buhur ile cümle
buhur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;uma colher de ouro do dez siclos, cheia de incenso;
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;una coppa d'oro di dieci sicli piena di profumo
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;un cucharón de oro de 10 siclos, lleno de incienso
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;une coupe d`or de dix sicles, pleine de parfum;
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;vidare en skål av guld om tio siklar, full med rökelse,
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;y arany csésze, tíz [siklus súlyú] füstölõ szerekkel telve.
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;y arany csésze, tíz [siklus súlyú], füstölõ szerekkel telve.
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;y arany csészét, tíz [siklus súlyút], füstölõ szerekkel telve.
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;zlato torilce, deset seklov težko, polno kadila,
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;εις θυμιαματοδοχος χρυσους δεκα σικλων, πληρης θυμιαματος
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;εις θυμιαματοδοχος χρυσους δεκα σικλων, πληρης θυμιαματος.
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;ενα θυμιαματοδοχον χρυσουν δεκα σικλων, πληρης θυμιαματος
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;един златен темянник от десет сикли , пълен с темян;
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;одна золотая кадильница в десять сиклей , наполненная курением,
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;одну золотую кадильницу в десять сиклей , наполненную курением,
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;כף אחת עשרה זהב מלאה קטרת׃
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;وصحنا واحدا عشرة شواقل من ذهب مملوّا بخورا
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;وصحن واحد عشرة شواقل من ذهب مملوء بخورا
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;一 個 金 盂 、 重 十 舍 客 勒 、 盛 滿 了 香
buhur dolu on şekel ağırlığında altın bir tabak;一 個 金盂 、 重 十 舍 客勒 、 盛滿 了 香
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;A füstölõ oltárt és rúdjait, a kenetnek olaját, és a jó illatú füstölõt, a hajlék ajtajára ajtótakarót.
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;bàn thờ xông hương cùng đòn khiêng; dầu xức, hương liệu, và bức màn cửa đền tạm;
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;bàn_thờ xông hương cùng đòn khiêng ; dầu xức , hương_liệu , và bức màn cửa đền tạm ;
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;den Räucheraltar mit seinen Stangen, die Salbe und Spezerei zum Räuchwerk; das Tuch vor der Wohnung Tür;
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;in kadilni oltar in droga zanj, mazilno olje in blagodišeče kadilo, zaveso za vhod, za vhod v prebivališče;
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;분향단과 그 채와 관유와 분향할 향품과 성막문의 장과
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;mezbah tempat membakar dupa dengan kayu pengusungnya, minyak upacara, dupa yang harum; tirai untuk pintu Kemah
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;Røgelsealteret med dets Bærestænger, Salveolien og Røgelsen. Forhænget til Boligens Indgang,
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;suitsutusalttarin korentoineen, voiteluöljyn ja hyvänhajuisen suitsukkeen, oviuutimen asumuksen ovelle,
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;Též oltář pro kadění a sochory jeho, i olej pomazání a kadidlo z vonných věcí, i zastření dveří v příbytku;
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;и жертвенник для курений и шесты его, и елей помазания, и благовонные курения, изавесу ко входу скинии,
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;ואת מזבח הקטרת ואת בדיו ואת שמן המשחה ואת קטרת הסמים ואת מסך הפתח לפתח המשכן׃
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;ومذبح البخور وعصويه ودهن المسحة والبخور العطر وسجف الباب لمدخل المسكن
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;香 壇 、 和 壇 的 杠 、 膏 油 、 和 馨 香 的 香 料 、 並 帳 幕 門 口 的 簾 子
buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;香壇 、 和 壇的杠 、 膏油 、 和 馨香 的 香料 、 並帳 幕 門口 的 簾子
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.A všecko množství lidu bylo vně, modlíce se v hodinu zápalu.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.A všetko množstvo ľudu modlilo sa vonku v hodinu kadenia.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.A wszystko mnóstwo ludu było na dworze, modląc się w godzinę kadzenia.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Ðương giờ dâng hương , cả đoàn dân đông đều ở ngoài cầu_nguyện .
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Ðương giờ dâng hương, cả đoàn dân đông đều ở ngoài cầu nguyện.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.És a népnek egész sokasága imádkozék kívül a jó illatozás idején;
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.e toda a multidão do povo orava da parte de fora, � hora do incenso.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.În ceasul tămîierii, toată mulţimea norodului se ruga afară.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.In vsa množica ljudstva je bila zunaj in je molila ob uri kajenja.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Ja kaikki kansa oli suitsuttamisen aikana ulkopuolella rukoilemassa.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.모든 백성은 그 분향하는 시간에 밖에서 기도하더니
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Och hela menigheten stod utanför och bad, medan rökoffret förrättades.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.og hele folkemengden stod utenfor og bad i røkofferets stund.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Og hele Folkets Mængde holdt Bøn udenfor i Røgelseofferets Time.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Sementara upacara pembakaran kemenyan diadakan, orang banyak berdoa di luar
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Terwijl hij in het heiligdom bezig was, stonden op het tempelplein vele mensen te bidden.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Toda la multitud del pueblo estaba fuera, orando a la hora del incienso
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Toute la multitude du peuple était dehors en prière, à l`heure du parfum.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Tutta l'assemblea del popolo pregava fuori nell'ora dell'incenso
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Und die ganze Menge des Volks war draußen und betete unter der Stunde des Räucherns.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.και παν το πληθος του λαου προσηυχετο εξω εν τη ωρα του θυμιαματος.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.а все множество народа молилось вне во время каждения, –
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.А все множество народу молилось ізнадвору під час кадження.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.И като свещенодействуваше той пред Бога по реда на своя отред,
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.וכל קהל העם היו מתפללים בחוץ בעת הקטרת׃
İlgili Sayfalar