Ana içeriğe geç
Sözlük

buçuk ile cümle

buçuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.Das ist ein ziemlich aufwändiger Prozess; wir brauchten viereinhalb Jahre dafür.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.Đây là một quá trình khá phức tạp; nó làm chúng tôi mất khoảng bốn năm rưỡi.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.Dit is een vrij ingewikkeld proces; we hadden ongeveer 4,5 half jaar nodig.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.Este es un proceso de mucha dedicacion, nos llevó cerca de cuatro años y medio.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.Ez egy elég elmélyült folyamat volt, körülbelül 4,5 évig tartott.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.Questo è un progetto piuttosto complesso; ci ha portato via quasi quattro anni e mezzo.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.To byl docela složitý proces; zabral nám asi čtyři a půl roku.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.To jest dość skomplikowany proces. Zajęło to nam około cztery i pół roku.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.Αυτή ήταν μια πραγματικά προχωρημένη διαδικασία. Μας πήρε περίπου τεσσερισήμισι χρόνια.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.Това е един процес на много труд, трябваха ни около четири и половина години.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.Це був досить складний процес, який зайняв близько чотирьох з половиною років.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.Это был достаточно сложный процесс, он занял около четырех с половиной лет.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.זהו תהליך די מורכב; זה לקח לנו כארבע וחצי שנים.
Bu oldukça kapsamlı bir süreç; dört buçuk sene sürdü.كانت نتاج عمل جماعي: اخذ منا قرابة الاربع سنوات والنصف.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Az egyik ilyen projektem kb. másfél éves, a címe:
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Eén van die projecten is ongeveer anderhalf jaar oud.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Eines dieser Projekte ist etwa eineinhalb Jahre alt.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Jeden projekt trwa około półtora roku.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Jeden takový projekt je asi 1,5 roku starý.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.그중 하나는 한 일 년 반쯤 된 겁니다.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Một dự án trong số đó đã được một năm rưỡi.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Un asemenea proiect are deja un an şi jumătate vechime.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Un de ces projets date d'un an et demi.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Uno de estos proyectos tiene alrededor de año y medio.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Un progetto del genere risale a circa un anno e mezzo fa.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.We Feel Fine です
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Ένα από αυτά είναι περίπου ενάμισυ ετών.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Един такъв проект е на около година и половина.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.Одному такому проекту уже почти полтора года.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.פרוייקט אחד שכזה הוא בן כשנה וחצי.
Bu projelerden biri bir buçuk yaşında.أحد هذه المشاريع عمره حوالي عام ونصف.
Burada bir ve bu molekülde de 1 tane var ama molekülde bir buçuk oksijen var. aMáme jeden kyslík tady a jeden kyslík v této molekule... ale této molekuly máme 1,5.
Burada bir ve bu molekülde de 1 tane var ama molekülde bir buçuk oksijen var. aTu máme jeden kyslík a jedne kyslík je aj v tejto molekule. Lenže táto molekula sa tu nachádza 1.5krát.
Burada bir ve bu molekülde de 1 tane var ama molekülde bir buçuk oksijen var. aМи маємо один оксиген тут, та у цій молекулі, проте тут є 1.5 цілої молекули.
Burada bir ve bu molekülde de 1 tane var ama molekülde bir buçuk oksijen var. aلدينا واحدة هنا ، ولدينا واحدة في هذا الجزيء ، لكن لدينا واحدة ونصف في كل الجزيء
Burada hayat adaların yaşamından daha uzun sürer Son üç buçuk milyon yıldırSự sống ở đây bền lâu hơn chính miền đất.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Aici avea doi ani și jumătate, și crede că poate să o protejeze pe sora lui nou născută.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Aqui, aos 2 anos e meio, ele pensa que pode proteger a sua irmã mais pequena de 2 dias e meio de idade.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Aquí, con dos años y medio, piensa que puede proteger a su hermanita de dos días y medio.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Hiện nay 2 tuổi rưỡi, cháu nghĩ cháu có thể bảo vệ đứa em gái 2 ngày rưỡi tuổi của mình.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Hier denkt hij, als tweeënhalfjarige, dat hij zijn zusje van tweeënhalve dag oud kan beschermen.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Hier, im Alter von zweieinhalb Jahren, glaubt er, er könne seine zweieinhalb Tage alte Schwester beschützen.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Ici, à l'âge de deux ans et demi, il pense qu'il peut protéger sa petite soeur de deux jours et demi.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Kahden ja puolen vuoden ikäisenä hän uskoo voivansa suojella kahden ja puolen päivän ikäistä pikkusiskoaan.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.여기 두살 반 정도 되었을 때 사진인데요, 이 녀석은 태어난지 이틀 반나절된 어린 동생을 보호 할 수 있다고 생각합니다.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Qui, all'età di due anni e mezzo, pensa di poter proteggere la sua sorellina di due giorni e mezzo.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Tady ve věku dva a půl roku si myslí, že může chránit svojí dvou a půl denní sestřičku.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.W wieku dwóch i pół roku myśli, że potrafi chronić swoją pół-dniową siostrzyczkę.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Εδώ, σε ηλικία 2,5 ετών, πιστεύει ότι μπορεί να προστατέψει τη δυόμιση ημερών αδερφή του.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.Тук, на две и половина години, си мисли, че може да защити своята малка сестра на два и половина дни.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.כאן בגיל שנתיים וחצי, הוא חושב שהוא יכול להגן על אחותו הקטנה בת היומיים וחצי.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.هنا في عمر السنتين والنصف، يعتقد أنه يستطيع حماية أخته ذات عمر اليومين والنصف.
Burada, iki buçuk yaşındayken, iki buçuk günlük kız kardeşini koruyabileceğini düşünüyor.彼の2才と少しの妹を 守ることができると考えています こんな若い子たちに
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Anda duduk di kursi itu selama satu setengah jam.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Bạn sẽ phải ngồi trên mấy chiếc ghế cứng này trong một giờ rưỡi.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Będziesz siedział na twardym krześle przez półtorej godziny.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Budete sedět na poměrně tvrdé židli dobrou hodinu a půl.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Budete sedieť na týchto tvrdých stoličkách hodinu a pol.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Du sidder på nogle hårde stole i halvanden time.
Bu sert sandalyelerde bir buçuk saat boyunca oturacaksınız.Ezen a kemény támlájú széken fogtok ülni másfél órán keresztül!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod