Ana içeriğe geç
Sözlük

bulan ile cümle

bulan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.C'est une ligne ténue, qui le devient de plus en plus au fur et à mesure que nos observations progressent.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.Đó là một đường phân cách rất mờ nhạt, và ngày càng trở nên mờ nhạt khi chúng ta càng quan sát chúng.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.Es una línea borrosa, y se vuelve más borrosa todo el tiempo, a medida que hacemos más observaciones.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.É uma linha indistinta, e cada vez se torna mais indistinta à medida que fazemos mais observações.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.Het is een wazige lijn, die hoe meer observaties we doen, hoe langer hoe waziger wordt.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.그 경계는 아주 흐릿해서 관찰을 하면 할수록 점점 더 흐려지기만 합니다.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.La linea è molto sfumata, e diventa sempre più sfumata col procedere delle nostre osservazioni.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.To bardzo rozmyta linia, a rozmywa się tym bardziej, im więcej prowadzimy obserwacji.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.Πρόκειται για μια θολή γραμμή και γίνεται ολοένα και πιο θολή, καθώς κάνουμε ακόμη περισσότερες παρατηρήσεις.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.Ця межа не чітка, і чим більше спостережень ми проводимо, тим розмитішою вона видається.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.Эта грань очень зыбкая, и чем больше наблюдений мы проводим, тем она кажется все более размытой.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.זהו קו מאוד מטושטש, והוא הולך ומטשטש ככל שאנו עורכים יותר ויותר תצפיות.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.إنه خط غامض جدا، ويزداد غموضا في كل وقت ونحن نسجل ملاحظات أكثر.
Bu çok bulanık bir çizgi, ve yaptığımız gözlemlerle zamanla daha da bulanıklaşıyor.境界線はとても不鮮明で 観察をすればするほど わからなくなります 私が1960年に始めた研究は今日も続いています
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.A to prohlubuje izolaci, ve které se lidé jako John nacházejí.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Co niestety pogłębia izolację, w której ludzie - tacy jak John - się znaleźli.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Dan itu membuat orang-orang seperti John menjadi lebih terkucilkan.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Dat bevordert het isolement, waarin mensen zoals John zich bevonden.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Det gör att isoleringen som personer som John befinner sig i blir ännu starkare.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Điều đó làm tăng sự cô lập đối với những người như John.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.E quello aumenta il senso di isolamento nel quale le persone come John si ritrovano.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Et cela renforce l'isolation que des personnes comme John se retrouvent plongées.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Ez persze csak tovább mélyíti az izolációt, amiben az olyanok, mint John is, találják magukat.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Iar asta promovează izolarea în care se găsesc oameni ca John.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Isso aumenta o isolamento que sentem as pessoas como o John.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.그리고 이는 존 같은 이들을 내면으로 더욱 고립되기만 합니다.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Og det udbygger isolationen, som mennesker som John befinder sig i.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.To predlžuje izoláciu, v ktorej sa ľudia ako John ocitnú.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Und das verstärkt das Gefühl von Isolation, die Menschen wie John ohnehin schon fühlten.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Y eso fomenta el aislamiento en el que se encuentran las personas como John.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Και αυτό αυξάνει την απομόνωση στην οποία βρίσκονται άνθρωποι σαν τον Τζον.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.И това задълбочава изолацията, в която хора като Джон се озовават.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.И это углубляет изоляцию в которой оказываются такие люди, как Джон.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.Це веде до ізоляції, у якій опиняються такі як Джон.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.מה שמגביר את הבידוד שאנשים כמו ג'ון מוצאים את עצמם בתוכו.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.وذلك يعزز العزلة الذي يجد اشخاص مثل جون انفسهم فيها.
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.より孤立させることになります 私はジョンのことを良く知っています
Bu da kendini John'un durumunda bulan insanların yalnızlıklarını biraz daha ileriye taşıyor.因此這樣就更加 令像John那樣的人覺得自己處於被孤立的狀態。
Bugün onu penisilini bulan adam olarak hatırlıyoruz.오늘날 우리는 그를 페니실린의 발견으로 기억합니다.
Bugün onu penisilini bulan adam olarak hatırlıyoruz.Ngày nay ông được nhớ tới với việc phát hiện ra penicillin.
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzy불분명:% 1@ label whether entry is fuzzy
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyAproximative:% 1@ label whether entry is fuzzy
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyDudosas: %1@label whether entry is fuzzy
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyEllenőrzendő:% 1@ info: status
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyFraglich: %1@info:status
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyFuzzy: %1@info: status
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyFuzzy:% 1@ label whether entry is fuzzy
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyOhlapno:% 1@ action: inmenu
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyWątpliwe:% 1@ option: check whether message is marked as Approved
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyΑσαφή:% 1@ label whether entry is fuzzy
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyНеточних:% 1@ label whether entry is fuzzy
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyНеясни:% 1@ info: status
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyפאזי:% 1@ label whether entry is fuzzy
Bulanık:% 1@ label whether entry is fuzzyمبهم:% 1@ label whether entry is fuzzy
Bulanık@ action: inmenu불분명함@ action: inmenu
Bulanık@ action: inmenuAproximative
Bulanık@ action: inmenuDudosas
Bulanık@ action: inmenuEllenőrzendő
Bulanık@ action: inmenuFraglich@action:inmenu
Bulanık@ action: inmenuFuzzy@action: inmenu
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod