buğday ile cümle

buğday kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.'Nee,' antwoordde de boer. 'Want dan trekken jullie het jonge graan ook mee.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Non, dit-il, de peur qu`en arrachant l`ivraie, vous ne déraciniez en même temps le blé.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.No, rispose, perché non succeda che, cogliendo la zizzania, con essa sradichiate anche il grano
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.,Nu`, le -a zis el, ,ca nu cumva, smulgînd neghina, să smulgeţi şi grîul împreună cu ea.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.On pak odpověděl: Nikoli, abyste trhajíce koukol, spolu s ním nevytrhali pšenice.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.On pa veli: Ne! da ne bi kdaj, trgaje ljuljko, izrovali ž njo vred pšenice.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Õ pedig monda: Nem. Mert a mikor összeszeditek a konkolyt, azzal együtt netalán a búzát is kiszaggatjátok.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Pero él dijo: 'No; no sea que al recoger la cizaña arranquéis con ella el trigo
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.'Tidak,' jawabnya, 'sebab kalau alang-alang itu dicabut, nanti gandumnya turut tercabut
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Ο δε ειπεν Ουχι, μηποτε συλλεγοντες τα ζιζανια εκριζωσητε μετ' αυτων τον σιτον
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.А той каза: Не искам; да не би, като плевите плевелите, да изскубете заедно с тях и житото.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Він же рече: Нї, щоб виполюючи кукіль, разом з ним і пшеницї не повиривали.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Но он сказал: нет, - чтобы, выбирая плевелы, вы невыдергали вместе с ними пшеницы,
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.ויאמר לא פן בלקטכם את הזונין תשרשו גם את החטים׃
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.فقال لا. لئلا تقلعوا الحنطة مع الزوان وانتم تجمعونه.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.主 人 說 、 不 必 、 恐 怕 薅 稗 子 、 連 麥 子 也 拔 出 來
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.主人 說 、 不必 、 恐怕 薅 稗子 、 連麥 子 也 拔出來
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.A keď sa nasýtili pokrmu, ľahčili loď vyhadzujúc zbožie do mora.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.A nasyceni jsouce pokrmem, oblehčovali bárku, vysýpajíce pšenici do moře.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Będąc tem pokarmem nasyceni, ulżenie czynili okrętowi, wyrzucając zboże w morze.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Depois de saciados com a comida, começaram a aliviar o navio, alijando o trigo no mar.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.După ce s'au săturat, au uşurat corabia, aruncînd grîul în mare.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Họ đã ăn vừa no nê, bèn quăng đồ lương thực xuống biển, làm cho nhẹ tàu đi.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Họ đã ăn vừa no_nê , bèn quăng đồ lương_thực xuống biển , làm cho nhẹ tàu đi .
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.In ko so se dositega najedli, so olajšali ladjo, izmetavši žito v morje.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Ja kun he olivat tulleet ravituiksi, kevensivät he laivaa heittämällä viljan mereen.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.배부르게 먹고 밀을 바다에 버려 배를 가볍게 하였더니
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Luego, satisfechos de la comida, aligeraban la nave echando el trigo al mar
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Miután pedig megelégedtek eledellel, a hajót könnyebbítik vala, a gabonát kihányván a tengerbe.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Nadat wij hadden gegeten, maakte de bemanning het schip lichter door de lading graan overboord te zetten.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Og da de var blitt mette, lettet de skibet ved å kaste levnetsmidlene i havet.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Og da de vare blevne mættede med Føde, lettede de Skibet ved at kaste Levnedsmidlerne i Søen.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Quand ils eurent mangé suffisamment, ils allégèrent le navire en jetant le blé à la mer.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Quando si furono rifocillati, alleggerirono la nave, gettando il frumento in mare
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Sedan de hade ätit sig mätta, lättade de skeppet genom att kasta vetelasten i havet.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Setelah semua makan secukupnya, mereka membuang muatan gandum ke laut supaya kapal menjadi ringan
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Und da sie satt geworden, erleichterten sie das Schiff und warfen das Getreide in das Meer.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Αφου δε εχορτασθησαν απο τροφης ελαφρυνον το πλοιον, ριπτοντες τον σιτον εις την θαλασσαν.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.А наситившись їжею, облегчили корабель, викидаючи пшеницю в море.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.Насытившись же пищею, стали облегчатькорабль, выкидывая пшеницу в море.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.ויאכלו לשבעה ויקלו מעל האניה ויטילו את הצדה אל הים׃
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.ولما شبعوا من الطعام طفقوا يخففون السفينة طارحين الحنطة في البحر‎.
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.他 們 喫 飽 了 、 就 把 船 上 的 麥 子 、 拋 在 海 裡 、 為 要 叫 船 輕 一 點
Herkes doyduktan sonra, buğdayı denize boşaltarak gemiyi hafiflettiler.他 們喫飽 了 、 就 把 船上 的 麥子 、 拋 在 海裡 、 為要 叫 船輕一點
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.A gdy ludzie zasnęli, przyszedł nieprzyjaciel jego, i nasiał kąkolu między pszenicą, i odszedł.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.Ale kým ľudia spali, prišiel jeho nepriateľ a nasial kúkoľa medzi pšenicu vonkoncom po poli a odišiel.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.Da aber die Leute schliefen, kam sein Feind und säte Unkraut zwischen den Weizen und ging davon.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.Dar, pe cînd dormeau oamenii, a venit vrăjmaşul lui, a sămănat neghină între grîu, şi a plecat.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.De mikor az emberek alusznak vala, eljöve az õ ellensége és konkolyt vete a búza közé, és elméne.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.Když pak lidé zesnuli, přišel nepřítel jeho a nasál koukole mezi pšenici a odšel.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.사람들이 잘 때에 그 원수가 와서 곡식 가운데 가라지를 덧뿌리고 갔더니
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.Maar op een nacht, terwijl iedereen sliep, kwam zijn vijand en zaaide onkruid tussen het graan.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.Mais, pendant que les gens dormaient, son ennemi vint, sema de l`ivraie parmi le blé, et s`en alla.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.Ma mentre tutti dormivano venne il suo nemico, seminò zizzania in mezzo al grano e se ne andò
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.mas, enquanto os homens dormiam, veio o inimigo dele, semeou joio no meio do trigo, e retirou-se.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.Medtem pa, ko so ljudje spali, pride njegov sovražnik in poseje ljuljke med pšenico in odide.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.Men medens Folkene sov, kom hans Fjende og såede Ugræs iblandt Hveden og gik bort.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.men mens folkene sov, kom hans fiende og sådde ugress blandt hveten, og gikk så bort.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.men när folket sov, kom hans ovän och sådde ogräs mitt ibland vetet och gick sedan sin väg.
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.Mutta ihmisten nukkuessa hänen vihamiehensä tuli ja kylvi lustetta nisun sekaan ja meni pois.
İlgili Sayfalar