buğday ile cümle
buğday kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.따라서 저는 밀을 수확하고 있습니다. 도우를 만들기 위해서 말이죠.
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.Koszę zboże na mąkę.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Al que acapara el grano, el pueblo lo maldecirá; pero la bendición caerá sobre la cabeza del que distribuye
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Ao que retém o trigo o povo o amaldiçoa; mas bênção haverá sobre a cabeça do que o vende.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Celui qui retient le blé est maudit du peuple, Mais la bénédiction est sur la tête de celui qui le vend.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Chi accaparra il grano è maledetto dal popolo, la benedizione è invocata sul capo di chi lo vende
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Cine opreşte grîul este blestemat de popor, dar pe capul celui ce -l vinde vine binecuvîntarea. -
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Den som holder korn tilbake, ham banner folket; men velsignelse kommer over dens hode som selger korn.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Hvo Kornet gemmer, ham bander Folket, Velsignelse kommer over den, som sælger.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Kdor zadržuje žito, ga bodo preklinjali, blagoslov pa bo na glavi njemu, ki ga prodaja.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Kdo zadržuje obilí, zlořečí mu lid; ale požehnání na hlavě toho, kdož je prodává.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Kẻ nào cầm giữ lúa thóc, bị dân sự rủa sả; Song sự chúc phước sẽ giáng trên đầu người bán nó ra.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Kẻ nào cầm_giữ lúa thóc , bị dân_sự rủa_sả ; Song sự chúc phước sẽ giáng trên đầu người bán nó ra .
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.ki búzáját visszatartja, átkozza azt a nép; annak fején pedig, a ki eladja, áldás [van].
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.곡식을 내지 아니하는 자는 백성에게 저주를 받을 것이나 파는 자는 그 머리에 복이 임하리라
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Kto zatrzymuje zboże, tego lud przeklina; ale błogosławieństwo nad głową tego, który je sprzedaje.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Siapa menimbun akan dikutuk orang, tetapi orang yang menjualnya mendapat pujian
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Tomu, kto zadržuje zbožie, budú zlorečiť ľudia; ale požehnanie prijde na hlavu toho, kto ho predáva.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Wer Korn innehält, dem fluchen die Leute; aber Segen kommt über den, der es verkauft.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Wie te weinig koren geeft, wordt door het volk vervloekt, maar de verkoper wordt gezegend.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Οστις κρατει σιτον, θελει εισθαι λαοκαταρατος ευλογια δε θελει εισθαι επι την κεφαλην του πωλουντος.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Който задържа жито ще бъде прокълнат от народа, А който продава, благословение ще почива на главата му.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.Кто удерживает у себя хлеб, того клянет народ; а на голове продающего – благословение.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.מנע בר יקבהו לאום וברכה לראש משביר׃
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.محتكر الحنطة يلعنه الشعب والبركة على راس البائع.
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.屯 糧 不 賣 的 、 民 必 咒 詛 他 . 情 願 出 賣 的 、 人 必 為 他 祝 福
Halk buğday istifleyeni lanetler, Ama buğday satanı kutsar.屯糧不賣 的 、 民必 咒詛 他 . 情願 出賣 的 、 人 必 為 他 祝福
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.Sto raccogliendo il grano, per poter fare l'impasto.
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.Takže sklízím pšenici, abych udělala těsto.
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.Tôi phải thu hoạch lúa mì để làm ra bột nhào.
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.Жъна житото, за да направя тестото.
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.Здесь я собираю урожай пшеницы для того, чтобы сделать тесто.
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.אני קוצרת חיטה, כדי להכין את הבצק.
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.لذلك فإنني أحصد القمح ، وذلك من أجل تحضير العجين.
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.それからチーズを作るためにヤギの乳搾をして
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.Aici recoltez grâul pentru a face aluatul.
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.Dus ik oogst het tarwe, zodat ik het deeg kan maken.
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.Entonces estoy cosechando el trigo, para poder hacer la masa
Hamuru hazırlamak için önce buğdayı hasat ediyorum.Et donc je récolte le blé afin de faire la pâte.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.A obrátiv se Ornan, uzřel toho anděla, a čtyři synové jeho s ním skryli se. Ornan pak mlátil pšenici.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.Ja kun Ornan kääntyi, näki hän enkelin, ja hänen neljä poikaansa piiloutui; sillä Ornan oli puimassa nisuja.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.때에 오르난이 밀을 타작하다가 돌이켜 천사를 보고 네 아들과 함께 숨었더니
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.Ornan s'a întors şi a văzut îngerul, şi cei patru fii ai lui s'au ascuns împreună cu el: treiera grîul atunci.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.Ornan se retourna et vit l`ange, et ses quatre fils se cachèrent avec lui: il foulait alors du froment.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.Орна обратился, увидел Ангела, и четыре сына его с ним скрылись. Орна молотил тогда пшеницу.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.וישב ארנן וירא את המלאך וארבעת בניו עמו מתחבאים וארנן דש חטים׃
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.فالتفت أرنان فرأى الملاك. وبنوه الاربعة معه اختبأوا. وكان ارنان يدرس حنطة.
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.那 時 阿 珥 楠 正 打 麥 子 . 回 頭 看 見 天 使 、 就 和 他 四 個 兒 子 都 藏 起 來 了
Harman yerinde buğday döverken, Ornan arkasına dönüp meleği gördü. Yanındaki dört oğlu gizlendi.那 時阿珥楠 正打 麥子 . 回頭 看 見 天使 、 就 和 他 四 個兒 子 都 藏起 來了
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.A on povedal: Nie, aby ste snáď sbierajúc kúkoľ nejako spolu s ním nevytrhali aj pšenice.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.A on rzekł: Nie! byście snać zbierając kąkol, nie wykorzenili zaraz z nim i pszenicy.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Chủ rằng : Chẳng nên , e khi nhổ cỏ lùng , hoặc các ngươi nhổ lộn lúa_mì đi chăng .
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Chủ rằng: Chẳng nên, e khi nhổ cỏ lùng, hoặc các ngươi nhổ lộn lúa mì đi chăng.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Ele, porém, disse: Não; para que, ao colher o joio, não arranqueis com ele também o trigo.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Er sprach: Nein! auf daß ihr nicht zugleich den Weizen mit ausraufet, so ihr das Unkraut ausjätet.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.주인이 가로되 가만 두어라 가라지를 뽑다가 곡식까지 뽑을까 염려하노라
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Men han sa: Nei, forat I ikke også skal rykke op hveten når I sanker ugresset sammen.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Men han siger: Nej, for at I ikke, når I sanke Ugræsset sammen, skulle rykke Hveden op tillige med det.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Men han svarade: 'Nej; ty då kunden I rycka upp vetet jämte ogräset, när I samlen detta tillhopa.
‹‹ ‹Hayır› dedi adam. ‹Deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz.Mutta hän sanoi: `En, ettette lustetta kootessanne nyhtäisi sen mukana nisuakin.
İlgili Sayfalar