Biraz mide bulandırıyor.سيصيبك هذا بالغثيان قليلا
Biraz mide bulandırıyor.これが、実際に10キロワットの発電をしているところで
Bir çok açıdan porto şarabına benziyordu. Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Houve pessoas na minha mesa que o acharam fantástico.
Bir kupa içtikten 45 dakika sonra terlemeye başlarsınız ve mide bulantısı hissedersiniz.După ce ţi-ai băut cana, în cam 45 de minute începi să transpiri, să ai greţuri.
Bir kupa içtikten 45 dakika sonra terlemeye başlarsınız ve mide bulantısı hissedersiniz.E dopo averne bevuto una tazza, ci si trova entro 45 minuti circa con sudore e sintomi di nausea.
Bir kupa içtikten 45 dakika sonra terlemeye başlarsınız ve mide bulantısı hissedersiniz.I po wypiciu swojego kubeczka, w ciągu około 45 minut, poczujesz że się pocisz, że jest Ci niedobrze.
Bir kupa içtikten 45 dakika sonra terlemeye başlarsınız ve mide bulantısı hissedersiniz.Poté, co vypijete svůj šálek, asi do 45 minut zjistíte, že se potíte a je vám špatně od žaludku.
Bir kupa içtikten 45 dakika sonra terlemeye başlarsınız ve mide bulantısı hissedersiniz.А после того, как вы выпили свою чашку, спустя 45 минут, вы можете обнаружить, что потеете и что вас тошнит.
Bir kupa içtikten 45 dakika sonra terlemeye başlarsınız ve mide bulantısı hissedersiniz.Та після того, як ви вип"єте свою чашку, протягом 45 хвилин, ви можете виявити, що пітнієте та вас нудить.
Bir kupa içtikten 45 dakika sonra terlemeye başlarsınız ve mide bulantısı hissedersiniz.ולאחר ששתית את כוסך, תמצא את עצמך לאחר כ45 דקות מזיע, חש בחילה
Bir problem buldum. Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemEncontré un problema, un problema específico que de hecho encontró un error con eso.
Bir problem buldum. Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemIch habe ein Problem gefunden, ein spezielles Problem, und darin einen Fehler entdeckt.
Bir problem buldum. Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemIk vond een probleem, een specifiek probleem waardoor we daadwerkelijk in de fout gingen.
Bir problem buldum. Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemJag har här hittat ett problem, ett specifikt problem som faktiskt talar emot det.
Bir problem buldum. Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemTaláltam egy problémát, egy bizonyos prolémát, ami hibát talált ebben.
Bir problem buldum. Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemZnalazłem bardzo specyficzny problem, który znalazł w tym błąd.
Bir problem buldum. Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemОткрих една задача, специфична задача, която всъщност открива грешка в това.
Bir problem buldum. Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemЯ лишь нашёл проблему, специфическую проблему, которая выявила в модели ошибку.
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NameAplica um borrão gaussiano numa imagem. Name
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NameAplica un desenfoque gausiano a una imagen. Name
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NameApplica una sfocatura gaussiana ad un' immagine. Name
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NameAppliquer un flou gaussien sur une imageName
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NameLägg till Gaussisk oskärpa på en bild. Name
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NameName
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NameName
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NameName
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NamePas een Gaussiaanse doezelaar toe op een afbeelding.Name
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NameΕφαρμογή θολώματος Gauss σε μια εικόναName
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NameЗастосувати гаусове розмиття зображення. Name
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. Nameتطبيق a غشاوة يعمل صورةName
Biz bulanık dans için gidiyoruz bu civarda우리는 흐릿하고 춤을 받게 될거야 여기
Biz bulanık dans için gidiyoruz bu civardaМи збираємося танці розмитим в цьому районі
Biz bulanık dans için gidiyoruz bu civardaМы собираемся танцы размытым в этом районе
Biz bulanık dans için gidiyoruz bu civardaאנחנו הולכים רוקדים למטושטשים כאן
Biz bulanık dans için gidiyoruz bu civardaونحن في طريقنا إلى أن الرقص على عدم وضوح بالقرب من هنا
Biz bulanık dans için gidiyoruz bu civardaここに私たちの神ですか、何日監督 これでそれに同意しないかもしれ
Biz buna satsang nezlesi deriz. Onlar doktora giderler, hiçbir sorun bulanamaz.- mi ezt szatszang-influenzának hívjuk - elmennek az orvoshoz, de az nem talál semmi bajukat.
Bizim görme keskinliğimiz 20/20'dir, bebeklerinki ise 20/800. bu nedenle dünyayı çok ama çok bulanık görürler.우리의 정확성은 20/20 -- 아기의 정확성은 20/800이죠, 그래서 매우 뿌연 상태로
Bizim görme keskinliğimiz 20/20'dir, bebeklerinki ise 20/800. bu nedenle dünyayı çok ama çok bulanık görürler.A babák személessége - miénk 20/20 - a babáké úgy 20/800, tehát eléggé homályos színekben látják a világot.
Bizim görme keskinliğimiz 20/20'dir, bebeklerinki ise 20/800. bu nedenle dünyayı çok ama çok bulanık görürler.Ostrina našega vida je 20/20, ostrina dojenčkovega vida pa okrog 20/800, zato vidijo svet zelo zelo megleno.
Bizim görme keskinliğimiz 20/20'dir, bebeklerinki ise 20/800. bu nedenle dünyayı çok ama çok bulanık görürler.Thị lực của ta là 20/20; còn của em bé thì chỉ khoảng 20/800; nên chúng nhìn thế giới bên ngoài rất mờ ảo.
Bizim görme keskinliğimiz 20/20'dir, bebeklerinki ise 20/800. bu nedenle dünyayı çok ama çok bulanık görürler.Η οξύτητα -- η δικιά μας είναι 20/20 -- των μωρών είναι περίπου 20/800, έτσι κοιτάνε τον κόσμο πάρα πολύ θολά.
Bizim görme keskinliğimiz 20/20'dir, bebeklerinki ise 20/800. bu nedenle dünyayı çok ama çok bulanık görürler.החדות שלהם -- החדות שלנו הינה 6/6 -- חדות הראיה של תינוק היא בערך 6/240, אז הם מסתכלים על העולם
Bizim görme keskinliğimiz 20/20'dir, bebeklerinki ise 20/800. bu nedenle dünyayı çok ama çok bulanık görürler.حدة نظرنا نحن هي 20\20 -- لكن حدة نظر الأطفال هي 20\800 مثلا, إذن فهم ينظرون إلى العالم
Bizim görme keskinliğimiz 20/20'dir, bebeklerinki ise 20/800. bu nedenle dünyayı çok ama çok bulanık görürler.赤ちゃんの視力は20/800くらいです そのため、赤ちゃんは世界を とてもとてもぼやけた状態で見ているのです
Bölümde bu fikri ve... orijinal olan ile olmayan arasındaki bulanık görüntüyü irdeleyeceğiz.В третьей части мы глубже изучим эту тему и посмотрим на нечёткую границу между оригинальным и неоригинальным.
Bu araç, Mini, pek güvenli gözükmüyor. Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Quest'auto, che è la mia Mini, non appare sicura.
Bu arada, Haset... ...öyle görünmeye ne kadar devam edeceksin? Midemi bulandırıyor.Envy, kuinka kauan aiot näyttää vastenmieliseltä?
Bu arada, Haset... ...öyle görünmeye ne kadar devam edeceksin? Midemi bulandırıyor.Εδώ που τα λέμε, Ένβι, πόσο ακόμη θα είσαι έτσι; Με αηδιάζεις.
Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemAm găsit o problemă, o problemă anume care găseşte ceva greşit în asta.
Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemHo trovato un problema, un problema specifico che in effetti in ciò ha trovato un errore.
Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemJ'ai trouvé un problème, un problème spécifique qui trouve effectivement une erreur sur ce point.
Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problem어떤 종류의 특수한 문제를 발견했습니다.
Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemשלמעשה מצאה טעות במודל.
Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problemفي الواقع أن العثور على خطأ في ذلك.
Bu becerinizde bilfiil hata bulan spesifik bir problem間違えやすい問題です 下痢や 多くの「最後の1マイル問題」は そのたぐいです
Bu butona basarsanız mevcut çizim bulanık araması sol taraftaki isim ile yeni bir sanal albüme kaydedilecek.إذا ضغط زر الكل من الحالي مُنتقى القناة أعد الضبط إلى افتراضي.
Bu butona basarsanız mevcut çizim bulanık araması sol taraftaki isim ile yeni bir sanal albüme kaydedilecek.現在のスケッチによる検索を左で設定した名前の仮想アルバムに保存します。
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.Această linie e foarte confuză, și devine din ce în ce mai confuză pe măsură ce facem mai multe cercetări.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.A határ igen elmosódott, és annál inkább azzá válik, minél több megfigyelést végzünk.