Eğer kahve isterseniz ödemeniz gerekecek. Fiyatı da iki buçuk avro.さて ある意味
Eğer Shelagh yaşını on beş buçuk olarak ifade ederse ve만약에 셸라의 나이가 15와 1/2살이고
Eğer Shelagh yaşını on beş buçuk olarak ifade ederse veHa Shelagh életkora 15 és 1/2 év valamint
Eğer Shelagh yaşını on beş buçuk olarak ifade ederse veSe Shelagh descrive la sua eta' come 15 anni e 1/2 e
Eğer Shelagh yaşını on beş buçuk olarak ifade ederse veАко Шила каже, че вързастта й е 15 год. и 1/2 и
Eğer Shelagh yaşını on beş buçuk olarak ifade ederse veفاذاكان عمر شي لاغ كما عبر عنه 15 عاماً و1/2
Eğer Shelagh yaşını on beş buçuk olarak ifade ederse veルアラが7か12分の7と表すと -- ここでは歳を年で示していると考えます --
Eğer üç buçuk çift atomlu oksijen molekülüCzyli mamy trzy i pół dwuatomowych cząsteczek tlenu.
Eğer üç buçuk çift atomlu oksijen molekülüWenn ich dreieinhalb diese zweiatomigen Sauerstoff habe
Eğer üç buçuk çift atomlu oksijen molekülüان كان لدي ٣ ونصف من ذرات ثنائي الاكسجين
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Bem, se eu pudesse ter meios átomos, eu poderia simplesmente Multiplicar isso por um e meio.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Bien: si pudiera tener la mitad de los átomos, yo pudiera multiplicar esto por uno y medio.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Et bien si on pouvais avoir des demi atomes, on pourrait juste multipliers par un et demi 1.5.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Mógłbym wstawić tutaj połówki atomów, mógłbym to pomnożyć przez 1,5.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Nun, wenn ich halbe Atome hätte, könnte ich mit 1,5 multiplizieren.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Pokud bych mohl mít jakési "půlatomy", mohl bych prostě tohle vynásobit jednou a půlkrát.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.ان استطعت ان تقسم عدد الذرات استطيع ان اضرب هذا بواحد ونصف
Elimde birkaç tane var -- bir veya bir buçuk dakikadan uzun değiller --몇 개가 있는데요 -- 각자 일분을 넘지 않습니다 또는 1분 30초 정도 하는데요 --
Elimde birkaç tane var -- bir veya bir buçuk dakikadan uzun değiller --1分半ぐらいのものですが -- この1年の我々の仕事が どんなふうに動くか
Elimde birkaç tane var -- bir veya bir buçuk dakikadan uzun değiller --Ik heb er een paar.
Elimde birkaç tane var -- bir veya bir buçuk dakikadan uzun değiller --Ne ho portati alcuni, non durano più di un minuto o un minuto e mezzo ciascuno.
Elimde birkaç tane var -- bir veya bir buçuk dakikadan uzun değiller --יש לי כאן כמה - אורכם לא יותר מדקה אחת או דקה וחצי לכל קטע -
Elimde birkaç tane var -- bir veya bir buçuk dakikadan uzun değiller --لدي القليل من هذه الأفلام ولا يزيدون عن دقيقة أو دقيقة ونصف للفيلم الواحد
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştıkAvevamo a casa un bimbo di due giorni e mezzo - il nostro, non l'avevamo preso da qualcun altro.
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştıkB это время дома у нас находился ребёнок, всего 2,5-дней от роду — наш собственный, а не соседский.
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştık집에는 저희 아기가 있었습니다. 남에게서 데려온 아이는 아니에요.
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştıkMieliśmy w domu dwuipółmiesięczne dziecko. Było nasze, nie zabraliśmy go nikomu.
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştıkNous avions un bébé de deux jours et demi dans la maison, c'était le notre, nous ne l'avions pris à personne.
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştıkTeníamos un bebé de dos días y medio en la casa que era nuestra -- no se la habíamos quitado a nadie.
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştıkVolt akkor velünk a házban egy két és fél napos baba, a miénk, nem vettük el senkitől.
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştıkWir hatten ein zweieinhalb Tage altes Baby zuhause, es war unseres - wir hatten es niemandem weggenommen.
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştıkВ къщата имахме бебе на два дни и половина, което беше наше... не го бяхме взели от някой друг.
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştıkУ нас в будинку була дитина, якій було два з половиною дні, і вона була наша -- ми не забрали її у когось.
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştıkהיה לנו תינוק בן יומיים וחצי בבית , שהיה שלנו, לא לקחנו אותו מאף אחד
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştıkكان لدينا طفل عمره يومين ونصف في البيت، كان طفلنا-- لم نأخذه من أي شخص آخر.
Evde iki ve bir buçuk günlük eski bir bebeğimiz vardı o bizimdi -- ...başkasından almamıştık誘拐してきたわけじゃありませんよ (笑)
Evimden 15 buçuk yaşımda ayrılmıştım. ve hiçbir zaman üniversiteye gitmedim.Antes de eso, con 15 años y medio, ya vivía fuera de casa, y nunca me preocupé por ir a la universidad.
Evimden 15 buçuk yaşımda ayrılmıştım. ve hiçbir zaman üniversiteye gitmedim.Ich bin mit etwa fünfzehneinhalb ausgezogen und bin nie aufs College gegangen.
Evimden 15 buçuk yaşımda ayrılmıştım. ve hiçbir zaman üniversiteye gitmedim.열 다섯살 쯤에 가출을 했어요 대학같은 건 갈 생각도 안했죠
Evimden 15 buçuk yaşımda ayrılmıştım. ve hiçbir zaman üniversiteye gitmedim.Plecasem de acasă la aproape 15 și jumătate, și niciodată nu am ajuns să merg la colegiu.
Evimden 15 buçuk yaşımda ayrılmıştım. ve hiçbir zaman üniversiteye gitmedim.Wyprowadziłem się z domu mając niecałe 16 lat. Nigdy nie wylądowałem na wyższej uczelni.
Evimden 15 buçuk yaşımda ayrılmıştım. ve hiçbir zaman üniversiteye gitmedim.Я покинул дом, когда мне было 15,5 лет и я никогда не собирался поступать в колледж.
Evimden 15 buçuk yaşımda ayrılmıştım. ve hiçbir zaman üniversiteye gitmedim.יצאתי מהבית בגיל 15 וחצי, ומעולם לא הגעתי לקולג'.
Evimden 15 buçuk yaşımda ayrılmıştım. ve hiçbir zaman üniversiteye gitmedim.خرجت من بيت عائلتي و أنا في الخامسة عشرة من عمري, و لم أدرس بالكلية
Evimden 15 buçuk yaşımda ayrılmıştım. ve hiçbir zaman üniversiteye gitmedim.当時は大学に行く意義がわからず 行こうとは思いませんでしたけど
Fakat iki buçuk milyondan fazla basılan üçüncü poster şu sözleri taşıyordu...O segundo poster tinha as palavras: A LIBERDADE ESTÁ EM PERIGO DEFENDA-A COM TODAS AS SUAS FORÇAS
Fakat iki buçuk milyondan fazla basılan üçüncü poster şu sözleri taşıyordu...冷静に、戦い続けよ
Fakat suyun bu kısmı normale göre bir-bir buçuk metre çekilmişti.웬일인지 그 때는 물이 빠져서 평소보다 3~4 피트나 밑으로 내려와 있었습니다.
Fakat suyun bu kısmı normale göre bir-bir buçuk metre çekilmişti.אך בשלב זה המים היו בנסיגה לרמה של שלושה או ארבעה רגל מתחת למצב הנורמלי
Fakat suyun bu kısmı normale göre bir-bir buçuk metre çekilmişti.و لكن المياه قد انحسرت في تلك اللحظة إلى مستوى 3 أو 4 أقدام أقل عن المعتاد
Fakat suyun bu kısmı normale göre bir-bir buçuk metre çekilmişti.潮位が下がっていた 初めてそこのサンゴを目にし
Fiyatı da iki buçuk avro.2.50유로밖에 안되죠.
Fiyatı da iki buçuk avro.2,50 евро.
Fiyatı da iki buçuk avro.2 euro 50.
Fiyatı da iki buçuk avro.Bude to 2 Eura 50 centů.
Fiyatı da iki buçuk avro.C'est deux euros 50.
Fiyatı da iki buçuk avro.Costă doi euro şi jumătate.
Fiyatı da iki buçuk avro.Det kostar € 2.50.
Fiyatı da iki buçuk avro.Dois euros e meio.
Fiyatı da iki buçuk avro.Dva evra in pol.