buda ile cümle
buda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Deci iată cât de diferit de locul acesta este un loc tipic din spațiul intergalactic.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Đó là điểm khác biệt giữa môt nơi điển hình và Trái Đất.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Donc voilà au combien un endroit banal est différent de ce lieu-ci.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.É esta a diferença entre um local típico e este local.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.여러분은 이제 우주의 전형적 공간이 여기와 어떻게 다른지 알 수 있고,
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Quindi ecco quanto è diverso un tipico posto nell'universo da questo posto.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.So verschieden ist also ein gewöhnlicher Ort von diesem Ort hier.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Szóval ennyire különböző egy tipikus hely ettől a helytől.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Tak moc se liší typické místo od tohoto místa.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Tu vidíte, ako veľmi rozdielne je typické miesto vo vesmíre od toho nášho.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Widzimy teraz jak różni się typowe miejsce od tego miejsca tutaj.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Zo verschillend is het daar van hier.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Είναι τόσο διαφορετικό ένα συνηθισμένο μέρος στο σύμπαν από αυτό εδώ το μέρος.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Ето колко различно е това типично място оттук.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Так что видите, насколько сильно отличается типичное место Вселенной от того места, где мы находимся.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.ליצור. אז זה עד כמה שונה המקום הטיפוסי מהמקום הזה.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.لذا هكذا يختلف المكان الطبيعي عن هذا المكان.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.この場所は全然典型的ではありません
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.A lényeg, hogy a gyerekeknek érdekes dolgokat kell mutatni.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Asta aduce in prim plan faptul ca trebuie sa le arati copiilor lucruri interesante.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Cela nous amène au point clé: vous vous devez de montrer aux enfants des choses intéressantes.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Což mě přivádí k tomu, že je potřeba těmto dětem ukazovat zajímavé věci.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Das bringt mich zu dem Thema, dass man Kindern interessante Dinge zeigen muss.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Det får mig til at tænke på, at man er nødt til at vise børn interessante ting.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Det visar att man verkligen måste ge ungdomar intressanta saker att arbeta med.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Esto nos lleva a la cuestión de mostrarle a los niños cosas interesantes.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Isto leva-nos à questão de termos que mostrar aos miúdos coisas interessantes.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Je moet kinderen steeds interessante zaken aanreiken.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Kesimpulannya, Anda harus menunjukkan kpada anak-anak hal-hal yang menarik.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.이게 바로 아이들에게 흥미로운 것을 보여주어야 한다는 사실을 극명하게 보여줍니다.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Questo ci porta al fatto che si deve mostrare ai bambini roba interessante.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Tämä nostaa esiin sen, että lapsille on näytettävä mielenkiintoisia juttuja.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Việc đó gợi ra mọi điều về việc bạn phải cho trẻ em xem những thứ thú vị.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Όλο αυτό δείχνει τη σημασία του να δείξεις στα παιδιά ενδιαφέροντα πράγματα.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Това повдига целия въпрос, че трябва да показваш на децата интересни неща.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Це до теми того, що дітей потрібно зацікавлювати.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Это затрагивает тему того, что детям нужно показывать интересные вещи.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.זה מעלה את הנושא שצריך להראות לילדים דברים מעניינים.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.هذا يوضح لنا ويؤكد أنه علينا أن نُظهر للأطفال الأشياء الممتعة والمُشوقة .
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.提示してあげるという事です TEDがやるべき事の一つは
İşte buda ortaya çıkan şekil.6本あるチューバのような管を持つ 非追跡型の集光器は
İşte buda ortaya çıkan şekil.A to jest kształt, który wyewoluował.
İşte buda ortaya çıkan şekil.En dit is de vorm die daaruit evolueerde.
İşte buda ortaya çıkan şekil.E questa è la forma che ne è uscita.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Esta é a forma que evoluiu.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Et voici la forme après évolution.
İşte buda ortaya çıkan şekil.이것이 진화의 모습입니다.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Şi aceasta este forma care a evoluat.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Und dies ist die Form, die sich schließlich herauskristallisierte.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Và đây là hình dạng đã tiến hóa
İşte buda ortaya çıkan şekil.Végül ez a forma alakult ki.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Y esta es la forma que se desarrolló.
İşte buda ortaya çıkan şekil.И вот эта форма, которая в итоге получилась.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Това е формата, която еволюира.
İşte buda ortaya çıkan şekil.ממירב הזוויות, ביום אחד מן השמש. וזו הצורה שהתפתחה.
İşte buda ortaya çıkan şekil.وهذا هو الشكل الذي تطور
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Así también es su laringe, pero no me voy a centrar en ese momento.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Assim, aqui, temos nossa caixa de voz, mas nosso foco não é sobre ela, neste instante.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Così questa è anche la "scatola della voce" , ma non mi concentrerò su di essa ora.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Deci laringele este şi organul vocii, dar nu voi insista pe asta acum.