Treponemal antikor testleri genellikle ilk bulaşmadan iki ila beş hafta sonra pozitif hale gelir.Testi protiteles na treponeme navadno postanejo pozitivni dva do pet tednov po začetni okužbi.
Hepatit C’nin cinsel ilişki yoluyla bulaşıp bulaşmadığı bilinmemektedir.Ali se hepatitis C lahko prenaša s spolnimi odnosi, ni enoznačno dokazano.
Kardiyovasküler firengi genellikle ilk bulaşmadan 10-30 yıl sonra ortaya çıkar.Kardiovaskularni sifilis se po navadi pojavi 10-30 let po prvotni okužbi.
Diğer mahkumlar, hatta katiller, Abruzzi'ye bulaşmaktan korkmaktadırlar.Kiti kaliniai, įskaitant ir žudikus, palaiko Abruzio verslą kalėjime.
Tek bir bulaşmadan sonra ömür boyu bağışıklık kazanılır.Po vienos infekcijos asmuo įgyja imunitetą visam gyvenimui.
Cüzzamın bulaşma kaynağı sadece insandır.Infekcijos šaltinis – žmogus.
Hastalığın bulaşması ile belirtilerin ortaya çıkması arasındaki süre iki ila altı haftadır.Nuo užsikrėtimo iki galimo simptomų pasireiškimo gali praeiti nuo dviejų iki šešių savaičių.
Hastalığın yakın şekilde oturan insanlara bulaşma riski daha fazladır.Samas suurendab nakatumise riski haige inimese lähedal istumine.
Bulaşma başlıca oral ve inhalasyon yolu ile olur.Nakatumine toimub fekaal-oraalsel teel.
Bazı eklembacaklılarda, cins bulaşmaya göre belirlenir.Haigestunute järgi saab kindlaks teha, kus nakatuti.
Bazı hastalarda frengi görülünce Neisser hastalığın serumlardan bulaşmadığını savundu.Seal ta seletas, miks sõjas suri rohkem sõdureid antiseptikumide kui nakkuse tõttu.
İtalyan Dış İşleri Bakanı görüşmelere asla bulaşmadı.Ta ei kuulunud kunagi regulaarselt Itaalia koondisse, olles varuväravavaht.
19182daki büyük grip salgınında anladığım kadarıyla virüsün insana bulaşmasıyla güçsüzleştiğini varsaydılar.바이러스가 사람에 감염될 경우에 위력이 약해진다는 이론을 세운것 같은데
19182daki büyük grip salgınında anladığım kadarıyla virüsün insana bulaşmasıyla güçsüzleştiğini varsaydılar.הם שיערו כי היה סוג מסויים של דילול הנגיף כאשר הוא עבר לבני אדם.
19182daki büyük grip salgınında anladığım kadarıyla virüsün insana bulaşmasıyla güçsüzleştiğini varsaydılar.وضعوا نظرية ما بإن تأثير الفيروس قد أصبح إقل عندما إنتقل إلى البشر.
19182daki büyük grip salgınında anladığım kadarıyla virüsün insana bulaşmasıyla güçsüzleştiğini varsaydılar.幾分衰弱していたと理論づけされました 今回も その可能性はありますか?
Ama son zamanlarda... ...kirli paraya bulaşmak üzereydim.근데 얼마 전에 좀 옳지 못한 돈을 만질 뻔 했습니다
Ama son zamanlarda... ...kirli paraya bulaşmak üzereydim.Mas, recentemente... Quase mexi com dinheiro sujo.
Ama son zamanlarda... ...kirli paraya bulaşmak üzereydim.Pero hace poco... casi me mancho con dinero sucio.
Ama son zamanlarda... ...kirli paraya bulaşmak üzereydim.Tapi akhir-akhir ini... Aku hampir memegang uang panas
Ama son zamanlarda... ...kirli paraya bulaşmak üzereydim.А останнім часом трохи не зав'язнув в брудних справах.
Ama son zamanlarda... ...kirli paraya bulaşmak üzereydim...لكن حالياً كدت أن أتورط بـ نقود مختلسة
Aslında 1918'de virüsün insana bulaşmadan önce kuşlar üzerindeki yarattığı ölüm oranın bilmiyoruz.조류에서 사람으로 바이러스가 옮겨지기 전에 야생 조류에 얼마나 치명적이었는지 정확히 알 수 없습니다.
Aslında 1918'de virüsün insana bulaşmadan önce kuşlar üzerindeki yarattığı ölüm oranın bilmiyoruz.מה הייתה רמת הקטלנות של הזן משנת 1918 לעופות פרא לפני שהוא קפץ מעופות לבני אדם.
Aslında 1918'de virüsün insana bulaşmadan önce kuşlar üzerindeki yarattığı ölüm oranın bilmiyoruz.مدى خطورة سلالة الفيروس في 1918 على الطيور البرية قبل أن ينتقل من الطيور إلى البشر.
Aslında 1918'de virüsün insana bulaşmadan önce kuşlar üzerindeki yarattığı ölüm oranın bilmiyoruz.致死率に関しては分かっていません トリからヒトへの感染が起こる前です 興味深いことは
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır.지배성, 그 원리가 "날 괴롭히지마," 라는 원리로,
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır.la dominance, dont le principe est "Ne me cherche pas,"
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır.reciprocity(交換)は 「背中を掻いてくれれば 掻いてあげるよ」
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır."Te megvakarod az én hátam; én megvakarom a tiéd", vagy a szexualitás:
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır.אדנות, עם העיקרון של "אל תתעסקו איתי,"
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır.الهيمنة، والتي مبدأها "لا تعبث معي،"
Bir araştırma sonucu Prens Lee Han'ın... ...antika sahteciliği işine bulaşmadığı ortaya çıktı.Μια έρευνα αποκάλυψε ότι ο Πρίγκιπας Λι Χαν δεν είχε σχέση με την πώληση πλαστών αντίκων.
Bir araştırma sonucu Prens Lee Han'ın... ...antika sahteciliği işine bulaşmadığı ortaya çıktı.تحقيقات افادت ان الامير لي هان لم تكن له علاقة بالاثار المزيفة
Bu cam fanus, bu deneye hiçbir şeyin bulaşmamasını이 둥근 항아리는
Çoğu yeni alan tarım arazilerinin üzerine oluşturulduysa daormanlara da bulaşmaktadır.A legtöbb új területet mezőgazdasági terület rovására hozták létre, de erdős területre is behatoltak.
Çoğu yeni alan tarım arazilerinin üzerine oluşturulduysa daormanlara da bulaşmaktadır.De fleste nye arealer er skabt på bekostning af landbrugsjord, men trænger sig også ind på skove.
Çoğu yeni alan tarım arazilerinin üzerine oluşturulduysa daormanlara da bulaşmaktadır.Die bebauten Flächen breiten sich in ganz Europa aus und nehmen schneller zu als die Bevölkerung.
Çoğu yeni alan tarım arazilerinin üzerine oluşturulduysa daormanlara da bulaşmaktadır.Ich rozwój następuje o wiele szybciej niż wzrost zaludnienia.
Çoğu yeni alan tarım arazilerinin üzerine oluşturulduysa daormanlara da bulaşmaktadır.Pozidane površine se širijo po vsej Evropi in naraščajo mnogo hitreje kot prebivalstvo.
Çoğu yeni alan tarım arazilerinin üzerine oluşturulduysa daormanlara da bulaşmaktadır.Suurin osa uusista rakennetuista alueista on saatu maatalousmaista, mu a osa on ote u myös metsämaista..
Çoğu yeni alan tarım arazilerinin üzerine oluşturulduysa daormanlara da bulaşmaktadır.Většina nových staveb byla vytvořena na úkor zemědělské půdy, ale významně zasažena je rovněž lesní půda.
Çoğu yeni alan tarım arazilerinin üzerine oluşturulduysa daormanlara da bulaşmaktadır.Повечето нови площи са създадени за сметка на земеделска земя, както и за сметка на горски площи.
Dedi ki: "Peki, neden petrole bulaşma riski en fazla olan kuşları toplamaya çalışmıyoruz?"Il a dit, "Bon, pourquoi n'essayons-nous pas de ramasser
Dedi ki: "Peki, neden petrole bulaşma riski en fazla olan kuşları toplamaya çalışmıyoruz?"그는 "기름에 오염될 위험이 가장 많은
Dedi ki: "Peki, neden petrole bulaşma riski en fazla olan kuşları toplamaya çalışmıyoruz?"הוא אמר, "אוקיי, למה שלא ננסה לאסוף
Dedi ki: "Peki, neden petrole bulaşma riski en fazla olan kuşları toplamaya çalışmıyoruz?"قال "لم لا نحاول جمع..
Dedi ki: "Peki, neden petrole bulaşma riski en fazla olan kuşları toplamaya çalışmıyoruz?"ペンギンを保護しよう」
Dinle beni. O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Vad det jävla sak är det kommer att få det svårare tar oss ut om vi håller ihop.
Dinle beni. O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Wat dat klote ding ook is... het gaat meer moeite moeten doen ons te pakken, als we samen blijven.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Alleen door de transmissie te stoppen kan de wereld dit aan.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.C'est seulement en arrêtant la transmission que le monde sera capable de la maîtriser
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Chỉ bằng cách ngăn chăn sự lây lan thế giới mới có thể đối phó được với đại dịch.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Csak a fertőzés megállításával tud majd a világ megbírkózni a járvánnyal.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Det är bara genom att stoppa spridningen som världen kommer kunna handskas med epidemin.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Doar prin stoparea transmiterii va putea lumea să gestioneze situaţia.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.E' solo fermando la trasmissione che il mondo sarà in grado di affrontarlo.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Es sólo deteniendo la transmisión que el mundo podrá combatirlo.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.Hanya dengan menghentikan penyebaranlah dunia dapat mengatasi masalah ini.
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını engelleyerek başa çıkabilecek.범세계적 HIV 문제를 해결하기 위해서는 더 이상의 전염을 막는 것이 유일한 방법입니다.