Çekimleri bir buçuk sene sürmüş, film, beş yılda tamamlanabilmiş.К съёмкам готовились год, а сняли за 5-6 месяцев.
İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahenlenen oyun iki buçuk ay sonra bilinmeyen bir nedenle kaldırıldı.Сцены с Джейми в «Городе грехов» были отсняты всего за полтора дня.
Sekiz buçuk ay bu makamda kaldı.Этот поход продолжался восемь с половиной месяцев.
Cesedi bir buçuk saat sonra bulunmuştur.Хургина нашли через полтора часа.
Emir’in araştırmasına göre Recep Tayyip Erdoğan ilk bir buçuk yılda 1300’ün üzerinde kişiye dava açtı.В результате показаний Али Назима «на предварительном следствии скомпрометирован 51 человек».
Kopuk halatın birleşmesi için her kolun iki buçuk veya üç dikişi yeterlidir.Как правило, для обёртки каждой порции бунтила используется как минимум два-три листа.
Yaklaşık dört buçuk ay sadrazamlığı olaylı geçti.В течение примерно полутора месяцев соглашение об объединении соблюдалось.
İki buçuk saat süren ameliyat başarılı geçmiştir.Продолжавшийся два с половиной часа бой завершился.
Bu görevde yaklaşık bir buçuk sezon kaldıktan sonra takımdan ayrılmıştır.Он играл в нём полтора сезона, после чего команда была расформирована.
Kitapçığın fiyatı on iki buçuk sentti.Памфлет продавался по 12½ центов.
Askerlerin çalıştırıldığı yapım işleri yaklaşık iki buçuk yılda tamamlanmıştır.Здания института были построены менее чем за 2,5 года.
Bir buçuk yıl sonra bu öğrenimi tamamlamak zorunda kaldı.Спустя полтора года аспирантура была ликвидирована.
Bir buçuk yıl tiyatro yapmadı.Полтора года не играл на профессиональном уровне.
Üç buçuk yıl süren ayrılık döneminde Sait Faik, babası ile birlikte kaldı.Через полтора года после рождения Кейт родители разошлись.
Yolculuk iki buçuk saat sürmektedir.Это длится два с половиной часа.
Almanya'da önce dil öğrenimi için bir buçuk yıl yatılı bir lisede eğitim görmüştür.Кроме того, выучил за полтора месяца базовый курс французского языка.
Bu durum bir buçuk yıl sürdü.В таком положении прошло месяца полтора.
Türkiye'de ise ilk baskısı iki buçuk ayda tükenmiştir.Турецкий поход длился в течение полутора месяцев.
Ericsson Globe şu anda dünyanın en büyük yarım küre binasıdır ve inşaatı iki buçuk yıl sürmüştür.يُعتبر إريكسون غلوب أكبر مبنى نصف كروي في العالم واستغرق بناءه عامين ونصف.
Gördüğü tek düzenli tahsil, Paris’teki bir buçuk senelik tahsilidir.فكانت أول دراسة يتلقاها بشكل منتظم, هي دراسته لمدة عام ونصف العام في باريس.
Ancak Tom Hanks senaryoyu bir buçuk saat okuduktan sonra rolü kabul eder.أوضح هانكس بأنه وافق على الدور بعد ساعة ونصف من قراءة النص.
17 Ekim 2008'de, Eriksen'in Ajax Amsterdam ile iki buçuk yıllık kontrat imzaladığı açıklandı.في 17 أكتوبر 2008، تم الاعلان أن إريكسن قد وقع عقدًا لمدة عامين ونصف مع أياكس أمستردام.
Akademi 35 Buçuk Sanat Evi'nde oyunculuk eğitimi aldı.درست الفنون المسرحية في Akademi 35 Buçuk Sanat Evi.
Ayrıca iki buçuk yıl Aer Lingus'ta hosteslik yapmıştır.أيضا عملت كمضيفة طيران مع شركة أير لينغس لمدة عامين ونصف.
Darbeden sonra bir sonraki on yedi buçuk yıl sürgünde yaşayacağı Brezilya'ya kaçtı.وبعد الانقلاب، هرب سترويسنر إلى البرازيل، حيث عاش في المنفى حوالي سبعة عشر عامًا ونصف.
Dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı.انتهى بها الأمر إلى قضاء أربع سنوات ونصف في السجن.
Yolculuk iki buçuk saat sürmektedir.استغرقته ساعتين و نصف.
Dört buçuk yıl jimnastik yapmış ancak daha sonra oyunculuğa başlamıştır.مارست الرقص والجمباز لأربع سنوات ونصف لكنها توقفت لتركز على التمثيل.
Öldüğünde iki buçuk yaşında bile değildi.توفيت أحد الفتيات عندما كانت تبلغ عامين ونصف فقط.
Burada bir buçuk yıl çalıştı.لقد عمل عليها قرابة شهر ونصف".
NXT TakeOver etkinlikleri genelde iki saat sürerken, bazıları iki buçuk saat de sürmektedir.نيوستغمين له تأثير متوسط المدة - عادةً ساعتين إلى أربع ساعات .
Ülkenin nüfusu yaklaşık üç buçuk milyondur.وعدد سكانها 3 ملايين ونصف المليون.
Askerlerin çalıştırıldığı yapım işleri yaklaşık iki buçuk yılda tamamlanmıştır.تم الانتهاء من بناء المطار في غضون أربع سنوات ونصف السنة.
Nisan 2012'de Ni, "sorun yaratmak" ve "dolandırıcılık" nedeniyle iki buçuk yıl hapse mahkûm edildi.Em abril de 2012, Ni foi condenada a dois anos e meio de prisão por "causar problemas" e "fraudes".
Ayrıca iki buçuk yıl Aer Lingus'ta hosteslik yapmıştır.Ela também trabalhou como aeromoça na Aer Lingus por dois anos e meio.
Pavliçenko, Odessa yakınlarında yaklaşık iki buçuk ay savaştı ve 187 düşman askerini öldürdüğü kaydedildi.Pavlichenko lutou por mais ou menos dois meses e meio em Odessa, onde contabilizaria 187 mortes.
Başkan ve başkan yardımcıları her iki buçuk yılda bir parlamento içinde milletvekilleri tarafından seçilir.O Presidente e Vice-Presidente do PE são eleitos pelos deputados a cada dois anos e meio.
About.com yazarlarından Bill Lamb, şarkıya beş üzerinden dört buçuk yıldız verdi.Bill Lamb do About.com deu a música quatro e meio de cinco estrelas ().
Rolling Stone'dan Peter Travers filme dört üzerinden üç buçuk yıldız verdi.Peter Travers da Rolling Stone deu ao filme três estrelas e meia de quatro.
Kısık ateşte yaklaşık bir buçuk-iki saat veya et yumuşayıncaya kadar pişirilir.A carne deve ser cozida lentamente, durante cerca de duas horas e meia, para que fique tenra.
"İki-buçukluk Sistemi" olarak da bilinir.Também é conhecida como "método Doppler".
Final iki saatlik özel özet bölüm ile başladı ve iki buçuk saatlik final ile devam etti.A reunião durou aproximadamente duas horas e meia, culminando com o término do conflito.
Eskişehir'de öğretmenlik mesleğini dört buçuk yıl yaptı.Ele cursou o ensino médio por três anos e meio em Zagreb.
Çift üç buçuk sene ayrı kaldı.O relacionamento durou dois anos e meio.
Bir buçük sezon burada oynadıktan sonra yarım sezon için Bugsaşspor'a kiralık olarak verildi.Depois de uma época e meia no Venlo, o jogador foi emprestado ao Desportivo das Aves por meia época.
Cesedi bir buçuk saat sonra bulunmuştur.Ele foi declarado morto meia hora depois.
Dokuz buçuk saat sonra barışçıl bir şekilde polise teslim oldu.Duas horas e meia depois foi restabelecida a calma.
İki buçuk saat süren bir show sergiledi."Eles me deram 2 minutos e meio no palco.
Her gün bir buçuk saat çalışıyordu.Ele estudou durante uma hora e meia todos os dias.
Nisan 2012'de Ni, "sorun yaratmak" ve "dolandırıcılık" nedeniyle iki buçuk yıl hapse mahkûm edildi.In april 2012 werd Ni veroordeeld tot tweeënhalf jaar gevangenisstraf wegens ‘ordeverstoring’ en 'fraude'.
Daha sonra Tu, geleneksel Çin tıbbında iki buçuk yıl eğitim aldı.Later kreeg ze een twee-en-halfjarige opleiding in de traditionele Chinese geneeskunde.
Cesedi bir buçuk saat sonra bulunmuştur.Hij stierf vijf en een half uur later.
Bir buçuk yıl tiyatro yapmadı.Anderhalf jaar was hij niet meer in het theater te zien.
Bir buçuk yıl sonra bu öğrenimi tamamlamak zorunda kaldı.Anderhalf jaar later studeerden ze af.
Tahta çıktıktan iki buçuk yıl sonra, 1290'da öldürüldü.Anderhalf jaar voor het begin van Boek 12 is ze vermoord.
Bu durum bir buçuk yıl sürdü.Dit duurde anderhalf jaar.
Şeyhülislam olarak yedi buçuk yıl görevde kaldı.Op deze post bleef hij vervolgens zeven en half jaar werkzaam.
Yolculuk iki buçuk saat sürmektedir.De wandeling duurt dan circa twee en een half uur.
Alkol, üzümün damıtılmasıyla, bir buçuk yıl kadar varillerde yaşlanır, bundan sonra şeker şurubu eklenir.Het bier heeft anderhalve maand nodig om te rijpen, hierbij worden de aanwezige suikers omgezet in alcohol.
Öldüğünde iki buçuk yaşında bile değildi.Hij was bij zijn overlijden nog geen drie jaar oud.