Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Iba zastavením prenosu choroby sa bude svet schopný HIV zbaviť.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Jen zastavením přenášení choroby se jí bude svět moci zbavit.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Nur indem wir die Übertragung stoppen kann die Welt damit fertig werden.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Samo s preprečevanjem prenašanja virusa se bo svet lahko spopadel s tem.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Só impedindo a transmissão poderá o mundo lidar com isto.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Tylko powstrzymując infekcje damy sobie radę.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Vain pysäyttämällä leviäminen asia voidaan hoitaa maailmassa.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Μόνο με τη διακοπή της διάδοσης θα μπορούσε ο κόσμος να αντιμετωπίσει το HIV.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Лише зупинивши передачу вірусу, ми зможемо справитися з ним.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Само чрез спиране на разпространението светът ще е в състояние да се справи с това.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Только остановив передачу вируса, мир сможет справиться с ним.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.רק ע"י מניעת הדבקה העולם יוכל להתמודד עם זה.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.فلن يتمكن العالم من التحكم بالمرض حتى يقوموا بإيقاف إنتشار العدوى
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.世界はエイズにうまく対処することはできません 薬は高すぎます -- 例えワクチンができたとしても
Evet... Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.Ale kiedy myślimy o złoczyńcach... oczekujemy potworności.
Evet... Kötü kalpli insanların kötü işlere bulaşmasını bekleriz.Oui, mais pour un voyou, non?
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Aber in meiner Menschlichkeit habe ich auch meinem Ego Raum gegeben.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Ale przez człowieczeństwo, odezwało się też moje ego.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Ale v mém přístupu jsem také nechával hodně vyniknou mé ego.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Ale v mojej ľudskosti som taktiež dovolil, aby sa ozvalo moje ego.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Ampak v svoji človečnosti sem dovolil, da se vplete moj ego.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Dar umanitatea mea i-a făcut loc și propriului meu ego.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.De az emberi gyengeségem teret engedett az egómnak.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.하지만 제 인간성 면에서, 제 이기심이 개입하는걸 그냥 놔뒀죠.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Maar menselijk is ook, dat ik mijn ego heb binnengelaten.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Mais dans mon humanité, je permets aussi à mon ego d'entrer.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Ma nella mia umanità, permetto anche al mio ego di intrudere.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Mas com toda a minha humanidade, também permito que o meu ego se intrometa.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Men i min menneskelighed har jeg også ladet mit ego slippe ind.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Namun dari sisi kemanusiaan saya, saya juga mengijinkan ego saya terlibat.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Nhưng với bản chất của mình, tôi cũng cho phép lòng tự trọng của mình len lỏi vào.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Pero en mi humanidad también dí lugar a mi ego.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Αλλά στην ανθρώπινη φύση μου, επέτρεψα επίσης στο εγώ μου να μπει στη μέση.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Але як людині я часто дозволяв своєму "я" заважати мені.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Но в моята човечност, също позволявах на егото ми да взема превес.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.Но, как человек, я также поддался влиянию своего эго.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.אך באנושיות שלי, אני גם מאפשר לאגו שלי להשתלט עלי.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.و لكن في إنسانيتي، سمحت لذاتيتي ان تتدخل أيضاً.
Fakat benim kişiliğim, egomun bulaşmasına müsaade ediyorum.エゴもありました 大切な人との時間を どうでもよいことで
HCV, HIV’e benzer şekillerde, iğne paylaşımı yoluyla bulaşmaktadır.A HCV átadása közös tűhasználattal történik, a HIV-hez hasonlóan.
HCV, HIV’e benzer şekillerde, iğne paylaşımı yoluyla bulaşmaktadır.À l’instar du VIH, l’hépatite C se transmet par le partage des seringues.
HCV, HIV’e benzer şekillerde, iğne paylaşımı yoluyla bulaşmaktadır.Diese Lebererkrankung verursacht im Endstadium erhebliche Behandlungskosten (Jager et al., 2004).
HCV, HIV’e benzer şekillerde, iğne paylaşımı yoluyla bulaşmaktadır.HCV przenoszony jest w podobny sposób jak HIV, m.in. poprzez korzystanie ze wspólnych igieł.
HCV, HIV’e benzer şekillerde, iğne paylaşımı yoluyla bulaşmaktadır.HCV se podobno kot virus HIV prenaša s souporabo igel.
HCV, HIV’e benzer şekillerde, iğne paylaşımı yoluyla bulaşmaktadır.Hcv wordt net als hiv overgedragen door het delen van naalden.
HCV, HIV’e benzer şekillerde, iğne paylaşımı yoluyla bulaşmaktadır.O VHC é transmitido através da partilha de seringas e agulhas, à semelhança do VIH.
HCV, HIV’e benzer şekillerde, iğne paylaşımı yoluyla bulaşmaktadır.Tähän voivat olla syynä rokotusasteen erot tai muutkin tekijät.
HCV, HIV’e benzer şekillerde, iğne paylaşımı yoluyla bulaşmaktadır.VHC este transmis prin partajarea acelor în moduri similare cu HIV.
HCV, HIV’e benzer şekillerde, iğne paylaşımı yoluyla bulaşmaktadır.(Русия, Беларус), през последните години са отчетени нови увеличения.
HIV bulaşmasını zorlaştırıyor."그것만으로도 아주 효과적인 예방 방법이다."라고 말합니다.
HIV bulaşmasını zorlaştırıyor."làm cho khó truyền HIV hơn"
HIV bulaşmasını zorlaştırıyor."בגלל שהטיפול מפחית את העומס הנגיפי ולכן
HIV bulaşmasını zorlaştırıyor."وبالتالي يجعل من الصعب نقل هذا الفيرس للشخص الاخر
HIV bulaşmasını zorlaştırıyor."つまり ウイルス血症についてもう一度見てみると
HIV'in cinsel yolla bulaşması o kadar da kolay değildir.El VIH no es tan fácil de transmitir sexualmente.
HIV'in cinsel yolla bulaşması o kadar da kolay değildir.Es ist tatsächlich gar nicht so einfach, HIV sexuell zu übertragen.
HIV'in cinsel yolla bulaşması o kadar da kolay değildir.HIV är faktiskt inte så lätt att överföra sexuellt.
HIV'in cinsel yolla bulaşması o kadar da kolay değildir.HIV-et valójában nem olyan könnyű szexuális úton terjeszteni.
HIV'in cinsel yolla bulaşması o kadar da kolay değildir.HIV is in werkelijkheid niet zo eenvoudig om over te dragen middels seks.
HIV'in cinsel yolla bulaşması o kadar da kolay değildir.사실 HIV는 성적 접촉을 통해 쉽게 전염되지 않습니다.