Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Skończył odsiadaując 18 i pół roku i 80 lat wyroku za gwałt i rozbój.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Terminó cumpliendo 18 años y medio de una sentencia de 80 años por violación y robo.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Végül erőszakos bűncselekményért és rablásért 18 és fél évet leült a 80 évnyi büntetéséből.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.В итоге он отбыл 18 с половиной лет из 80-летнего приговора по делу об изнасиловании и грабеже.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.В крайна сметка излежал 18 години и половина от 80-годишна присъда за изнасилване и грабеж.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.הוא ריצה לבסוף 18 וחצי שנה מתוך גזר-דין של 80 שנה על אונס ושוד.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.انتهى به المطاف بخدمة ١٨ سنة ونصف السنة من جملة حكم قضائي لمدة ٨٠ سنة بعقوبه الاغتصاب والسرقة
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.Będąc w tematach medycznych, dodam, że przeszedłem cztery i pół miesiąca chemii.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.Cum ne aflăm într-un cabinet medical, am făcut chimioterapie 4 luni și jumătate.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.Dan karena kami berada di ruang perawatan, Saya menjalani empat bulan setengah perawatan kemoterapi.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.E dato che siamo in una sala medica, ho fatto quattro mesi e mezzo di chemio.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.병원에 입원한 이후 넉달 반 동안,
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.Puisque nous sommes dans une salle médicale, j'ai subi quatre mois et demi de chimiothérapie.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.Und weil wir in einem medizinischen Raum sind, habe ich viereinhalb Monate Chemotherapie mitgemacht.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.Y ya que estamos en una sala médica, pasé cuatro meses y medio de quimio.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.Και μιας και είμαστε σε ιατρικό δωμάτιο, πέρασα 4,5 μήνες χημειοθεραπείας.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.И тъй като бяхме в лекарски кабинет, прекарах четири и половина месеца в химиотерапия.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.Поскольку сегодня у наc здесь одни врачи, я прошёл 4,5 месяца химиотерапии.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.והיות שאנחנו בחדר מלא רופאים, עברתי ארבעה וחצי חודשי כימותרפיה.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.ومنذ ذلك الوقت استقريت في الغرف الطبية وخضت 4 اشهر ونصف من العلاج الكيميائي
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.化学療法を受けました シスプラチン ドキソルビシン
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Au fost la fel de buni ca bebelușii din Taiwan, care ascultaseră timp de 10 luni și jumătate.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Boli na tom tak dobre, ako deti na Taiwane, ktoré ju počúvali 10 a pol mesiaca.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Byly stejně dobré jako děti na Taiwanu, které jí naslouchaly po deset a půl měsíce.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Były tak dobre jak dzieci w Tajwanie, które słuchały języka przez 10 i ½ miesiąca.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Chúng đã rành tiếng Trung như những đứa trẻ ở Đài Loan những đứa trẻ đã nghe tiếng Trung trong 10 tháng rưỡi.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.De var lige så gode som babyerne i Taiwan, som havde lyttet til det i 10½ måneder.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.De var lika bra som de taiwanesiska spädbarnen som lyssnat till språket under 10 och en halv månad.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Eles ficaram tão bons quanto os bebês de Taiwan que passaram os últimos 10 meses e meio ouvindo.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.He olivat yhtä hyviä kuin taiwanilaiset vauvat, jotka olivat kuunnelleet 10,5 kuukautta.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Ils étaient aussi bons que les bébés à Taiwan qui avaient écouté pendant 10 mois et demi.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.그들은 열 달 반 동안 중국어를 들었던 대만 아이들 만큼 좋았습니다.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Mereka sama bagusnya dengan bayi-bayi di Taiwan yang telah mendengarkannya selama 10 setengah bulan.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Postali so tako dobri kot tajvanski dojenčki, ki so svoj jezik poslušali deset mesecev in pol.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Quedaron igualmente buenos a los bebés de Taiwán expuestos al mandarín durante 10 meses y medio.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Sie sind genauso gut wie die taiwanesischen Babys, die Mandarin für ganze 10½ Monate hörten.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Sono bravi quanto i bimbi di Taiwan che lo hanno ascoltato per 10 mesi e mezzo.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Ugyanolyan jók voltak, mint tajvani társaik, akik 10 és fél hónapig hallgatták ugyanazt.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Ze waren even goed als de baby's in Taiwan die 10 en een halve maand hadden geluisterd.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Πήγαν το ίδιο καλά με τα μωρά στην Ταϊβάν που τα άκουγαν για 10 και μισό μήνες.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Вони так само добре пораються, як і малюки з Тайваню, котрі слухали китайську 10 з половиною місяців.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Их показатели совпали с показателями тайваньских детей, которые слушали китайский 10 с половиной месяцев.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.Те бяха толкова добри, колкото бебетата в Тайван, които бяха слушали в продължение на 10 месеца и половина.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.הם היו טובים כמו התינוקות בטייואן אשר האזינו במשך 10 וחצי חודשים.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.فقد كانو جيدين بنفس مهارة الأطفال في تايوان وقد كنا نستمع إليهم لمدة عشرة أشهر ونصف الشهر.
Tıpkı Tayvan'da on buçuk ay boyunca dinleyen bebekler kadar iyiydi.台湾の赤ちゃんに劣らぬ良い成績になったのです 赤ちゃんは 新たな言語に対して
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.토론토로 이사온지 1년 반이 지나서 저는 그 둘의 결혼식에 초대 받았어요.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Anderhalf jaar nadat ik naar Toronto was verhuisd, werd ik uitgenodigd voor hun bruiloft.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Anderthalb Jahre nach meinem Umzug nach Toronto erhielt ich eine Einladung zu ihrer Hochzeit.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.După un an și jumătate după ce m-am mutat în Toronto, Am primit o invitație la nunta lor.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Másfél évvel azután, hogy Torontóba költöztem, meghívót kaptam az esküvőjükre.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Một năm rưỡi sau khi tôi chuyển tới Toronto, tôi nhận được thiệp mời dự đám cưới của họ.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Półtora roku później dostaję od nich zaproszenie na ślub.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.(Risos) Um ano e meio depois de me mudar para Toronto, recebi um convite para o casamento deles.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Rok a pol potom, čo som sa presťahoval do Toronta, dostal som pozvánku na ich svadbu.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Rok a půl po tom, co jsem se odstěhoval do Toronta, jsem dostal pozvánku na jejich svatbu.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Satu setengah tahun setelah saya pindah ke Toronto, saya menerima undangan pernikahan mereka.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.(Skratt) 1,5 år senare när jag flyttat till Toronto, kom en inbjudan till deras bröllop. (Skratt)
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Un an et demi après m"être installé à Toronto, j'ai reçu une invitation à leur mariage.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Un anno e mezzo dopo essermi trasferito a Toronto, ho ricevuto un invito al loro matrimonio.