Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bulan

bulan

verb
B2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir

Görsel

Bokeh ışıklı bulanık arka plan fotoğrafıBuhar Tutan ve Taşan Kahvenin Dijital Sanat ile Hayat Bulan AnıBilim Kurgu Evreninde Mor Nebulanın Altındaki Unutulmuş Uzay GemisiAltın ve Amber Tonlarında Suda Soyut Duman Bulanıklığı Koyu Arkaplan

Tanım

Bir erkek adı. erkek ad

Atasözü & Deyim

Sinek küçüktür ama mide bulandırır
Su bulanmayınca durulmaz

Diğer Dillerde

Rusçaнаходящий /nəxɐˈdʲæɕːɪj/
present active imperfective participle of находи́ть (naxodítʹ)
Слабая диффузияBulanık erime

Örnek Cümleler

Su bulanıktı.
The water was murky.
Midem bulandı.
I felt nauseous.
Bulantın yok mu?
Don't you have nausea?
Midem bulanıyor.
I feel queasy.
O biraz bulanık.
That's a little out of focus.
Zırhlı ambulans.
Art-Ambulance.
Bu resim bulanık.
This picture is blurry.
Yer kana bulandı.
The floor was covered with blood.
Midem bulanmıyor.
I don't feel sick.
Ambulans çağırdım.
I've called an ambulance.
Mide bulandırıyor.
It does get nauseating.
Ambulans çağıralım.
Let's call for the ambulance.
bulan ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod