Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.ﻣﻌﻈﻢ ﺍﻸﺷﺨﺎﺹ ﺍﻟﺬﻳﻦ ﺣﻘﻨﻬﻢ ﺩﻛﺘﻮﺭ ﺳﻮﺛﺎﻡ ﻟﻢ ﻳﺼﺎﺑﻮﺍ ﺑﺎﻟﺴﺮﻃﺎﻥ ﻣﻦ ﺍﻟﺨﻼﻳﺎ ﺍﻟﺘﻲ ﺣُﻘﻨﻮﺍ ﺑﻬﺎ
Southam'ın aşıladığı birçok kişi aşılanmış hücrelerden kanser bulaşmadı.ガンに感染した人は わずかに数えるのみでした 彼らの免疫力は
Tamiflu'nun, hastalığın insandan insana bulaşmasında hem Vietnam'da hem de그리고 타미플루에 저항성을 가진 종이 베트남에서도 사람간의 전염을 일으킨 것이 발견되었고
Tamiflu'nun, hastalığın insandan insana bulaşmasında hem Vietnam'da hem de Mısır'da etkili olduğunu gördük.Są już szczepy odporne na Tamiflu, przenoszone z człowieka na człowieka w Wietnamie i w Egipcie.
Tamiflu'nun, hastalığın insandan insana bulaşmasında hem Vietnam'da hem de Mısır'da etkili olduğunu gördük.We hebben in Vietnam en Egypte al Tamiflu-resistente stammen gezien bij de overdracht van persoon op persoon.
Tamiflu'nun, hastalığın insandan insana bulaşmasında hem Vietnam'da hem deוכעת אנו רואים זנים עמידים לטאמיפלו גם בויאטנם, בהעברה מאדם לאדם
Tamiflu'nun, hastalığın insandan insana bulaşmasında hem Vietnam'da hem deو نحن الآن قد رأينا بالفعل حالات مقاومة لتأثير التاميفلو في كلاً من فيتنام، ينتقل في الإنسان من فرد لآخر،
Tamiflu'nun, hastalığın insandan insana bulaşmasında hem Vietnam'da hem deベトナムでの ヒトからヒトへの感染 エジプトでのヒトからヒトへの感染で見られます
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanAf død, smitte, og unaturlig søvn: En større magt, end vi kan modsige
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanA halál, járvány, és természetellenes alvás: A nagyobb teljesítményű, mint tudjuk ellent
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanAv död, smitta och onaturliga sömn: En större makt än vi kan motsäga
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanCủa cái chết, lây lan, và không tự nhiên ngủ: Một sức mạnh lớn hơn chúng ta có thể mâu thuẫn
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanDa morte, de contágio, e não natural do sono: Um poder maior do que podemos contradizer
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanDel sonno della morte, il contagio, e innaturali: un potere più grande di quanto possiamo contraddire
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanDel sueño de muerte, contagio, y no natural: un poder mayor que el que puede entrar en contradicción
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanDe somn cu moartea, contagiune, şi nenaturale: O putere mai mare decât ne putem contrazice
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanDes Todes, Ansteckung und unnatürlichen Schlaf: Eine größere Macht, als wir widersprechen
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayan우리가 모순 수있는 것보다 더 많은 전력 : 사망, 질병, 그리고 부자연스러운 수면
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanKuoleman, tartunta, ja luonnoton nukkua: suurempi voima kuin voimme ristiriidassa
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanOd spanja smrti, okužbe, in nenaravno: večja moč, kot jih lahko v nasprotju
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanSmrti, choroby, a neprirodzené spánok: vyšší výkon, než sme schopní v rozpore
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanSmrti, nákazy, a nepřirozené spánek: vyšší výkon, než jsme schopni v rozporu
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanSnu śmierci, zarazy i nienaturalne: większą moc niż możemy zaprzeczać
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanVan de dood, besmetting, en onnatuurlijke slaap: Een grotere kracht dan we ons kunnen tegenspreken
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanΤου θανάτου, μετάδοσης, και αφύσικο ύπνο: μια μεγαλύτερη δύναμη από ό, τι μπορούμε να αντιφάσκουν
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanИз смерти, зараза, и неестественный сон: большая мощность, чем мы можем противоречить
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanОт смърт, зараза и неестествено сън: по-голяма сила, отколкото можем да противоречи
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanשינה מוות, הדבקה, ולא טבעית: כוח גדול יותר ממה שאנחנו יכולים לסתור
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanالموت ، العدوى ، وغير طبيعي النوم : قوة أكبر مما يمكننا يتعارض
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayan私たちの意図を阻止かれら: - 離れて来て、来て!汝の夫は、汝の胸に死んでそこにある;
Uyuşturucu enjekte etmek ile hastalığın bulaşması arasındaki ilişki iyi bilinmektedir.Η σχέση µεταξύ της ενέσιµης χρήσης ναρκωτικών και της µετάδοσης λοιµώξεων είναι εpiαρκώς τεκµηριωµένη.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.A baba pedig PMTCT-ben fog részesülni, ami azt jelenti, hogy vírusmentesen születhet meg.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.Dan bayinya akan menerima PMTCT, yang berarti bahwa bayi itu dapat dilahirkan tanpa virus HIV.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.E il suo bambino riceverà il PMTCT, e ciò significa che quel bambino non nascerà affetto dal virus.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.E o seu bebé irá receber PMTCT, o que significará que aquele bebé pode nascer livre do vírus.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.Haar baby krijgt later PMTCT, wat betekent dat de baby wordt geboren zonder het virus.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.Iar bebelușul său va fi tratat cu PMTCT, ceea ce înseamnă că bebelușul se poate naște fără virus.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.Jej dieťa dostane lieky PMTCT, čo znamená, že sa môže narodiť bez vírusu.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.Její dítě dostane léky PMTCT, což znamená, že se může narodit bez viru.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.또한 이 여성의 아이는 모자감염예방 프로그램인 PMTCT를 받게 될 것입니다. 즉, 뱃속의 아이는 에이즈 바이러스에서 벗어날 수 있다는 뜻이죠.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.Và đứa bé sẽ nhận PMTCT, nghĩa là đứa bé ấy sẽ sinh ra miễn nhiễm.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.Y su bebé recibirá PTMH, que quiere decir que ese bebé puede nacer libre del virus.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.Και στο μωρό θα χορηγηθεί PMTCT, που σημαίνει ότι αυτό το μωρό μπορεί να γεννηθεί χωρίς τον ιό.
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.והתינוק שלה יקבל PMTCT שאומר שהתינוק הזה יכול להוולד נקי מהנגיף
Ve bebeği PMTCT alacak bu demek oluyor ki o bebek virüse bulaşmadan doğacak.ウィルスに感染することなく 誕生することができるのです。 エイズを予防することが
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.Así que me puse a experimentar con la computadora.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.Dlatego też zacząłem majsterkować przy komputerach.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.Dus ik begon met de computer te rommelen destijds.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.Et donc, je commençais à fouiner dans l'ordinateur à cette époque.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.그래서 저는 컴퓨터로 무언가 하기 시작했죠.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.Quindi cominciai a pasticciare col computer all'epoca.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.Și așa am început să-mi fac de cap în acea vreme cu computerele.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.Und so fing ich an, mit Computern herumzuspielen.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.Vì vậy, tôi bắt đầu mày mò với máy tính.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.И така, започнах постоянно да се занимавам с компютъра.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.Я начал возиться с компьютером.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.אז התחלתי די להתעסק עם המחשב בזמנו.
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.و هكذا بدأت أحل المشكلة مع الكمبيوتر في ذلك الوقت
Ve böylece bilgisayara bulaşmaya başladım o zamanlar.これが私の最初の真剣勝負です
Ve deneyin da başka hiçbir şeye bulaşmamasını sağlayacaktır.반대로 실험이 다른 어떤 것도 오염시키지 않도록 해 줍니다.