Ana içeriğe geç
Sözlük

buda ile cümle

buda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi, aslında buda,sınırlı da olsa, ayrı bir kavram yanılgısı(gülüşmeler)Tak naprawdę, jest to kolejne zaściankowe, błędne mniemanie. (Śmiech)
Şimdi, aslında buda,sınırlı da olsa, ayrı bir kavram yanılgısı(gülüşmeler)Thực ra, đó chỉ là một quan niệm sai lầm và thiển cận. (Tiếng cười)
Şimdi, aslında buda,sınırlı da olsa, ayrı bir kavram yanılgısı(gülüşmeler)Tulajdonképpen ez csak egy másik egyházi félreértés. (Nevetés)
Şimdi, aslında buda,sınırlı da olsa, ayrı bir kavram yanılgısı(gülüşmeler)Στην πραγματικότητα αυτή είναι ακόμα μια παρωχημένη παρανόηση.
Şimdi, aslında buda,sınırlı da olsa, ayrı bir kavram yanılgısı(gülüşmeler)Всъщност, това е просто поредното ограничено недоразумение. (Смях)
Şimdi, aslında buda,sınırlı da olsa, ayrı bir kavram yanılgısı(gülüşmeler)Нет, это не так. Это просто очередной стереотип. (смех)
Şimdi, aslında buda,sınırlı da olsa, ayrı bir kavram yanılgısı(gülüşmeler)עכשיו זה למעשה, עוד תפיסה צרת אופקים ומוטעית. (צחוק)
Şimdi, aslında buda,sınırlı da olsa, ayrı bir kavram yanılgısı(gülüşmeler)حسنا، في الواقع هذا نوع آخر من ضيق الفهم. (ضحك)
Şimdi, aslında buda,sınırlı da olsa, ayrı bir kavram yanılgısı(gülüşmeler)(笑) なぜなら 我々の住む太陽系と同じ大きさの立方体が
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.Es ist Mitgefühl, sagt Buddha, das einen ins Nirvana bringt.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.Az együttérzés az, ami elvezet a Nirvánához -- Buddha szerint.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.C'est la compassion, dit Bouddha, qui nous mène au Nirvana.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.Compasiunea, spune Buddha, îți aduce Nirvana.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda."É a compaixão", diz Buda, "o que nos leva ao Nirvana".
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.E' la compassione, come dice il Buddha, che vi porta al Nirvana.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.Het is compassie wat je tot het Nirwana voert, zegt de Boeddha.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.부처에 의하면 다른 이를 측은히 여기는 마음이야말로 당신을 극락에 데려다 줄 것이라고 합니다.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.Menurut Buddha, kasih sayang-lah yang membawa Anda ke Nirwana.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.Según Buda, es la compasión lo que conduce al Nirvana.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.To współczucie, mówi Budda, prowadzi cię do nirwany.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.Η ευσπλαχνία, λέει ο Βούδας, σε φέρνει στη Νιρβάνα.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.Именно сострадание, говорит Будда, приводит человека к блаженству, к нирване.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.Състраданието, казва Буда, те води към Нирвана.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.החמלה, אומר בודהה, היא שמביאה אותך אל הנירוואנה.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.ويقول بؤذا بأن التراحم هو الذي يوصلك إلى النيرفانا أي السعادة القصوى.
Sizi Nirvana'ya götüren şefkattir, der Buda.何故でしょう それは他人を思いやる時
Sohbetimizi Bamiyan Budaları ile bitirdik bildiğiniz gibi bir kaç yıl önce Afganistan'da yıktırılmışlardı.Acabámos a falar sobre os Budas Bamiyan, que, como sabem, foram destruídos há alguns anos no Afeganistão.
Sohbetimizi Bamiyan Budaları ile bitirdik bildiğiniz gibi bir kaç yıl önce Afganistan'da yıktırılmışlardı.TD: 결국 우리는, 여러분도 아시는, 몇 년 전에 파괴된 바미안 석불에 대해 이야기를 나누게 되었습니다.
Sohbetimizi Bamiyan Budaları ile bitirdik bildiğiniz gibi bir kaç yıl önce Afganistan'da yıktırılmışlardı.ט.ד: אנחנו דיברנו, בין השאר, על הבודהות בבמייאן, שהם, כפי שאתם יודעים, נהרסו לפני מספר שנים באפגניסטן.
Sohbetimizi Bamiyan Budaları ile bitirdik bildiğiniz gibi bir kaç yıl önce Afganistan'da yıktırılmışlardı.ت.د. : وهكذا انتهى بنا في الحديث عن تماثيل بوذا في باميان، الذي، كما تعلمون، دمرت منذ بضع سنوات في أفغانستان.
Sohbetimizi Bamiyan Budaları ile bitirdik bildiğiniz gibi bir kaç yıl önce Afganistan'da yıktırılmışlardı.皆さんも ご存じのように 何年か前にアフガニスタンで 破壊されたものです しかし 私たちの会話は
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?A kráľ trúchliac za Abnerom povedal: Či tak mal zomrieť Abner, ako zomiera blázon?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?A tak lamentując król nad Abnerem, rzekł: Izali tak miał umrzeć Abner, jako umiera nikczemnik?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Da sang Kongen denne Klagesang over Abner: Skulde Abner dø en Dåres Død?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?El rey entonó este lamento por Abner, diciendo: "¿Había de morir Abner como muere un insensato
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?És a király gyászdalt szerezvén Abner felett, monda: Gaz halállal kelle kimulnia Abnernek?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Il re intonò un lamento funebre su Abner e disse: doveva dunque Abner morire
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Împăratul a făcut următoarea cîntare de jale pentru Abner, şi a zis: ,,Să moară Abner cum moare un mişel?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?In kralj je pel žalostinko nad Abnerjem, govoreč: Je li moral umreti Abner, kakor umre nespametnik?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Ja kuningas viritti itkuvirren Abnerista ja sanoi: "Pitikö Abnerin kuolla, niinkuin kuolee houkka?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?왕이 아브넬을 위하여 애가를 지어 가로되 아브넬의 죽음이 어찌하여 미련한 자의 죽음 같은고
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Le roi fit une complainte sur Abner, et dit: Abner devait-il mourir comme meurt un criminel?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Och konungen sjöng följande klagosång över Abner: »Måste då Abner dö en gudlös dåres död?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Og kongen kvad denne klagesang over Abner: Skulde da Abner dø som en niding dør?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Pranteou o rei a Abner, dizendo: Devia Abner, porventura, morrer como morre o vilão?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Setelah itu Daud meratap untuk Abner, katanya, "Haruskah Abner mati sebagai orang dungu
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Und der König klagte um Abner und sprach: Mußte Abner sterben, wie ein Ruchloser stirbt?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?V tom naříkaje král pro Abnera, řekl: Tak-liž jest měl umříti Abner, jako umírá nějaký ničemný člověk?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Vua làm một bài điếu Áp - ne rằng : Áp - ne há đáng chết như kẻ ngu_dại chết sao ?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Vua làm một bài điếu Áp-ne rằng: Áp-ne há đáng chết như kẻ ngu dại chết sao?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?Και εθρηνησεν ο βασιλευς επι τον Αβενηρ και ειπεν, Απεθανεν ο Αβενηρ ως αποθνησκει αφρων;
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?И оплакал царь Авенира, говоря: смертью ли подлого умирать Авениру?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?И царят плака над Авенира, и каза: - Трябваше ли Авенир да умре, както умира безумен?
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?ויקנן המלך אל אבנר ויאמר הכמות נבל ימות אבנר׃
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?ورثا الملك ابنير وقال هل كموت احمق يموت ابنير.
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?王 為 押 尼 珥 舉 哀 、 說 、 押 尼 珥 何 竟 像 愚 頑 人 死 呢
Sonra kral, Avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹Avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?王為押 尼珥 舉哀 、 說 、 押尼珥 何 竟 像 愚頑人 死 呢
Sonuçta Buda, film yıldızıyla dolaşıyordu, yaşlılarsa homurdanıyordu:Así que el Buda estaba con la estrella de cine y por supuesto que ellos estaban quejándose:
Sonuçta Buda, film yıldızıyla dolaşıyordu, yaşlılarsa homurdanıyordu:A więc Budda zamieszkał z celebrytą, a starsi narzekali.
Sonuçta Buda, film yıldızıyla dolaşıyordu, yaşlılarsa homurdanıyordu:Deci, umbla alături de vedeta de film şi, bineînţeles, oamenii bombăneau:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod