Bu dunya dort bucuk milyar yasinda.Po generace vychováváme své děti podobně jako milióny ostatních druhů, které tu s námi žijí.
Bu dunya dort bucuk milyar yasinda.Por generaciones, hemos criado a nuestros niños, al igual que millones de especies viviendo junto a nosotros.
Bu dunya dort bucuk milyar yasinda.Trái đất này đã được 4.5 tỉ năm.
Bu dunya dort bucuk milyar yasinda.Αυτή η Γη είναι τεσσεράμισι δισεκατομμυρίων ετών.
Bu dunya dort bucuk milyar yasinda.В продължение на поколения ние отглеждаме нашите деца, също както и милиони други видове, живеещи около нас.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.이 7분 30초는 지니(알라딘 마술 램프 요정)의 소원같은 겁니다.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.7 וחצי דקות הבונוס הם סוג של משאלות קסם.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Aceste şapte minute şi jumătate bonus sunt într-un fel asemănătoare cu acele dorinţe oferite de duhuri.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Bảy phút rưỡi thêm này giống như là những điều ước của thần đèn.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Ces 7 minutes et demi supplémentaires sont une sorte de souhait du génie.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Dessa sju och en halv bonusminuter lite som anden-i-flaskan-önskningar.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Die 7,5 minuten zijn als een wens van een geest.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Diese siebeneinhalb Bonusminuten sind wie Wünsche von einem Flaschengeist.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Disse syv og et halvt bonus minutter er lidt ligesom en ånds ønsker.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Ez a 7,5 perc olyan, mint a három kívánság.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Questi sette minuti e mezzo di vita sono come i desideri del genio della lampada.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Tých sedem a pol minúty je tak trochu ako tri želania od zlatej rybky.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Z tymi dodatkowymi minutami jest podobnie jak z życzeniami do złotej rybki.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Αυτά τα επτάμισι λεπτά είναι σαν τις ευχές ενός τζίνι.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Тези седем и половина допълнителни минути са като пожелание на духа в шишето.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.Эти бонусные минуты похожи на желание для джинна.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.تبدو هذه السبع دقائق ونصف الإضافية وكأنها أمنيات المارد.
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.最初にプラス100万個の願い事を 頼むことだってできるんです
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.이 빨간 상자에 있는 것을 가르치다 보니 6년 반 전에 이 아이디어가 떠 올랐습니다.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Abbiamo tirato fuori quest'idea, sei anni e mezzo fa perché insegno la roba nel riquadro rosso.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Am inventat asta acum șase ani jumătate pentru că predau lucrurile din caseta roșie.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Chúng có ý tưởng này sáu nằm rưỡi trước bởi vì tôi dạy những điều trong sách.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Diese Idee kam uns vor sechseinhalb Jahren, weil ich dieses Zeug in dem roten Kasten unterrichte.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Esto se nos ocurrió hace seis años y medio porque yo enseño cosas como las que están en la caja roja.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Ezzel a gondolattal 6 és fél éve álltunk elő, mert azt tanítom, ami a piros keretben van.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Kami membuat ini sekitar 6 setengah tahun yg lalu karena saya mengajar bahan-bahan di kotak merah.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Nous avons eu cette idée, il y a six ans et demi parce que j'enseigne les trucs ici dans la zone rouge.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Pensámos nisto há seis anos e meio, porque eu ensino aquelas coisas que estão dentro da caixa vermelha.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Přišli jsme s tím pře 6,5 lety protože já vyučuji to z červeného rámečku.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.We bedachten dit 6,5 jaar geleden omdat ik die dingen in het rode kader onderwijs.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Wymyśliliśmy to sześć i pół roku temu ponieważ uczę rzeczy w czerwonym kwadracie.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Καταλήξαμε σε αυτό, εξήμισι χρόνια πριν γιατί διδάσκω το υλικό στο κόκκινο κουτί.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Мы начали этим заниматься шесть с половиной лет назад потому что я преподаю то что обведено красным
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.Това става преди шест и половина години защото преподавам материята в червената кутия.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.העלנו את זה, לפני שש וחצי שנים מפני שאני מלמד את הדברים בקופסה האדומה.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.لقد توصلنا لهذا، قبل ست أعوام ونصف مضت لأنني أدرّس أشياء في الصندوق الأحمر.
Bu fikri, altı buçuk yıl önce bulduk, çünkü ben kırmızı kutunun içindeki şeyleri öğretiyorum.教えていたのがきっかけです クリスが言ったように 私は電子工学の教授です
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.할머니와 손녀의 나이차는 101살 반입니다.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Deux filles séparées par 101 années et demi.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Dos mujeres separadas por 101 años y medio edad.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Doua fete separate in timp de 101 ani si jumatate.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Due ragazze separate da un'età di 101 anni e mezzo.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Dvě dívky oddělené 101 a půl roky.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Hai người cách nhau 101.5 tuổi.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Kedua wanita yang berbeda usia 101 setengah tahun.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Két lány 101 és fél év korkülönbséggel.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Kobieta i dziecko, które dzieli 101 i pół roku.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.To piger med en aldersforskel på 101 og et halvt år.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Två flickor, separerade i ålder av 101 och ett halvt år.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Twee meiden met een verschil van 101 en een half jaar.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Zwei Mädchen getennt durch 101 und ein halbes Jahr.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Δύο κοπέλες με διαφορα 101 και μισό χρόνια.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Две момичета разделени по възраст от 101 години и половина.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Две подружки с разницей в возрасте в 101 с половиной год.
Bu iki kadının arasında 101 buçuk yıl var.Дві подружки з різницею у віці 101 з половиною роки.