Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Un año y medio después de que me mudé a Toronto recibí una invitación para su boda.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Ενάμιση χρόνο περίπου αφού μετακόμισα στο Τορόντο, μου ΄ρθε το προσκλητήριο από το γάμο τους!
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Година и половина, след като се преместих в Торонто, получих покана за сватбата им.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Через полтора года после моего переезда в Торонто я получил приглашение на свадьбу.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.שנה וחצי אחרי שעברתי לטורונטו, קיבלתי הזמנה לחתונה שלהם.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.سنة ونصف بعد الانتقال الى تورونتو، حصلت على دعوة لزواجهم.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.彼らの結婚式に招待されました ここが重要です 私には記憶がないんです
Ţu an bir buçuk milyon üyemiz var. 2010 sonbaharýnda kuruldu.Nous comptons désormais près d'un million et demi de membres, mais nous avons commencé à l'automne 2010.
Ţu an bir buçuk milyon üyemiz var. 2010 sonbaharýnda kuruldu.Vi har omkring halvanden million medlemmer nu, men det startede i efteråret 2010.
Ţu an bir buçuk milyon üyemiz var..تجاوزنا المليون والنصف عضو الآن
Turun sevdiğim kısmına gelmiştik, beş buçuk saattir bisikletlerimizin üzerindeydik.Byli jsme na kolech okolo pěti a půl hodiny, když jsme se dostali do části jízdy, kterou jsem milovala.
Turun sevdiğim kısmına gelmiştik, beş buçuk saattir bisikletlerimizin üzerindeydik.Chúng tôi đã chạy xe đạp trong khoảng 5 tiếng rưỡi khi tới đoạn mà tôi yêu thích, những ngọn đồi.
Turun sevdiğim kısmına gelmiştik, beş buçuk saattir bisikletlerimizin üzerindeydik.Eram pe biciclete de circa cinci ore și jumătate când am ajuns la porțiunea de traseu care îmi plăcea mie,
Turun sevdiğim kısmına gelmiştik, beş buçuk saattir bisikletlerimizin üzerindeydik.Jeździliśmy już od około pięciu i pół godziny kiedy zaczęła się część podróży, którą kochałam najbardziej
Turun sevdiğim kısmına gelmiştik, beş buçuk saattir bisikletlerimizin üzerindeydik.자전거를 타고 다섯시간 반 정도를 달려서 제가 가장 좋아하는 지역에 도착했습니다.
Turun sevdiğim kısmına gelmiştik, beş buçuk saattir bisikletlerimizin üzerindeydik.Llevábamos en las bicicletas unas 5,5 horas cuando llegamos a la parte del trayecto que amaba:
Turun sevdiğim kısmına gelmiştik, beş buçuk saattir bisikletlerimizin üzerindeydik.Nach etwa fünfeinhalb Stunden auf den Rädern kamen wir an meine Lieblingsstrecke, nämlich die Hügel.
Turun sevdiğim kısmına gelmiştik, beş buçuk saattir bisikletlerimizin üzerindeydik.We zaten ongeveer 5,5 uur op de fiets toen mijn favoriete deel van de rit aanbrak: de heuvels.
Turun sevdiğim kısmına gelmiştik, beş buçuk saattir bisikletlerimizin üzerindeydik.רכבנו על האופניים שלנו כבר כחמש וחצי שעות כאשר הגענו לקטע הנסיעה שאהבתי,
Turun sevdiğim kısmına gelmiştik, beş buçuk saattir bisikletlerimizin üzerindeydik.لقد كنا على الدرجات لحاولي خمس ساعات ونصف عندما وصلنا لمرحلة في جولتنا أحبها جداً،
Turun sevdiğim kısmına gelmiştik, beş buçuk saattir bisikletlerimizin üzerindeydik.自転車で私が大好きな 坂道にさしかかりました 私は坂道が大好きです
Üç buçuk dakika daha yavaş.3,5 Minuten länger.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Cu trei minute şi jumătate mai mult.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Drie en een halve minuut langer.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Három és fél perccel több.
Üç buçuk dakika daha yavaş. İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?3.5 분이 '더' 걸립니다. 전혀 이해가 되지 않는 일이죠?
Üç buçuk dakika daha yavaş. İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?أطول بثلاث دقائق ونصف. لا يعقل ذلك الآن، أليس كذلك؟
Üç buçuk dakika daha yavaş. İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?私はアメリカ人です 自由市場を信じています
Üç buçuk dakika daha yavaş.Kolme ja puoli minuuttia pidempään.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Lâu hơn ba phút rưỡi.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Tiga setengah menit lebih lama.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Tre minuti e mezzo in più.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Tre og et halvt minut længere.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Três minutos e meio a mais!
Üç buçuk dakika daha yavaş.Tres minutos y medio más.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Tri a pol minúty dlhšie.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Tři a půl minuty déle.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Trois minutes et demie de plus.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Τρεισήμισι λεπτά περισσότερο.
Üç buçuk dakika daha yavaş.На три з половиною хвилини більше.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Повторюсь: больше, на 3,5 минуты.
Üç buçuk dakika daha yavaş.Три и половина минути по-дълго.
Üç buçuk dakika daha yavaş.שלוש וחצי דקות יותר.
Üç buçuk ile çarpabilirim.Bem, eu poderia multiplicá-lo por três e meio.
Üç buçuk ile çarpabilirim.Mno, můžu to vynásobit třiapůlkrát.
Üç buçuk ile çarpabilirim.Mógłbym wstawić tutaj 3,5.
Üç buçuk ile çarpabilirim.Nun konnte ich es mit drei und eine halbe multiplizieren.
Üç buçuk ile çarpabilirim.Yo podría multiplicarse por tres y un medio
Üç buçuk ile çarpabilirim.من الممكن ان نضربه ب ٣ ونصف
Üç buçuk metrelik bir timsah. Adam: Büyük çıkacağını tahmin ediyordum.אדם: ידעתי שהוא גדול.
Üç buçuk metrelik bir timsah.Avem un crocodil de 4 metri.
Üç buçuk metrelik bir timsah.On a un croco de... 4 mètres de long.
Üç buçuk metrelik bir timsah.PS: У вас... 4-метровый крокодил.
Üç buçuk metrelik bir timsah.Sinulla on.. viisimetrinen kroko.
Üç buçuk metrelik bir timsah.To 4-metrowy krokodyl.
Üç buçuk metrelik bir timsah.Vi har en .. krokodille på 6 meter.
Üç buçuk metrelik bir timsah.Имаш... 14-футов крокодил.
Uc bucuk milyon ameliyat yaptik대략 350만 건의 수술을 했는데
Uc bucuk milyon ameliyat yaptikביצענו כשלושה וחצי מיליון ניתוחים,
Uc bucuk milyon ameliyat yaptikقمنا بنحو ثلاث ونصف مليون عملية جراحية،