Ana içeriğe geç
Sözlük

buda ile cümle

buda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hz. Musa, Hz. İsa, Buda, Hz.Moses, Jesus, Buddha, Mohammed -
Hz. Musa, Hz. İsa, Buda, Hz.משה, ישו, בודהה, מוחמד--
Hz. Musa, Hz. İsa, Buda, Hz.النبي موسى والنبي عيسى والنبي محمد (عليهم الصلاة والسلام) وبوذا --
Hz. Musa, Hz. İsa, Buda, Hz.探求者は1人で荒野をさすらい
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Ai săn sóc cây vả, sẽ ăn trái nó; Và kẻ nào hầu chủ mình ắt được tôn trọng.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Ai săn_sóc cây vả , sẽ ăn_trái nó ; Và kẻ nào hầu chủ mình ắt được tôn_trọng .
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Celui qui soigne un figuier en mangera le fruit, Et celui qui garde son maître sera honoré.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Cine îngrijeşte de un smochin va mînca din rodul lui, şi cine-şi păzeşte stăpînul va fi preţuit. -
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Den som passer sitt fikentre, får ete dets frukt, og den som tar vare på sin herre, blir æret.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.El que cuida de su higuera comerá de su fruto, y el que atiende a su señor logrará honra
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Il guardiano di un fico ne mangia i frutti, chi ha cura del suo padrone ne riceverà onori
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.int] a ki õrzi a fügét, eszik annak gyümölcsébõl, úgy a ki az õ urára vigyáz, tiszteltetik.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Joka viikunapuuta hoitaa, saa syödä sen hedelmää; ja joka isännästänsä vaarin pitää, se tulee kunniaan.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Kdo ostříhá fíku, jídá ovoce jeho; tak kdo ostříhá pána svého, poctěn bude.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Kdor goji smokev, bo jedel sad njen, in kdor skrbno streže gospodarju svojemu, bo spoštovan.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.무화과나무를 지키는 자는 그 과실을 먹고 자기 주인을 시종하는 자는 영화를 얻느니라
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Kto strzeże drzewa figowego, pożywa owocu jego; także kto strzeże pana swego, uczczony będzie.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.O que cuida da figueira comerá do fruto dela; e o que vela pelo seu senhor será honrado.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Røgter man et Figentræ, spiser man dets Frugt; den, der vogter sin Herre, æres.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Siapa memelihara pohon, akan makan buahnya. Pelayan akan dihargai bila memanjakan tuannya
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Ten, kto stráži fík, bude jesť jeho ovocie, a ten, kto ostríha svojho pána, bude ctený.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Wer seinen Feigenbaum bewahrt, der ißt Früchte davon; und wer seinen Herrn bewahrt, wird geehrt.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Wie goed voor de vijgeboom zorgt, zal de vijgen ervan eten; wie zijn werk goed doet, wordt daarvoor beloond.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Ο φυλαττων την συκην θελει φαγει τον καρπον αυτης και ο φυλαττων τον κυριον αυτου θελει τιμηθη.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Който пази смоковницата ще яде плода й, И който се грижи за господаря си ще бъде почитан.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Кто стережет смоковницу, тот будет есть плоды ее; и кто бережет господина своего, тот будет в чести.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.נצר תאנה יאכל פריה ושמר אדניו יכבד׃
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.من يحمي تينة ياكل ثمرتها وحافظ سيده يكرم.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.看 守 無 花 果 樹 的 、 必 喫 樹 上 的 果 子 . 敬 奉 主 人 的 、 必 得 尊 榮
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.看守 無花果 樹 的 、 必喫樹 上 的 果子 . 敬奉 主人 的 、 必得 尊榮
Insan kibrinin ne kadar budalaca olduğunu, Dünya'nın fotoğrafına bu kadar uzaktan bakınca görüyoruz.Asi není lepší ukázky pošetilosti lidské ješitnosti než tento vzdálený obrázek našeho malého světa.
Insan kibrinin ne kadar budalaca olduğunu, Dünya'nın fotoğrafına bu kadar uzaktan bakınca görüyoruz.Nie ma lepszego pokazu głupoty ludzkich fanaberii niż to odległe zdjęcie maleńkiego świata.
Insan kibrinin ne kadar budalaca olduğunu, Dünya'nın fotoğrafına bu kadar uzaktan bakınca görüyoruz.Talán nincs jobb mód bemutatni az emberi beképzeltség ostobaságát, mint ez a távoli kép az apró világunkról.
Insan kibrinin ne kadar budalaca olduğunu,우리의 작은 천체를 찍은 이 사진보다
Insan kibrinin ne kadar budalaca olduğunu,"Talvez não haja demonstração melhor
Insan kibrinin ne kadar budalaca olduğunu,כנראה שאין הדגמה יותר טובה
Insan kibrinin ne kadar budalaca olduğunu,يبدو أنه لا يوجد توضيح أفضل
Insan kibrinin ne kadar budalaca olduğunu,この小さな世界を遠くから写した-
Insanlar ne kadar budala.Gli esseri umani sono proprio dei sempliciotti.
Insanlar ne kadar budala.Ihmiset ovat yksinkertaisia.
Insanlar ne kadar budala.Los humanos se lo creen todo.
Insanlar ne kadar budala.Ludzie są strasznymi prostakami.
Insanlar ne kadar budala.Människor är så dumma.
Insanlar ne kadar budala.Mennesker er så dumme.
Insanlar ne kadar budala.Os humanos são mesmo patetas.
Insanlar ne kadar budala.Οι άνθρωποι είναι ανόητοι.
Insanlar ne kadar budala.Люди - такие простаки.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Así de diferente es un lugar típico de este lugar.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Deci iată cât de diferit de locul acesta este un loc tipic din spațiul intergalactic.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Đó là điểm khác biệt giữa môt nơi điển hình và Trái Đất.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Donc voilà au combien un endroit banal est différent de ce lieu-ci.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.É esta a diferença entre um local típico e este local.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.여러분은 이제 우주의 전형적 공간이 여기와 어떻게 다른지 알 수 있고,
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Quindi ecco quanto è diverso un tipico posto nell'universo da questo posto.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.So verschieden ist also ein gewöhnlicher Ort von diesem Ort hier.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Szóval ennyire különböző egy tipikus hely ettől a helytől.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Tak moc se liší typické místo od tohoto místa.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Tu vidíte, ako veľmi rozdielne je typické miesto vo vesmíre od toho nášho.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Widzimy teraz jak różni się typowe miejsce od tego miejsca tutaj.
İşte buda, bu yerin sıradan herhangibir yerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.Zo verschillend is het daar van hier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod