Yapı, Sovyetler Birliği'nin desteğiyle iki buçuk yılda inşa edilmiştir.Construcția a durat doi ani și jumătate și a beneficiat de sprijinul URSS.
Başkan ve başkan yardımcıları her iki buçuk yılda bir parlamento içinde milletvekilleri tarafından seçilir.Președintele și vicepreședinții sunt aleși de deputații europeni la fiecare doi ani și jumătate.
Öldüğünde iki buçuk yaşında bile değildi.A murit la vârsta de doi ani și jumătate.
Bir Sestercius iki buçuk as değerindedir.Un seterț valorează deci 2½ ași.
Kutsallar üç buçuk yıl için eline teslim edilecekler.Mäkelä a semnat la Hearts pentru trei ani și jumătate.
Bu durum bir buçuk yıl sürdü.Acestea au durat un an și jumătate.
İzzet Mehmet Paşa dört buçuk ay Filibe'de oturdu.Abu Hanifa a stat 5 sau 6 ani la Mecca.
İki buçuk yıllık bir sözleşme imzaladı.A semnat un contract pentru un an și jumătate.
Kitapçığın fiyatı on iki buçuk sentti.Broșura s-a vândut pentru 12,50 cenți.
Oyunculuğa altı buçuk yaşında bir tiyatro kampında başladı.Ea a început să practice gimnastica de la frageda vârstă de trei ani și jumătate.
Dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı.A stat în închisoare un an și jumătate.
Film iki buçuk saat uzunluğundadır.Filmul are o durată de două ore și jumătate.
Tom'un iki buçuk gibi araması lazımdı.Tom trebuia să sune pe la două și jumătate.
Ericsson Globe şu anda dünyanın en büyük yarım küre binasıdır ve inşaatı iki buçuk yıl sürmüştür.Az Ericsson Globe jelenleg a világ legnagyobb félgömb alakú építménye, felépítése két és fél évig tartott.
Başkan ve başkan yardımcıları her iki buçuk yılda bir parlamento içinde milletvekilleri tarafından seçilir.Az elnököt és az alelnökeit két és fél évre választják a képviselők.
Riise 2005 yazında Lillestrøm ile üç buçuk yıllık sözleşme imzalayarak Norveç'e döndü.2005 nyarán visszatért Norvégiába, a Lillestrøm SK igazolta le, akikkel három és fél évre szerződött le.
17 Ekim 2008'de, Eriksen'in Ajax Amsterdam ile iki buçuk yıllık kontrat imzaladığı açıklandı.2008. október 17-én jelentette be az Ajax, hogy Eriksen aláírta a két és fél éves szerződést.
Dokuz buçuk saat sonra barışçıl bir şekilde polise teslim oldu.Szabadulása után három és fél évig rendőri felügyelet alatt állt.
Bu olaylar Stonewall ayaklanmalarından iki buçuk sene önce yer aldı.Hallhattuk az elmúlt másfél évtizedben: azt a marxista kövületet akarjátok feltámasztani?
Sürekli denemelerin ardından iki kalpli köpekler iki buçuk ay yaşayabilmeye başlamıştır.Két, két és fél hónapos koruktól fogva már állandóan követik az anyaállatot.
Van'dan Diyarbakır'a, buradan da Çukurova'ya bir buçuk yıl süren göç sonucu gelmişlerdir.Innen a New York Islandershez szintén másfél évre.
Çarpışmalar öğleden sonra üç buçuk gibi sona erdi ve Müslümanlar geri çekildi.A csata este nyolc óra körül ért véget, és éjszaka az osztrákok visszavonultak.
Ses sahası üç buçuk oktavdır.Körülbelül három és fél oktávos hangterjedelme van.
4 buçuk yaşında bir oğlu olduğunu öğrenir.4 és fél éves korától szertornázott.
Burada bir buçuk yıl çalıştı.Másfél hónapot töltött ott.
Bir buçuk yaşındayken ailesi İzmir'e taşındı.Másfél éves volt, amikor szülei Szegedre költöztek.
İşgal sonrası üç buçuk ay boyunca Bayrampaşa Cezaevi'nde tutsak kaldılar.Sportkarrierje után rablásért három és fél évet töltött egy kaliforniai börtönben.
Yayın üç buçuk saat sürdü.Az előadás 3 és fél órás volt.
Oyunculuğa altı buçuk yaşında bir tiyatro kampında başladı.Másfél évadot töltött a Fővárosi Operettszínházban.
Ve bir buçuk sene ülkede kaldı.Másfél évig tartózkodott az Amerikai Egyesült Államokban.
26 Ağustos 2009'da 250,00 euro karşılığında Club Brugge'e transfer oldu ve üç buçuk yıllık sözleşme imzaladı.2009. augusztus 26-án a szintén belga Club Brugge együtteséhez írt alá 3 évre 250000 € értékében.
Yolculuk iki buçuk saat sürmektedir.Időtartam: két és fél óra.
İki buçuk yıllık bir sözleşme imzaladı.Három és fél éves szerződést kötöttek.
Bir buçuk yıl tiyatro yapmadı.Teatteri ei toiminut puoleentoista vuoteen.
Cesedi bir buçuk saat sonra bulunmuştur.Ruumis löytyi puolisen tuntia myöhemmin.
Riise 2005 yazında Lillestrøm ile üç buçuk yıllık sözleşme imzalayarak Norveç'e döndü.Riise palasi Norjaan Lillestrømiin kesällä 2005, kun hän kirjoitti kolmen ja puolen vuoden sopimuksen.
Dört buçuk oktav boyunca uzanan güçlü sesi ile ünlüdür.Hänellä oli laaja 4 ja puolen oktaavin ääniala.
Öldüğünde iki buçuk yaşında bile değildi.Se oli kuollessaan 2,5 vuotta vanha.
Çarpışmalar öğleden sonra üç buçuk gibi sona erdi ve Müslümanlar geri çekildi.Taistelut kestivät hiljenivät noin klo 20.00 ja venäläiset vetäytyivät.
17 Ekim 2008'de, Eriksen'in Ajax Amsterdam ile iki buçuk yıllık kontrat imzaladığı açıklandı.17. lokakuuta 2008 Eriksen teki 2½-vuotisen sopimuksen alankomaalaisseura Ajaxin kanssa.
Bir buçuk yıl görev yaptıktan sonra hapsedildi.Puolentoista vuoden työn jälkeen hän sai potkut.
Yapı, Sovyetler Birliği'nin desteğiyle iki buçuk yılda inşa edilmiştir.Sitä alettiin louhia kahden vuoden päästä Neuvostoliiton avustuksella.
Kanalın ortasındaki derinliği altı buçukk metreye çıkarıldı.Kanavan syväykseksi tuli 1,5 metriä.
Burada son kaldırma işlemi için batık yaklaşık bir buçuk yıl hazırlanmıştır.Noin puolentoista vuoden jälkeen saatiin rakennettua uusi yläkoulu.
İffet'te babasıyla iki buçuk yıl Midilli'de yaşar.Robien perhe asui talossa vain kaksi ja puoli vuotta.
Direktörlük görevi dört buçuk yıl sürdürdü.Tämän taiteilijahakemiston kokamiseen kului neljä ja puoli vuotta.
About.com yazarlarından Bill Lamb, şarkıya beş üzerinden dört buçuk yıldız verdi.Bill Lamb About.comista antoi kappaleelle kaksi ja puoli tähteä viidestä.
Şarkı altı buçuk dakika sürmektedir ve şarkı Peter Wood tarafından yazılmıştır.Sarjassa on kymmenen puolen tunnin mittaista jaksoa, ja sen on ohjannut Helen Standage.
Yapı, Sovyetler Birliği'nin desteğiyle iki buçuk yılda inşa edilmiştir.Η γέφυρα κατασκευάστηκε σε δυόμισι χρόνια με τη βοήθεια της Σοβιετικής Ένωσης.
İşgal sonrası üç buçuk ay boyunca Bayrampaşa Cezaevi'nde tutsak kaldılar.Για την κλοπή καταδικάστηκε σε τρεισήμισι μήνες στις φυλακές Κορυδαλλού.
Tahta çıktıktan iki buçuk yıl sonra, 1290'da öldürüldü.Μπόρεσε και δραπέτευσε δύο έτη μετά το 1295.
Cesedi bir buçuk saat sonra bulunmuştur.Βγήκε από το νοσοκομείο μετά από τρεισήμισι εβδομάδες.
Ardından gelen İmparatorların portreleride bir buçuk asırdan fazla bir süre için sakallı yapıldı.Οι διάδοχοί του αυτοκράτορες θα απεικονίζονταν με γενειάδες για πάνω από ενάμιση αιώνα.
İki buçuk yıllık bir sözleşme imzaladı.Τον ανακρίναμε δυόμισι μήνες.
Dvd'nin süresi 2 buçuk saat kadardır.Η πραγματική διάρκεια του θεατρικού ξεπερνά τις δυόμιση ώρες.
Türkiye'de ise ilk baskısı iki buçuk ayda tükenmiştir.Είναι το τρίτο πραξικόπημα που γίνεται στο νησί μέσα σε λιγότερους από 2,5 μήνες.
Bir buçuk yıl sonra Giger ve Mia boşanırlar.Ενάμιση χρόνο αργότερα, η Μαρία αποχώρησε από το ραδιοσταθμό.
Benimle saat iki buçukta buluş.Συνάντησέ με στις 2:30.
Benimle saat iki buçukta görüşün.Συναντήστε με στις 2:30.
Hamilelik süresi 11 aydır ve yavrular yaklaşık bir buçuk yıl emzirilir.Hunnens drægtighedsperiode er elleve måneder og dieperioden halvandet år.