On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.Am 13 cm de ajustare aici pentru a regla tetiera în locul potrivit.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.Ci sono 10 cm di regolazione qui per poter posizionare il poggiatesta al punto giusto.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.Hier habe ich zwölfeinhalb Zentimeter Spiel, damit die Kopfstütze auch am richtigen Ort ist.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.Ik kan deze ongeveer 13 centimeter verstellen, zodat de hoofdsteun op de goede plek komt.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.J'ai 12 cm d'ajustement ici pour mettre l'appui-tête à la bonne place.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.Można go wysunąć na 13 centymetrów żeby dopasować do własnej głowy.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.Tengo un poco más de 10 cms de ajuste aquí para descansar la cabeza en su lugar.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.Tôi đã làm cho nó điều chỉnh được 15 inch tại đây để làm cho cái tựa đầu vào đúng vị trí.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.Έχω 13 εκατοστά περιθώριο ρύθμισης για να έχω το προσκέφαλο στη σωστή θέση.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.Высота регулирования подголовника должна была быть в пределах 13 сантиметров.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.Имам пет инча (12,7 см.) настройка тук, за да се постави облегалката за глава на правилното място.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.יש כאן מרחב תמרון של 13 סמ בכדי להביא את המשענת למקום המתאים.
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.وضعت خمسة انشات من قابلية الضبط هنا للاتمكن من وضع الرأس في المكان الصحيح
On iki buçuk santimlik bir ayarlamam var başlığı doğru yere koyabilmek için.調整幅を5インチ分設けました 一方で 実際にオフィスでは
Onüç buçuk saatlik ameliyat boyunca iki defa kalbim durdu, 40 litre kan nakli yapıldı.13시간 반의 수술 시간 동안, 저는 두 번이나 심장 박동이 멈췄었고,
Onüç buçuk saatlik ameliyat boyunca iki defa kalbim durdu, 40 litre kan nakli yapıldı.A 13 és fél órás műtét alatt, kétszer leállt a szívem, 40 liternyi vért ömlesztettek a testembe.
Onüç buçuk saatlik ameliyat boyunca iki defa kalbim durdu, 40 litre kan nakli yapıldı.Au cours d'une opération de 13 heures et demi, je suis morte deux fois, on m'a transfusée 40 litres de sang.
Onüç buçuk saatlik ameliyat boyunca iki defa kalbim durdu, 40 litre kan nakli yapıldı.Selama 13 setengah jam operasi, Saya hampir mati 2 kali, 40 quart darah dimasukkan ke dalam tubuh saya.
Onüç buçuk saatlik ameliyat boyunca iki defa kalbim durdu, 40 litre kan nakli yapıldı.По време на тринадесетиполовин часовата ми операция сърцето ми спря два пъти, преляха ми 40 банки кръв.
Onüç buçuk saatlik ameliyat boyunca iki defa kalbim durdu, 40 litre kan nakli yapıldı.בזמן הניתוח שערך שלוש עשרה וחצי שעות, הלב שלי הפסיק לפעום פעמיים, 40 ליטרים של דם
Onüç buçuk saatlik ameliyat boyunca iki defa kalbim durdu, 40 litre kan nakli yapıldı.خلال ساعات العملية الجراحية التي دامت 13.5 ساعة كدت أُفارق الحياة مرتين .. وتم ضخ 10 لترات من الدم
Onüç buçuk saatlik ameliyat boyunca iki defa kalbim durdu, 40 litre kan nakli yapıldı.心臓が2回止まり 40リットル以上の輸血が 行われました
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.중위값이 15.5초였어요. 제가 좋아하는 겁니다. 이것만 하고 끝내도록 하지요.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.15 a půl sekundy je průměrný čas reakce subjektů v tomto experimentu.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.15 giây rưỡi là thời gian trung bình cho những người thí nghiệm.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.15 secondi e mezzo è il tempo mediano per i soggetti di questo suo esperimento.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.15 secunde și jumătate e timpul mediu pentru subiecții în acest experiment.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.15 и половина секунди е средното време на субектите в експеримента му.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.Also, 15½ Sekunden ist die mittlere Zeit für Testpersonen in seinem Experiment.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.Así que 15 segundos y medio es la media de tiempo de los sujetos en su experimento.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.De mediaantijd hier is 15,5 seconden voor de proefpersonen in zijn experiment.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.Mediaaniaika oli 15,5 sekuntia tässä kokeessa.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.O tempo médio foi de 15 segundos e meio para os sujeitos desta experiência. Adoro esta.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.pour les sujets de cette expérience. J'aime beaucoup celle-là. On va finir avec.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.Tehát 15,5 másodperc a medián a kísérletében résztvevők esetén.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.Tule je povprečni čas udeležencev, 15,5 sekund.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.Waktu rata-ratanya adalah 15,5 detik bagi subyek eksperimennya itu.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.για τα υποκείμενα σ' αυτό το πείραμα.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.Итак, 15 с половиной секунд - среднее время для участников его эксперимента в этом примере.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.אז 15 שניות זה הזמן הממוצע לנסיינים בניסוי הזה.
Onun denekleri için 15 buçuk saniye ortalama süredir.للمتابعين في تجربته هناك أنا أحب هذه . سوف أنهي بهذه
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştum저는 일요일 밤 10시 30분에 크리스와 전화통화를 했습니다.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumAm vorbit la telefon la 10:30 într-o duminică seară.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumBeszéltem vele telefonon 10:30-kor egy vasárnap estén.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumFalei com ele pelo telefone às 22h30 num domingo à noite.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumGli parlai al telefono alle 10.30 di sera una domenica sera.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumHablé con él por teléfono a las 22:30 de un domingo.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumIch sprach mit ihm um 22:30 Uhr am Telefon an einem Sonntagabend.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumIk sprak met hem aan de telefoon om 22:30u op een zondagavond.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumJe lui ai parlé au téléphone à 10:30 du soir une dimanche soir.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumMluvil jsem s ním po telefonu o půl jedenácté v neděli večer.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumRozmawiałem z nim w niedzielę o 22.00. Rozmawiałem z nim w niedzielę o 22.00.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumSaya berbicara dengannya di telepon jam 10:30 malam di hari Minggu malam.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumTelefonoval som s ním o pol jedenástej v nedeľu večer.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumTôi nói chuyện với Chris trên điện thoại vào 10:30 tối chủ nhật.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumVi pratade i telefon vid 22.30 en söndagskväll.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumΜίλησα μαζί του στο τηλέφωνο στις 10:30 το βράδυ μιας Κυριακής.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumГоворих с него по телефона към 22.30 часа в неделя вечер.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumЯ разговаривал с ним по телефону в 22:30 вечером в воскресенье.
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumדיברתי איתו בטלפון ב-10:30 בלילה בליל יום ראשון.