Kokain enjekte etme, HIV ve hepatit C gibi kan yoluyla geçen hastalıkların bulaşması riskini taşımaktadır.Kokaiinin injektiokäyttöön liittyy veritartuntana leviävien sairauksien, kuten HIV:n ja C-hepatiitin riski.
Kokain enjekte etme, HIV ve hepatit C gibi kan yoluyla geçen hastalıkların bulaşması riskini taşımaktadır.Z uporabo kokaina so povezane duševne, srčnožilne in druge zdravstvene težave.
Kokain enjekte etme, HIV ve hepatit C gibi kan yoluyla geçen hastalıkların bulaşması riskini taşımaktadır.Психиатрични, сърдечносъдови и други здравословни проблеми се свързват с употребата на кокаин.
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.De obicei personajele negative nu au scrupule.
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.Es propio de los malos comportarse mal.
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.Gia'. Insomma, i cattivi dovrebbero comportarsi da cattivi.
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.Ich meine, wir erwarten von Schurken, daß sie schurkisch sind.
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.Jo. Já myslím, že zločinci mají presumpci neviny.
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.Maksudku, kita wajar menganggap penjahat untuk bersikap jahat.
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.Mert a főgonosz, az általában gonosz.
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.Quer dizer, esperamos que os vilões sejam muito maus.
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.- Totta Tarkoitan, roistojen oletetaan olevan roistomaisia.
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.Vi förväntar oss att skurkar ska vara skurkaktiga.
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.Ý tôi là, chúng ta mong chờ một kẻ du côn thể hiện tính côn đồ?
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.В смисъл, ние очакваме злодеите да се държат "злодейски".
Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.「自分で来ないなら手は出さない」と
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Älä ole kerkeä luopumaan hänestä, äläkä asetu pahan asian puolelle, sillä hän tekee, mitä vain tahtoo.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Chớ vội lui ra khỏi trước mặt người ; đừng ghì mài trong sự ác , vì vua làm điều chi đẹp_lòng mình .
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Chớ vội lui ra khỏi trước mặt người; đừng ghì mài trong sự ác, vì vua làm điều chi đẹp lòng mình.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Eile nicht zu gehen von seinem Angesicht, und bleibe nicht in böser Sache; denn er tut, was er will.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Förhasta dig icke att övergiva honom, inlåt dig ej på något som är ont; han kan ju göra allt vad han vill.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Gå bort fra hans Åsyn og bliv ikke stående, når Sagen står slet; thi han kan gøre alt, hvad han vil.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.왕 앞에서 물러가기를 급거히 말며 악한 것을 일삼지 말라 왕은 그 하고자 하는 것을 다 행함이니라
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Neponáhľaj sa odísť zpred jeho tvári ani nestoj v zlej veci, lebo učiní všetko, čo chce;
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Nepospíchej odjíti od tváři jeho, aniž trvej v zpouře; nebo cožť by koli chtěl, učinil by.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Ne prenagli se, da greš izpred obličja njegovega, in ne vtikaj se v hudo reč! Zakaj on stori vse, kar hoče,
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Ne siess elmenni az õ orczája elõl, ne állj rá a gonosz dologra; mert valamit akar, megcselekszi.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Nie skwapiaj się odejść od oblicza jego, ani trwaj w uporze; albowiem cobykolwiek chciał, uczyniłciby.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.non allontanarti in fretta da lui e non persistere nel male; perché egli può fare ciò che vuole
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.no te apresures a irte de su presencia, ni te detengas en cosa mala, porque él hará todo lo que le plazca
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Nu te grăbi să pleci dinaintea lui, şi nu stărui într'un lucru rău: căci el poate face tot ce vrea,
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Raja dapat bertindak semaunya, kalau ia tak berkenan, lebih baik jauhi dia
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Vær ikke for snar til å forlate ham, og vær ikke med på noget som er ondt! For han gjør alt det han vil.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Μη σπευδε να φυγης απ' εμπροσθεν αυτου μη εμμενης εις πραγμα κακον διοτι παν ο, τι θεληση, καμνει.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Не бързай да излезеш от присъствието му; Не постоянствай в лоша работа; Защото върши всичко, каквото иска,
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.Не спеши уходить от лица его, и не упорствуй в худом деле; потому что он, что захочет, все может сделать.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.אל תבהל מפניו תלך אל תעמד בדבר רע כי כל אשר יחפץ יעשה׃
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.لا تعجل الى الذهاب من وجهه. لا تقف في أمر شاق لانه يفعل كل ما شاء.
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.不 要 急 躁 離 開 王 的 面 前 . 不 要 固 執 行 惡 . 因 為 他 凡 事 都 隨 自 己 的 心 意 而 行
Kralın huzurundan ayrılmak için acele etme. Kötülüğe bulaşma. Çünkü o dilediği her şeyi yapar.不要 急躁 離開 王 的 面前 . 不要 固執 行惡 . 因為 他 凡事 都 隨自己 的 心意 而行
laboratuvarlarımızda çalıştırdığımız dünya çapında virüs bulaşmalarını takip eden sistemlerin bir örneği.우리가 연구소에서 사용하는 전세계 바이러스 감염을 추적하는 시스템입니다.
laboratuvarlarımızda çalıştırdığımız dünya çapında virüs bulaşmalarını takip eden sistemlerin bir örneği.זו דוגמא לאחת המערכות שאנו מריצים במעבדה, שאנו עוקבים אחרי הידבקויות בעולם.
laboratuvarlarımızda çalıştırdığımız dünya çapında virüs bulaşmalarını takip eden sistemlerin bir örneği.مثال للانظمة التي نشغلها في مختبراتنا حيث نتعقب اصابات الفيروسات عالميا
laboratuvarlarımızda çalıştırdığımız dünya çapında virüs bulaşmalarını takip eden sistemlerin bir örneği.世界中のウィルス感染を追跡しています ウィルスをスウェーデンや台湾や
Niye ona bulaşmak zorundaydı?¿Por qué tuvo que mezclarse con él?
Niye ona bulaşmak zorundaydı?Pourquoi a-t-il fallu qu'elle soit mêlée à ça ?
Niye ona bulaşmak zorundaydı?Sao cô cứ phải dính líu với hắn chi vậy?
Niye ona bulaşmak zorundaydı?Зачем она с ним связалась?
Niye ona bulaşmak zorundaydı?Защо и трябва да се замесва с тях?
Ön yargının ilk aşaması olan normal temas ile bulaşma korkusunu anlamak oldukça basit.Первый уровень предрассудков – страх заражения при любом контакте – очень просто разрушить.
O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Akármi is legyen ez a kibaszott valami, kurvára nehéz dolga lesz ha együtt maradunk.
O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Czymkolwiek to kurewstwo jest będzie mu trudniej nas dopaść jeśli będziemy trzymać się razem.
O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.le será mas difícil si nos mantenemos unidos.
O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Lo que sea esa cosa, le será mas difícil si nos mantenemos unidos.
O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Mikä ikinä tuo vitun asia on, sen tulee olemaan vaikeampi viedä meidät, jos me pidämme yhtä.
O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Seja o que for essa coisa vai levar mais tempo a apanhar-nos se ficarmos juntos.
O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Ta zkurvená věc to... ...bude mít těžší, když se budeme držet pohromadě.
O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Ότι και ναταν αυτό θα δυσκολευτεί να μας πιάσει αν ήμαστε ενωμένοι.
O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Где год да је то проклето створење... биће му много теже ако останемо заједно.
Peki, cidden, HIV'in cinsel yolla bulaşması o kadar da kolay değildir.Dobra, na poważnie, nie tak łatwo zarazić się HIV poprzez seks.