Alkol, üzümün damıtılmasıyla, bir buçuk yıl kadar varillerde yaşlanır, bundan sonra şeker şurubu eklenir.I henhold til AOC skal champagnen derefter ligge i mindst 1½ år for at udvikle smagen.
Undertaker, altı buçuk yıl aradan sonra resmen "kötü adam" olmuştu.Halvandet år senere lå ”En hand i himlen” klar.
Çift üç buçuk sene ayrı kaldı.Flere andre to et halvt år.
Bu ikinci sdramzamlığı bir buçuk yıldan biraz fazla idi.Projektet var tidsbegrænset og varede 2½ år.
İki buçuk saat süren bir show sergiledi.Forestillingerne varede to en halv time og var baseret på udsendelserne.
Kandiye iki buçuk yıl şiddetli bir kuşatmadan sonra Osmanlı Devleti'nin eline geçmiştir.Hans kandidatur var i to og et halvt år blokeret af den kommunistiske opposition i parlamentet.
Şarkı altı buçuk dakika sürmektedir ve şarkı Peter Wood tarafından yazılmıştır.Til sangen hører en 18 minutter og 6 sekunder lang video, instrueret af af Martin Scorsese.
Burada bir buçuk sezon oynadıktan sonra Adanaspor'a geri dönmüştür.Her blev han i 1½ år, før han vendte tilbage til Norden igen.
Bir buçuk yıl sonra bu öğrenimi tamamlamak zorunda kaldı.Efter blot 3½ års studier var han færdig som kandidat.
Yayın üç buçuk saat sürdü.Stykket varer omkring tre et halvt minut.
Dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı.De blev begge idømt halvandet års fængsel.
Temel ücretin bir buçuk katı maaş alırlardı.De fikk en og en halv gang basislønnen.
Pavliçenko, Odessa yakınlarında yaklaşık iki buçuk ay savaştı ve 187 düşman askerini öldürdüğü kaydedildi.Hun kjempet i omtrent to og en halv måned nær byen Odessa, hvor hun hadde 187 bekreftede drepte.
Yapı, Sovyetler Birliği'nin desteğiyle iki buçuk yılda inşa edilmiştir.Da broen ble åpnet i 1954 hadde byggingen pågått i to og et halvt år med støtte fra Sovjetunionen.
Bu görevde yaklaşık bir buçuk sezon kaldıktan sonra takımdan ayrılmıştır.Etter bare halvannen måned måtte han imidlertid forlate denne posten.
İkinci defa İstanbul’a geldi ve üç buçuk ay burada kaldı.To år senere reiste han igjen til Venezia og ble her i 4½ år.
Yayın üç buçuk saat sürdü.Forfølgelsen hadde tatt tre og en halv time.
Bütçesi beş buçuk milyon doların üstünde olan film Yeni Delhi'de çekilmiştir.Filmen ble innspilt på under 25 dager i New Jersey med et budsjett på $2.5 millioner dollar.
Rolling Stone'dan Peter Travers filme dört üzerinden üç buçuk yıldız verdi.Peter Travers fra Rolling Stone var også fornøyd og ga filmen 3, 5 av 4 stjerner.
Bir buçuk sezon burada oynadıktan sonra aktif kariyerin noktalamıştır.Allerede etter 4,5 måneders bygging sto nåværende bygg på plass!
Dokuz buçuk saat sonra barışçıl bir şekilde polise teslim oldu.I løpet av 10-15 minutter var kirken fullstendig overtent.
Bir buçuk yıl beklediğimiz tanıklar oldu.Han og noen få vitner ble forhørt i fire og en halv måned.
Arka Gövde: Üç buçuk baş boyu.Stabburet – Laftet i halvannen høyde.
6 şehirde, 14 konserden oluşan turne bir buçuk ay sürdü.Total sebanyak 14 konser di 6 kota akan berlangsung selama satu setengah bulan.
Başkan ve başkan yardımcıları her iki buçuk yılda bir parlamento içinde milletvekilleri tarafından seçilir.Presiden PE dan Wakil Presiden dipilih oleh Parlemen Eropa setiap dua setengah tahun.
Toplam bir buçuk saatte Ağva'ya ulaşabilirsiniz.Dari sana hanya perlu 1½ jam lagi untuk sampai di Puncak Uhuru.
Bir buçuk yılı aşkın sürenin sonunda, nihai sürüm 6 Kasım 2007'de çıktı.Setelah satu setengah tahun, hubungan beda keyakinan ini berakhir di bulan September 2007.
Rolling Stone'dan Peter Travers filme dört üzerinden üç buçuk yıldız verdi.Di majalah Rolling Stone yang diulas Peter Travers, film ini mendapatkan 3.5 bintang dari 4 bintang.
Askerlerin çalıştırıldığı yapım işleri yaklaşık iki buçuk yılda tamamlanmıştır.Proses produksi film ini ini dikerjakan selama dua setengah tahun.
Bu sadaret, tam 4 buçuk saat sürmüştü.Pertandingan tersebut membutuhkan waktu empat setengah jam.
Bu durum bir buçuk yıl sürdü.Hubungan mereka berlangsung satu setengah tahun.
İki buçuk yılda 88 resmi karşılaşmada görev alan Dele Alli, 24 gol atarak takımına katkıda bulundu.Selama dua setengah tahun berikutnya ia tercatat membuat 88 penampilan resmi untuk tim dan mencetak 24 gol.
Ülkenin nüfusu yaklaşık üç buçuk milyondur.Populasinya berjumlah sekitar 3.5 juta.
17 Ekim 2008'de, Eriksen'in Ajax Amsterdam ile iki buçuk yıllık kontrat imzaladığı açıklandı.Ngày 17 tháng 10 năm 2008, Eriksen ký hợp đồng thời hạn hai năm rưỡi với Ajax Amsterdam.
Cesedi bir buçuk saat sonra bulunmuştur.Họ ở lại với ông trong một tiếng rưỡi.
About.com yazarlarından Bill Lamb, şarkıya beş üzerinden dört buçuk yıldız verdi.Bill Lamb từ trang web About.com đã tặng cho bài hát 4 sao rưỡi trên 5 sao.
Yolculuk iki buçuk saat sürmektedir.Quy trình mất khoảng hai tiếng rưỡi.
13 Ekim 2013 tarihinde, Traoré Chelsea ile dört buçuk yıllık sözleşme imzaladı.Ngày 31 tháng 10 năm 2013, Traoré chính thức ký hợp đồng có thời hạn 4 năm rưỡi với Chelsea.
İki buçuk yaşında nota biliyor ve piyano çalabiliyordu.Mới 2 tuổi rưỡi, cô đã biết đọc và biết viết.
Bu durum bir buçuk yıl sürdü.Công việc này kéo dài gần 1½ năm.
Şeyhülislam olarak yedi buçuk yıl görevde kaldı.Công việc sửa chữa kéo dài bảy tháng rưỡi.
Üç buçuk yıldır devam eden program, gece yayınlanan programlar arasında devam eden en uzun program olmuştur.Sau hơn hai năm, đó là khoảng dừng chương trình dài nhất giữa hai mùa mà chương trình đã từng có.
Magnezyum sitrat çözeltileri genellikle bir ile üç buçuk saat içinde bağırsak hareketi sağlar.Đặc biệt, khi hết nhiên liệu động cơ vẫn có thể hoạt động tốt trong khoảng nửa giờ.
Her karamürselin yelken için bir buçuk seren/direği bulunmaktaydı.Trên mỗi cạnh của cuống có một chuỗi hoa 10-15 bông mỗi hàng.
Daha sonra Tu, geleneksel Çin tıbbında iki buçuk yıl eğitim aldı.その後、2年半のあいだ伝統的中国医学を学んだ。
Üç buçuk yıldır devam eden program, gece yayınlanan programlar arasında devam eden en uzun program olmuştur.番組開始から30年半に渡って続いた長寿報道番組であり、放送されていた民放の昼のニュース番組の中で最も放送年数の長い番組である。
4 buçuk yaşında bir oğlu olduğunu öğrenir.3,4歳上の兄がいる。
Cesedi bir buçuk saat sonra bulunmuştur.彼女の遺体は、死後二ヶ月半の後、発見された。
Sadareti 6 buçuk ay sonunda nihayet buldu.6年半ぶりの復帰を果たした。
İzzet Mehmet Paşa dört buçuk ay Filibe'de oturdu.フアチュカ山脈があり、ミラー峰やカー峰では年間4,5か月間雪に覆われている。
Almanya'da önce dil öğrenimi için bir buçuk yıl yatılı bir lisede eğitim görmüştür.訪日後、1年半ほど語学学校に通い日本語を勉強する。
Toplam bir buçuk saatte Ağva'ya ulaşabilirsiniz.約2時間30分でテセル島まで到達可能である。
Darbeden sonra bir sonraki on yedi buçuk yıl sürgünde yaşayacağı Brezilya'ya kaçtı.その後の11ヶ月、彼はパリで半ば強制的な亡命生活を送った。
Çift üç buçuk sene ayrı kaldı.滞在は2年半に及んだ。
Bir buçuk yıl sonra bu öğrenimi tamamlamak zorunda kaldı.とあり、計1年半の留学を終えて帰国した。
Hamilelik süresi 11 aydır ve yavrular yaklaşık bir buçuk yıl emzirilir.妊娠期間は11ヶ月で、育児期間は1年半である。
Bir buçuk yıl tiyatro yapmadı.4年半ぶりの劇場公開。
Şeyhülislam olarak yedi buçuk yıl görevde kaldı.7年半に及ぶ現役生活を終えている。
Kentin bir buçuk mil dışındadır.市街地とは1-2km離れている。
Şarkı, bir buçuk saat içinde tamamlandı.歌はおよそ1ヶ月半程度で交代される。