Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumكنت اتحدث اليه في 10:30 مساءاً في ليلة الاحد
Onunla bir pazar akşamı saat 10 buçukta telefonda konuştumクリスと電話で話しました その晩に観たテレビ番組の話でした
Para aktarmanın nasıl yapıldığını az buçuk anladınız mı? -A teď, dávalo by smysl, kdybych řekl, změna v bankovním převodu?
Para aktarmanın nasıl yapıldığını az buçuk anladınız mı? -Würde das Sinn machen über diese Veränderung zu reden? nn
Para aktarmanın nasıl yapıldığını az buçuk anladınız mı? -האם זה יהיה הגיוני להגיד שינוי בהעברה האלקטרונית?
Paul: Üç buçuk metrelik bir timsah.Da haben wir ein 4,2 Meter langes Krokodil.
Paul: Üç buçuk metrelik bir timsah.Hai lì un... coccodrillo di 5 metri.
Paul: Üç buçuk metrelik bir timsah.Je hebt een ... krokodil van 4 meter vast.
Paul: Üç buçuk metrelik bir timsah.PS: 당신이 가진게....음.. 14피트 악어던가요?
Paul: Üç buçuk metrelik bir timsah.Tienes un cocodrilo de más de 4 metros".
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.A bol tam rok a šesť mesiacov a učil medzi nimi slovo Božie.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Aici a rămas un an şi şase luni, şi învăţa printre Corinteni Cuvîntul lui Dumnezeu.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Così Paolo si fermò un anno e mezzo, insegnando fra loro la parola di Dio
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Daarom bleef Paulus nog anderhalf jaar in Corinthe en sprak er over God.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.E ficou ali um ano e seis meses, ensinando entre eles a palavra de Deus.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Er saß aber daselbst ein Jahr und sechs Monate und lehrte das Wort Gottes.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.És ott lakozék egy esztendeig és hat hónapig, tanítva köztük az Isten ígéjét.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.I byl tu půl druhého léta, káže jim slovo Boží.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Il y demeura un an et six mois, enseignant parmi les Corinthiens la parole de Dieu.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.I mieszkał tam rok i sześć miesięcy, nauczając u nich słowa Bożego.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.In prebil je tu eno leto in šest mesecev, učeč besedo Božjo med njimi.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.일년 육개월을 유하며 그들 가운데서 하나님의 말씀을 가르치니라
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Niin hän viipyi siellä vuoden ja kuusi kuukautta opettaen heidän keskuudessaan Jumalan sanaa.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Og han slog sig ned der et År og seks Måneder og lærte Guds Ord iblandt dem.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Pablo se quedó allí por un año y seis meses, enseñándoles la palabra de Dios
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Phao-lô ở lại đó một năm sáu tháng , dạy đạo Ðức_Chúa_Trời trong đám họ .
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Phao-lô ở lại đó một năm sáu tháng, dạy đạo Ðức Chúa Trời trong đám họ.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Så tok han ophold der i et år og seks måneder, og lærte Guds ord iblandt dem.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Så uppehöll han sig där bland dem ett år och sex månader och undervisade i Guds ord.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.Και εκαθησεν εκει εν ετος και μηνας εξ, διδασκων μεταξυ αυτων τον λογον του Θεου.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.И он оставался там год и шесть месяцев, поучая их слову Божию.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.І пробував там рік і шість місяців, навчаючи між ними слова Божого.
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.וישב שם שנה וששה חדשים וילמד בהם את דבר האלהים׃
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.فاقام سنة وستة اشهر يعلّم بينهم بكلمة الله
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.保 羅 在 那 裡 住 了 一 年 零 六 個 月 、 將 神 的 道 教 訓 他 們
Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrının sözünü öğretti.保羅 在 那 裡 住 了 一 年 零六 個月 、 將神 的 道教 訓 他 們
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.Deci, Un laptop pentru fiecare copil a luat naştere în urmă cu un an şi jumătate.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.Dự án Mỗi đứa trẻ Một máy xách tay ra đời cách đây khoảng một năm rưỡi.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.Il progetto One Laptop Per Child fu messo in piedi un anno e mezzo fa circa.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.Jadi, One Laptop Per Child ini dibentuk sekitar satu setengah tahun yang lalu.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.어린이 한 명당 노트북 한 대 운동은 약 일 년 반 전에 결성되었습니다.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.One Laptop Per Child ging anderhalf jaar geleden van start.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu."One Laptop per Child" wurde also vor in etwa anderthalb Jahren gegründet.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.Una Laptop por Niño se constituyó hace un año y medio.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.Więc projekt "Laptop dla każdego dziecka" powstał ok 1,5 roku temu.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.Έτσι, το One Laptop Per Child δημιουργήθηκε πριν ενάμιση χρόνο.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.Итак, "Ноутбук — каждому ребёнку" появился полтора года назад.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.Така, че един лаптоп за всяко дете беше създадено преди година и половина.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.אז, לפטופ אחד לילד נוצר לפני כשנה וחצי.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.إذًا، حاسب محمول لكل طفل تم تأسيسه قبل حوالي عام ونصف مضى.
Pekala, Her Çocuğa Bir Dizüstü bir buçuk yıl önce kuruldu.非営利団体として、2000万ドルの予算を、立ち上げと
Saat dokuz buçuk gibi çýkarýz.Θα έρθεις και εσύ έτσι;
Saat dokuz buçuk gibi çýkarýz.И ти ще дойдеш, нали?
- Saat on buçuk demiţlerdi. - On buçuk gibi dediler.Il faut changer cette photo de bébé dès que possible.
- Saat on buçuk demiţlerdi. - On buçuk gibi dediler.Πρέπει να αλλάξεις αυτή την μπεμπέ φωτογραφία το συντομότερο.
- Saat on buçuk demiţlerdi. - On buçuk gibi dediler.Трябва по-скоро да смениш тази снимка на женчо.
Sabret. Bir buçuk yýlýmýz kaldý.Наистина се уморих от тия сбогувания на прага.
Sadece Reuters, yılda üç buçuk milyon haber veriyor.350万ものニュース記事を配信しています たった1社で、です
Sadece Reuters, yılda üç buçuk milyon haber veriyor.Allein Reuters bringt dreieinhalb Millionen Nachrichten pro Jahr heraus.
Sadece Reuters, yılda üç buçuk milyon haber veriyor.A Reuters egyedül több mint 3,5 millió hírt tesz közzé évente.