buhur ile cümle
buhur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››ואת שמן המשחה ואת קטרת הסמים לקדש ככל אשר צויתך יעשו׃
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››ودهن المسحة والبخور العطر للقدس. حسب كل ما امرتك به يصنعون
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››膏 油 、 和 為 聖 所 用 馨 香 的 香 料 、 他 們 都 要 照 我 一 切 所 吩 咐 的 去 作
mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››膏油 、 和 為聖 所 用 馨香 的 香料 、 他 們都 要 照 我 一切 所 吩咐 的 去作
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.A tak učiním, dí Hospodin, přítrž Moábovi, obětujícímu na výsosti a kadícímu bohům jeho.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Ðức Giê-hô-va phán: Ta sẽ cất khỏi Mô-áp kẻ dâng tế lễ trên nơi cao, và kẻ đốt hương cho các thần mình.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Ðức_Giê - hô-va phán : Ta sẽ cất khỏi Mô-áp kẻ dâng tế_lễ trên nơi cao , và kẻ đốt hương cho các thần mình .
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.És kifogyasztom Moábból, azt mondja az Úr, a ki a magaslaton áldozik és füstöt gerjeszt az õ isteneinek.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.In storim, da pogine v Moabu, govori GOSPOD, kdor daruje na višavi in kdor kadi bogovom svojim.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Io farò scomparire in Moab - dice il Signore - chi sale sulle alture e chi brucia incenso ai suoi dei
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.I uczynię, mówi Pan, że ustanie w Moabie ofiarujący na wyżynach, i kadzący bogom swoim.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Jeg udrydder af Moab den, der stiger op på Offerhøjen og tænder Offerild for dets Guder, lyder det fra HERREN.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.나 여호와가 말하노라 모압 산당에서 제사하며 그 신들에게 분향하는 자를 내가 그치게 하리라
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Minä lopetan Mooabista, sanoo Herra, kukkuloilla-uhraajat, ne, jotka polttavat uhreja jumalillensa.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Og jeg utrydder av Moab, sier Herren, hver den som stiger op på en haug og brenner røkelse for sine guder.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Истреблю у Моава, говорит Господь, приносящихжертвы на высотах и кадящих богам его.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.והשבתי למואב נאם יהוה מעלה במה ומקטיר לאלהיו׃
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.وابطل من موآب يقول الرب من يصعد في مرتفعة ومن يبخر لآلهته.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.耶 和 華 說 、 我 必 在 摩 押 地 、 使 那 在 邱 壇 獻 祭 的 、 和 那 向 他 的 神 燒 香 的 、 都 斷 絕 了
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.耶和華 說 、 我 必 在 摩押 地 、 使 那 在 邱壇獻 祭 的 、 和 那 向 他 的 神燒 香的 、 都斷絕了
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Dazu nahm der Hauptmann die Pfannen und Becken, was golden und silbern war,
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.I kadidlá i čaše, všetko, už či bolo zo zlata a či zo striebra, pobral veliteľ kráľovskej stráže.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Il capo delle guardie prese ancora i bracieri e i bacini, quanto era d'oro puro e quanto era d'argento puro
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.I nádoby k oharkům a kotlíky, a cokoli zlatého a stříbrného bylo, pobral hejtman nad žoldnéři,
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.시위대 장관이 또 불 옮기는 그릇들과 주발들 곧 금물의 금과 은물의 은을 가져갔으며
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Lại quan thị vệ ấy đem đi những lư hương, chậu, và các vật bằng vàng, bạc.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Lại quan thị_vệ ấy đem đi những lư hương , chậu , và các vật bằng vàng , bạc .
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Le chef des gardes prit encore les brasiers et les coupes, ce qui était d`or et ce qui était d`argent.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.også Panderne og Skålene, alt, hvad der helt var af Guld eller Sølv, røvede Øversten for Livvagten.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Samoin otti henkivartijain päällikkö hiilipannut ja maljat, jotka olivat läpeensä kultaa tai hopeata.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Tudi ponve in čaše, kar je bilo od zlata, v zlatu, kar od srebra, v srebru je vzel glavar telesne straže.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Ελαβε προσετι ο αρχισωματοφυλαξ και τα πυροδοχεια και τας φιαλας, ο, τι ητο χρυσουν και ο, τι αργυρουν
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.и кадильницы, и чаши, что было золотое и что было серебряное, взял начальниктелохранителей:
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.ואת המחתות ואת המזרקות אשר זהב זהב ואשר כסף כסף לקח רב טבחים׃
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.والمجامر والمناضح. ما كان من ذهب فالذهب وما كان من فضة فالفضة اخذها رئيس الشرط.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.火 鼎 、 碗 、 無 論 金 的 銀 的 、 護 衛 長 也 都 帶 去 了
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.火 鼎 、 碗 、 無論金 的 銀的 、 護衛長 也 都 帶去了
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.Aber wenn man sie jetzt ruft, so wenden sie sich davon und opfern den Baalim und räuchern den Bildern.
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.Ako ich volali, tak išli ta zpred ich tvári; obetovali Bálom a kadili rytinám.
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.A mint hívták õket, úgy mentek el elõlök: a Baáloknak áldoztak és a bálványoknak füstöltek.
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.Jo mer jeg kaldte dem, des mere fjerned de sig fra mig; de ofrer til Baalerne, tænder for Billederne Offerild,
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.Kadar so jih klicali proroki, so bežali izpred njih: darovali so Baalom in kadilo žgali rezanim podobam.
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.선지자들이 저희를 부를수록 저희가 점점 멀리하고 바알들에게 제사하며 아로새긴 우상앞에서 분향하였느니라
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.Ma più li chiamavo, più si allontanavano da me; immolavano vittime ai Baal, agli idoli bruciavano incensi
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.Volali jich, oni tím více ucházeli před nimi, Bálům obětovali, a rytinám kadili,
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.Звали их, а они уходили прочь от лица их: приносили жертву Ваалам и кадили истуканам.
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.קראו להם כן הלכו מפניהם לבעלים יזבחו ולפסלים יקטרון׃
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.كل ما دعوهم ذهبوا من امامهم يذبحون للبعليم ويبخّرون للتماثيل المنحوتة.
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.先 知 越 發 招 呼 他 們 、 他 們 越 發 走 開 、 向 諸 巴 力 獻 祭 、 給 雕 刻 的 偶 像 燒 香
Peygamberler İsraili çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallara, Buhur yaktılar putlara.先知 越發 招呼 他 們 、 他 們越發 走開 、 向諸 巴力 獻祭 、 給 雕刻 的 偶像 燒香
Puta tapılan yerlerde, tepelerde, bol yapraklı her ağacın altında kurban kesip buhur yaktı.A adus jertfe şi tămîie pe înălţimi, pe dealuri şi supt toţi copacii verzi.
Puta tapılan yerlerde, tepelerde, bol yapraklı her ağacın altında kurban kesip buhur yaktı.Aducea jertfe şi tămîie pe înălţimi, pe dealuri şi supt orice copac verde.
Puta tapılan yerlerde, tepelerde, bol yapraklı her ağacın altında kurban kesip buhur yaktı.Áldozék és tömjéneze a magaslatokon is, a halmokon is és minden zöld fa alatt.
Puta tapılan yerlerde, tepelerde, bol yapraklı her ağacın altında kurban kesip buhur yaktı.A obetoval a kadil na výšinách a na brehoch a pod každým stromom zeleným.
Puta tapılan yerlerde, tepelerde, bol yapraklı her ağacın altında kurban kesip buhur yaktı.A obetoval a kadil na výšinách a na brehoch i pod každým stromom zeleným.
Puta tapılan yerlerde, tepelerde, bol yapraklı her ağacın altında kurban kesip buhur yaktı.A obětoval i kadíval na výsostech a na pahrbcích, i pod každým stromem zeleným.
Puta tapılan yerlerde, tepelerde, bol yapraklı her ağacın altında kurban kesip buhur yaktı.E sacrificava e queimava incenso nos altos e nos outeiros, como também debaixo de toda árvore frondosa.
Puta tapılan yerlerde, tepelerde, bol yapraklı her ağacın altında kurban kesip buhur yaktı.És ott áldozott és tömjénezett a magaslatokon és a halmokon és minden zöld fa alatt.
Puta tapılan yerlerde, tepelerde, bol yapraklı her ağacın altında kurban kesip buhur yaktı.Han ofrede og tændte Offerild på Offerhøjene og de høje Steder og under alle grønne Træer.
Puta tapılan yerlerde, tepelerde, bol yapraklı her ağacın altında kurban kesip buhur yaktı.Hij offerde en verbrandde reukwerk op de heuvels en op de talloze altaren in de schaduw van de bomen.
İlgili Sayfalar