Ana içeriğe geç
Sözlük

bulaşma ile cümle

bulaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Peki, cidden, HIV'in cinsel yolla bulaşması o kadar da kolay değildir.Εντάξει, σοβαρά, δεν είναι τόσο εύκολο ο HIV να μεταδοθεί μέσω της σεξουαλικής επαφής.
"Peki, neden petrole bulaşma riski en fazla olan kuşları toplamaya çalışmıyoruz?""Bueno, ¿por qué no intentamos recoger las aves más expuestas al petróleo"
"Peki, neden petrole bulaşma riski en fazla olan kuşları toplamaya çalışmıyoruz?""Oké, waarom proberen we niet de dieren te verzamelen die het grootste risico lopen om besmeurd te worden?"
"Peki, neden petrole bulaşma riski en fazla olan kuşları toplamaya çalışmıyoruz?""que correm maior risco de apanhar com o petróleo?"
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.Der Moment, in dem man Beweise findet für eine ernsthafte Übertragung von Mensch zu Mensch.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.En el momento en que se vea evidencia de transmisión de humano a humano seria.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.Il momento in cui ci sono le prove di una trasmissione diffusa tra esseri umani.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.În momentul în care vezi orice dovadă de transmitere serioasă de la om la om.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.Le moment où vous voyez une preuve quelconque de transmission d'homme à homme sérieuse.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.LG:어떤 증거들이라도 사람들간의 심각한 전염을 나타내는 순간을 찾고있습니다.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.Thời điểm mà bạn nhìn thấy bất cứ bằng chứng nào của việc truyền nhiễm nghiêm trọng từ người sang người.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.W momencie, gdy zobaczymy dowody, że ludzie zarażają się od siebie.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.В момента, в който се види каквото и да е доказателство за сериозно предаване от човек на човек.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.Момент угрозы наступит, когда будут доказательства того, что вирус передаётся от человека к человеку.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.לורי גרנט: ברגע בו אתה רואה עדות כלשהי של העברה רצינית מאדם לאדם.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.لورين: في اللحظة التي ترى فيها أي بوادر إنتقال حقيقي للفيروس بين البشر.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.深刻な感染の兆候がある時です 病気になった兄弟の世話をしている
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Albowiem wszystkie stoły ich pełne są zwracania i plugastwa, tak, aż miejsca nie staje.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Denn alle Tische sind voll Speiens und Unflats an allen Orten.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!for alle bord er fulle av vemmelig spy, det finnes ikke en ren flekk.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Hun tafels liggen vol met braaksel, overal ligt vuil.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Ja, alla bord äro fulla av vämjeliga spyor, ingen ren fläck finnes.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Kajti vse mize so polne izbljuvkov in nesnage, mesta čistega ni več.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!모든 상에는 토한 것 더러운 것이 가득하고 깨끗한 곳이 없도다
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Lebo všetky stoly sú plné vývratku a lajna, takže už nie je čistého miesta.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Meja mereka penuh dengan muntah, sehingga tak ada tempat yang bersih lagi
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Mert minden asztal telve undok okádással, úgy hogy hely sincs a nélkül.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!mửa ra ô uế đầy bàn tiệc, chẳng có chỗ nào sạch!
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!mửa ra ô_uế đầy bàn tiệc , chẳng có chỗ nào sạch !
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Nebo všickni stolové plní jsou vývratků a lejn, tak že žádného místa čistého není.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Pois todas as suas mesas estão cheias de vômitos e de sujidade, e não há lugar que esteja limpo.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Sillä täynnä oksennusta ja saastaa ovat kaikki pöydät - ei puhdasta paikkaa!
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Thi alle Borde er fulde af Spy, Uhumskhed flyder på hver en Plet.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Toate mesele sînt pline de vărsături murdare, şi nu mai este nici un loc curat. -
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Todas las mesas están llenas de vómito repugnante, hasta no quedar lugar limpio
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Toutes les tables sont pleines de vomissements, d`ordures; Il n`y a plus de place. -
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Tutte le tavole sono piene di fetido vomito; non c'è un posto pulito
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Διοτι πασαι αι τραπεζαι ειναι πληρεις εμετου και ακαθαρσιας, ουδεις τοπος μενει καθαρος.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Защото всичките трапези са пълни с бълвоч и нечостота, Така щото няма чисто място.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Ибо все столы наполнены отвратительною блевотиною, нет чистого места.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!כי כל שלחנות מלאו קיא צאה בלי מקום׃
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!فان جميع الموائد امتلأت قيأ وقذرا. ليس مكان.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!因 為 各 席 上 滿 了 嘔 吐 的 污 穢 、 無 一 處 乾 淨
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!因為 各 席上 滿 了 嘔吐 的 污穢 、 無一處乾淨
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.A maior parte das pessoas que o Dr. Southam injetou não desenvolveram cancro a partir das células injetadas.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.De flesta människor som doktor Southam injicerade utvecklade aldrig cancer från de injicerade cellerna.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.Die meisten Menschen, die Dr. Southam behandelte, entwickelten keinen Krebs aus den injizierten Zellen.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.Hầu hết những người được tiến sĩ Southam tiêm đều không phát triển bệnh ung thư từ tế bào được tiêm.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.Het merendeel van de mensen die Dr. Southam inspoot, ontwikkelden geen kanker door de geïnjecteerde cellen.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.Kebanyakan orang yang disuntik oleh Dr. Southam tidak terkena kanker dari sel yang disuntikkan.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.서덤 박사가 암을 주사한 사람들의 대부분에게서 암이 발전하지 않았습니다
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.La maggior parte di coloro che il Dott. Southam testo' non svilupparono il cancro dalle cellule iniettate.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.La mayoría de las personas que el Dr. Southam inyectó no desarrollaron cáncer de las células inyectadas.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.Majoritatea persoanelor injectate de Dr. Southam nu au dezvoltat cancer din celulele injectate.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.Southam által beoltott személyben nem fejlődött ki rák a befecskendezett sejtek hatására.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.Většina lidí injektovaných Dr. Southamem nebyla nakažena rakovinou z injektovaných buněk.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.Większość ludzi, których Dr. Southam poddał testom nie zaraziła się rakiem od wstrzykniętych komórek.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.Повечето от хората, които д-р Саудъм инжектирал не развили рак от инжектираните клетки.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.У многих из людей которым доктор Саузам сделал инъекцию рак не стал развиваться из введенных клеток.
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.מרבית האנשים להם הזריק דר' סאות'הם לא המשיכו ופיתחו סרטן מהתאים המוזרקים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod