Bulguların tümünün aynı anda ortaya çıkması şart değildir.Не всички се размножават по едно и също време.
En önemli bulgusu pozitif venöz dolgunluktur.Но може би най-интересна е колекцията от изящните джобни часовници.
Ancak, daha ayrıntılı ölçümlerin yararlı olduğuna dair bulgular artmaktadır.Всичко, което остава са все по-точни измервания”.
Ebbinghaus günümüzle hala ilgili olan ve günümüzde hala desteklenen birçok bulguya ulaşmıştır.Бибендум (или Биб), с което фирмата е популярна и днес.
Arkeolojik bulgular Mayalar’ın yaklaşık 3000 yıl önce törensel yapılar inşa ettiklerini göstermektedir.Маите са започнали да строят церемониални сгради преди приблизително 3000 години.
Programın yeniden başlatıldığına dair hiçbir bulguya rastlanmamıştır.За момента не са обявени планове сериалът да бъде излъчен отново.
Şimdilik, daha geç dönemlere ilişkin bir bulgu yoktur.До този момент дните ѝ преминават без особени усложнения.
Arkeolojik bulgular şehrin tarihinin en az 2500 yıl civarında olduğunu göstermiştir.Археологически доказателства показват, че културата е просъществувала най-малко 2 500 години.
Ancak bugün medresenin kalıntılarına ait hiçbir bulgu yoktur.Сега вече за Каварадоси няма изход.
Tüm bu bulgular hastalığın bugünkü ismi ve tanımına neden olmuşturlar.То дава и наименованието на болестта днес.
Birkaç NSAİİ hakkında kullanımlarını destekleyecek bulgular mevcuttur.За изследване на характеристиките на перестите облаци се използват няколко метода.
Söz konusu arkeolojik bulgular burada bir Hristiyan Rum mahallesinin varlığını doğrulamaktadır.Археолозите смятат, че на мястото на днешната църква е имало християнски некропол.
Bu bulgular antik başkentte avcılık, hayvancılık uygulamalarını kanıtlamaktadır. [2]Тези находки доказват практикуването на лов, животновъдство и соколарство в древната ни столица.[9]
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Rentgenska slika se u tipičnim slučajevima normalizira za četiri tjedna, a smrtnost je mala (ispod 1%).
Aloe vera hakkındaki bulgular zayıf niteliktedir.Tretmnan aloe verom se nije pokazao učinkovitim.
Bu, onun retinanın daha fazlasını görmesine ve diyabetik retinopati bulgularını aramasına izin verir.To mu omogućava da bolje vidi mrežnicu i znakove dijabetičke retinopatije.
Anafilaksi teşhisi klinik bulgulara dayanır.Anafilaksija se dijagnosticira temeljem kliničke slike.
Kuşkuşu: Bulgur ile unun küçük yuvarlaklar haline getirilmesiyle ve suda kaynatılmasıyla yapılan yemek.Ličinke se hrane sitnim vodenim beskralješnjacima (račići, kolutićavci i ličinke kukaca).
Beş yaşın altındaki çocuklarda görülen belirgin bulgu ve belirtiler ateş, öksürük ve hızlı veya güç solumadır.Tipični znakovi i simptomi kod djece ispod pet godina su vrućica, kašalj te brzo ili otežano disanje.
Birçok kuyruklu yıldızı bulgulayan kişidir.Broji zvijezde da kupi nove.
Oftalmoskopi bulguları kişinin ne kadar süredir hipertansif olduğunu da ortaya koyabilir.Oftalmoskopski nalaz također može ukazivati na duljinu trajanja hipertenzije u bolesnika.
Latent frengi, hastalık belirtileri olmadan serolojik enfeksiyon bulgusu olarak tanımlanır.Latentni je sifilis obilježen serološkim znakovima infekcije, bez pojave simptoma bolesti.
Jyväskylä bölgesinde, Taş Devri'nden arkeolojik bulgular bulunmaktadır.Na prostoru Praga postoje arheološki nalazi iz starijeg kamenog doba.
Çoğu durumda, bulguların tümüne bir arada rastlanmaz.U većini slučajeva otkriva se slučajno.
Sol kalp yetmezliği'nin en önemli bulgularından biridir.Srčanik je jedan od najboljih ojačivača ljudskog imunog sisteama.
Lateral darlıkta sinir kökü bulguları verir.Sirova pak uzrokuje probavne smetnje.
2002’den beri böyle bir yıldızın varlığına dair kesin bir bulgu yoktur.Od roku 2002 neexistuje žiaden významnejší dôkaz, ktorý by podporoval existenciu takýchto hviezd.
(Bu bulgu sol yanlılıkla bağlantılı olabilir.)(Banka sa môže snažiť falošné weby zablokovať.)
Bu tanımda diğer şizofrenik bulgular bulunmamaktadır.V súčasnosti neexistuje žiadny jednoznačne špecifický príznak schizofrénie.
Bu bulgular cinsel yönelimin doğuştan geldiğini destekler.Týmto mýtus vysvetľuje vznik pohlavnej lásky z pôvodnej obojpohlavnosti.
Bu ayrıca, İsrailoğullarının varlığından bahseden en eski bulgudur.Toto miesto je všeobecne považované za prvú zmienku o Izraelitoch.
Araştırılan tüm bulgular dosyalama sistemiyle kaydedildi.Všetka komunikácia je kvôli bezpečnosti archivovaná.
Diğer birkaç kafatası parçası ve otuz izole diş Alberta ve Montana bölgesinden çıkarılan diğer bulgulardır.Z Alberty a Montany sú známe aj nálezy niekoľkých ďalších fragmentov lebky a 30 izolovaných zubov.
Arkeolojik bulgular insanlar Taş Devri beri burada yaşayan insanlar olduğunu kanıtlamıştır.Sú tu archeologické nálezy dokazujúce, že ľudia tu žili už v praveku od doby kamennej.
Lakin Arcanilerin varlığına dair tatmin edici bulgular ve kanıtlar mevcuttur.Je však existencia arché vôbec dokázaná?
Çelik borudan iskemle ve ev eşyaları ilk kez burada bulgulanmıştır.Pri ich konštrukcií sa uplatnila oceľová konštrukcia po prvýkrát na obytnej stavbe.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Rentgenska slika se običajno razjasni v štirih tednih in smrtnost je nizka (pod 1 %).
Galileo Galilei, Güneş Sistemi’nin üyeleri hakkında fiziksel bulguları keşfeden ilk kişidir.Galileo Galilei je bil prvi, ki je odkril fizične podrobnosti posameznih teles Osončja.
Oftalmoskopi bulguları kişinin ne kadar süredir hipertansif olduğunu da ortaya koyabilir.Rezultati oftalmoskopskega pregleda lahko tudi nakažejo, kako dolgo že oseba oboleva zaradi visokega tlaka.
Beş yaşın altındaki çocuklarda görülen belirgin bulgu ve belirtiler ateş, öksürük ve hızlı veya güç solumadır.Značilni znaki in simptomi pri otrocih, mlajših kot pet let, so vročina, kašelj in hitro ali težko dihanje.
Ancak, bulgular değişiklik gösterebilir ve diğer pnömoni türlerinde diğer örnekler yaygındır.Vendar pa se izvidi med seboj lahko razlikujejo in drugi vzorci so pri drugih vrstah pljučnice pogosti.
Arkeolojik kazılar ve bulgular antik döneme dair bilgiler sunmuştur.S pomočjo arheologije in drugih virov imamo veliko informacij o tem, kaj je nekoč obstajalo.
Ørsted'in bulguları, bilim camiasında elektrodinamike dair yoğun araştırmaların kapısını açtı.Njegovo odkritje je sprožilo nova temeljita raziskovanja v znanstveni srenji na področju elektrodinamike.
Bununla birlikte klinik bulgular da hastalığı düşündürür.Karkoli, torej, kar spominja na bolezen.
Programın yeniden başlatıldığına dair hiçbir bulguya rastlanmamıştır.Ni podatkov o tem, da bi ga začel obnavljati.
Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır.Tudi vrste, ki so živele v preteklosti, so zapustile sledi svojega razvoja.
Diğer hepsi meteorit bulguları olarak bilinir.Nekatere so zaznali tudi na meteoritih.
Bu döküntü pek yaygın değildir, ancak özgün bir bulgudur.Njegova bibliografija je ne le obsežna, ampak tudi zelo enovita.
Arkeolojik bulgular şehrin tarihinin en az 2500 yıl civarında olduğunu göstermiştir.Arheološki dokazi kažejo, da sega zapoteška kultura vsaj 2500 let v preteklost.
Bir mücadele ya da çatışma olduğuna dair herhangi bir bulgu yoktu.To seveda ne pomeni, da spopadov ali vojne z njimi ni bilo.
Arkeolojik bulgular da sınırlıdır.Tudi arheološke najdbe v zvezi s križanjem so izredno redke.
Hayret verici bulgu, 2007 yılında uluslararası bir ekip tarafından yapıldı.Izdan je bil leta 2007 pri založbi Genija.
Sigara dumanındaki radikallerin akciğerde bulunan alfa-1 antitripsini inaktive ettiğine dair bulgular vardır.To tveganje je še posebej veliko, če oseba, ki ji alfa 1-antitripsin primanjkuje, tudi kadi.
Başka bir seçenek ise Keres tarafından bulgulanan ve Kauffmann Akını adıyla anılan 5. c4 hamlesidir.Taip pat galimas atsakas yra 5.c4, vadinamas Kaufmano ataka.
Arkeolojik bulgular Mayalar’ın yaklaşık 3000 yıl önce törensel yapılar inşa ettiklerini göstermektedir.Archeologiniai radiniai rodo, kad majai ceremoninę architektūrą turėjo jau prieš 3000 metų.
Sol kalp yetmezliği'nin en önemli bulgularından biridir.Tai viena didžiausių įgimtų širdies ydų.
(Bu bulgu sol yanlılıkla bağlantılı olabilir.)(Siekiant nesugadinti šių žverelių kailio, reikėdavo pataikyti į akį.)
Buradaki bulguların çoğu balta olmak üzere, kazma ve kürekler de elde edilen buluntular arasındadır.Daugumą to meto žinių pateikia kapai ir šalia palaikų esantys daiktai.
Bazı bulgulara bakılırsa, eskiçağlarda Kalamış Koyu, Fikirtepe eteklerine dek uzanıyordu.Seniau, kol dar nebuvo išrasti laikrodžiai, žmonės pagal daiktų šešėlius matuodavo laiką.
Kararlar, bulgulara göre verilmelidir.Debatai priklauso nuo apibrėžimų.