.
Ørsted'in bulguları, bilim camiasında elektrodinamike dair yoğun araştırmaların kapısını açtı.Выводы, сделанные Эрстедом, привели к интенсивному исследованию электродинамики мировым научным сообществом.
Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.Клиническое значение этих данных неизвестно.
Pazar günü Gelin alıcıdan sonra bulgur plavı ikram edilir.По воскресеньям после литургии — водосвятный молебен.
(Bu bulgu sol yanlılıkla bağlantılı olabilir.)(Почечная колика может быть связаны с нарушением функции почек.)
Bazı bulgular maske takmanın da faydalı olduğunu göstermektedir.«Множество людей спрашивают меня, почему я ношу маску.
Fakat son birkaç yılın bulgularına göre bu bölümlerin de kodlandığı anlaşıldı.В конце каждого сезона они отчитывались о том, что исправили.
Ancak bu bulgunun deha ile olan ilgisi tartışma konusudur.Она начинает вспоминать что-то важное, связанное с этим туманом.
IUCN bulgularına göre, soyu ciddi tehdit altında bulunmaktadır.Согласно МСОП, носачи находятся под угрозой исчезновения.
Bulgular ani başlar.Вражда начинается сразу же.
Bölgede ilk insan yerleşiminin ne zaman başladığına dair kesin bilgi ve bulgular henüz tespit edilememiştir.Достоверных сведений о том, когда здесь появились первые людские поселения, нет.
Şimdilik, daha geç dönemlere ilişkin bir bulgu yoktur.Для Времени ничто не является несвоевременным.
Ama yeni bir bulgu bu görüşün doğruluğundan kuşku duyulmasına yol açmaktadır. (...).Но теперь такой взгляд мне кажется сомнительным из-за следующего противоречия.
Fizik bulgular enfeksionun şiddetine bağlıdır.Общие симптомы зависят от интенсивности инвазии.
Kazı çalışmalarında tarım yapıldığına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.Неясно, имели ли они всё необходимое для сельскохозяйственных работ.
Mısır 'daki ilk mumyalama bulgusu.Первые стеклянные изделия в Египте.
Bu bağlamda Çayönü, neolitikleşme sürecinin anlaşılmasında son derece önemli bulgular sağlamıştır.Лента четко установила размытые границы тогдашнего неореализма.
Bu bulgu, mezar başında kurban kesildiği ve ölü yemeği yendiği yönünde yorumlanmaktadır.То, что поднимает мёртвых из могил и питается смертью.
Öte yandan yüzey çalışmaları Geç Kalkolitik Çağ'dan bulgular vermektedir.Другие находки свидетельствуют о деятельности здесь и до поздней античности.
Bulgurcuk, Elâzığ ilinin Karakoçan ilçesine bağlı bir köydür.Но Горбачёв — политик до последней клеточки своего существа.
En sık rastlanılan bulgu sol alt kadrandaki hassasiyettir.По непонятной причине чаще поражается левая стопа.
Tüm bunlar, Çayönü kazılarının önemini gösterir bulgulardır.Все они о том, как вылепить из себя величину.
Bulgur pilavı her gün Ayranpınar Köyünde yenir.Кобаяси помогает ему на комикете каждый год.
Galileo Galilei, Güneş Sistemi’nin üyeleri hakkında fiziksel bulguları keşfeden ilk kişidir.كان غاليليو غاليلي أول من اكتشف التفاصيل الفيزيائية للأجسام الموجودة في النظام الشمسي.
Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır.أيضاً الأنواع السالفة تركت سجلات لتاريخها التطوري.
Arkeolojik bulgular Mayalar’ın yaklaşık 3000 yıl önce törensel yapılar inşa ettiklerini göstermektedir.تبين الأدلة الأثرية أن المايا قد بدأوا بتشييد الأبنية الاحتفالية منذ 3000 سنة مضت.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).عادة ما تختفي المظاهر الشعاعية للإصابة خلال أربعة أسابيع، علما أن معدل الوفاة منخفض (أقل من 1%).
Proje bulguları dünyanın her tarafındaki araştırmacıların erişimine ücretsiz olarak açıktır.المعلومات الناتجة عن المشروع متاحة بحرية للباحثين في جميع أنحاء العالم.
Arkeolojik bulgular şehrin tarihinin en az 2500 yıl civarında olduğunu göstermiştir.وتظهر الدلائل الأثرية أن عمر هذه الحضارة يبلغ 2500 عامًا على الأقل.
Ayrıca Ebers papirüs’ü (M.Ö. 1550) geleneksel deneyciliğin bulgularını da içerir.كما اشتملت بردية إبيرس (حوالي سنة 1550 ق.م) أيضًا على دلائل حول التجريبية التقليدية.
Mısır 'daki ilk mumyalama bulgusu.أول دليل على التحنيط في مصر.
Seki'nin Katsuyo Sampo adlı kitabında yer alan bulgular ölümünün ardından 1712 yılında yayımlanmıştır.نشر اكتشاف سيكي عام 1712 في عمله Katsuyo Sampo; وكان ذلك بعد وفاته.
Bu bulgular farklı öğrenim yaklaşımları uygulanmış birçok farklı tür üzerinde tekrarlanmıştır.ويؤكد التقرير أن مجالات مماثلة من التعليم يتم تناولها بطرق متنوعة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod