İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Είναι τόσο διαφορετικό ένα συνηθισμένο μέρος στο σύμπαν από αυτό εδώ το μέρος.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Ето колко различно е това типично място оттук.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Так что видите, насколько сильно отличается типичное место Вселенной от того места, где мы находимся.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.ליצור. אז זה עד כמה שונה המקום הטיפוסי מהמקום הזה.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.لذا هكذا يختلف المكان الطبيعي عن هذا المكان.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.この場所は全然典型的ではありません
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.A lényeg, hogy a gyerekeknek érdekes dolgokat kell mutatni.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Asta aduce in prim plan faptul ca trebuie sa le arati copiilor lucruri interesante.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Cela nous amène au point clé: vous vous devez de montrer aux enfants des choses intéressantes.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Což mě přivádí k tomu, že je potřeba těmto dětem ukazovat zajímavé věci.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Das bringt mich zu dem Thema, dass man Kindern interessante Dinge zeigen muss.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Det får mig til at tænke på, at man er nødt til at vise børn interessante ting.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Det visar att man verkligen måste ge ungdomar intressanta saker att arbeta med.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Esto nos lleva a la cuestión de mostrarle a los niños cosas interesantes.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Isto leva-nos à questão de termos que mostrar aos miúdos coisas interessantes.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Je moet kinderen steeds interessante zaken aanreiken.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Kesimpulannya, Anda harus menunjukkan kpada anak-anak hal-hal yang menarik.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.이게 바로 아이들에게 흥미로운 것을 보여주어야 한다는 사실을 극명하게 보여줍니다.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Questo ci porta al fatto che si deve mostrare ai bambini roba interessante.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Tämä nostaa esiin sen, että lapsille on näytettävä mielenkiintoisia juttuja.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Việc đó gợi ra mọi điều về việc bạn phải cho trẻ em xem những thứ thú vị.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Όλο αυτό δείχνει τη σημασία του να δείξεις στα παιδιά ενδιαφέροντα πράγματα.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Това повдига целия въпрос, че трябва да показваш на децата интересни неща.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Це до теми того, що дітей потрібно зацікавлювати.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.Это затрагивает тему того, что детям нужно показывать интересные вещи.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.זה מעלה את הנושא שצריך להראות לילדים דברים מעניינים.
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.هذا يوضح لنا ويؤكد أنه علينا أن نُظهر للأطفال الأشياء الممتعة والمُشوقة .
İşte buda çocuklara ilginç şeyler göstermek zorunda olduğunuz konusuna geliyor.提示してあげるという事です TEDがやるべき事の一つは
İşte buda ortaya çıkan şekil.6本あるチューバのような管を持つ 非追跡型の集光器は
İşte buda ortaya çıkan şekil.A to jest kształt, który wyewoluował.
İşte buda ortaya çıkan şekil.En dit is de vorm die daaruit evolueerde.
İşte buda ortaya çıkan şekil.E questa è la forma che ne è uscita.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Esta é a forma que evoluiu.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Et voici la forme après évolution.
İşte buda ortaya çıkan şekil.이것이 진화의 모습입니다.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Şi aceasta este forma care a evoluat.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Und dies ist die Form, die sich schließlich herauskristallisierte.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Và đây là hình dạng đã tiến hóa
İşte buda ortaya çıkan şekil.Végül ez a forma alakult ki.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Y esta es la forma que se desarrolló.
İşte buda ortaya çıkan şekil.И вот эта форма, которая в итоге получилась.
İşte buda ortaya çıkan şekil.Това е формата, която еволюира.
İşte buda ortaya çıkan şekil.ממירב הזוויות, ביום אחד מן השמש. וזו הצורה שהתפתחה.
İşte buda ortaya çıkan şekil.وهذا هو الشكل الذي تطور
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Así también es su laringe, pero no me voy a centrar en ese momento.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Assim, aqui, temos nossa caixa de voz, mas nosso foco não é sobre ela, neste instante.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Così questa è anche la "scatola della voce" , ma non mi concentrerò su di essa ora.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Deci laringele este şi organul vocii, dar nu voi insista pe asta acum.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Jadi itu juga voicebox Anda, tapi aku tidak akan fokus di sebelah kanan itu sekarang.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Krtań jest więc także narządem mowy, ale nie będę skupiał się teraz na tym.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Takže je to naša hlasová skrinka, ale tým sa teraz nebudeme zaoberať.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Takže zde také vzniká hlas, ale tím se teď nebudu zabývat.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.여러분의 voicebox(후두)도 마찬가지입니다. 이건 여기까지만 설명하겠습니다.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Тобто це наше горло, але на ньому ми не акцентуємо уваги.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.Уста, за да направя това видео. И така, това е вашата гласова кутия, но няма да се фокусираме На нея сега.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.בפינו כדי לעשות את הסרטון הזה.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.لذا فهذا أيضا صندوق صوتكم ولكني لن أركز على هذا الآن
Itamaraty budala olduğumuzu zannediyor.Itamaraty debe creer que somos ingenuos.
Itamaraty budala olduğumuzu zannediyor.L'Itamaraty doit penser que nous sommes bien ingénus....
Itamaraty budala olduğumuzu zannediyor.O Itamaraty deve achar que somos ingênuos.