bu arada ile cümle
bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Ale on odpowiadając rzekł mu: Panie! zaniechaj go jeszcze i na ten rok, aż je okopię i obłożę gnojem;
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.A on odpovedal a riekol mu: Pane, ponechaj ho ešte i tento rok, až ho okopem a pohnojím,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Entonces él le respondió diciendo: 'Señor, déjala aún este año, hasta que yo cave alrededor de ella y la abone
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Er aber antwortete und sprach zu ihm: Herr, laß ihn noch dies Jahr, bis daß ich um ihn grabe und bedünge ihn,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Kẻ trồng nho rằng : Thưa chúa , xin để lại năm nầy nữa , tôi sẽ đào đất xung_quanh nó rồi đổ phân vào .
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Kẻ trồng nho rằng: Thưa chúa, xin để lại năm nầy nữa, tôi sẽ đào đất xung quanh nó rồi đổ phân vào.
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.대답하여 가로되 주인이여 금년에도 그대로 두소서 내가 두루 파고 거름을 주리니
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.'Laat hem nog één jaar staan', antwoordde de tuinman. 'Ik zal hem extra goed verzorgen en mest geven.
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Ma quegli rispose: Padrone, lascialo ancora quest'anno finché io gli zappi attorno e vi metta il concim
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Men han svarte ham: Herre! la det ennu stå dette år, til jeg får gravd omkring det og lagt gjødning på,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.On pak odpověděv, řekl jemu: Pane, ponechejž ho i tohoto léta, ažť jej okopám a ohnojím,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.On pa odgovori in reče: Gospod, pusti jo še to leto, da jo okopljem in ospem z gnojem,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Respondeu-lhe ele: Senhor, deixa-a este ano ainda, até que eu cave em derredor, e lhe deite estrume;
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.А той в отговор му рече: Господарю, остави я и това лято, докле разкопая около нея и насипя тор;
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Він же, озвавшись, каже йому: Господи, зостав її і на се лїто, поки прокопаю круг неї та обложу гноєм,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Но он сказал ему в ответ: господин! оставь ее и на этот год, пока я окопаю ее и обложу навозом, –
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.ויען ויאמר אליו אדני הניחה אתה עוד השנה הזאת עד כי אעדר ושמתי דמן סביבותיה׃
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.فاجاب وقال له يا سيد اتركها هذه السنة ايضا حتى انقب حولها واضع زبلا.
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.管 園 的 說 、 主 阿 、 今 年 且 留 著 、 等 我 周 圍 掘 開 土 、 加 上 糞
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.管園 的 說 、 主阿 、 今年 且 留 著 、 等 我 周圍 掘 開土 、 加上 糞
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimAnh ấy đề xuất bộ phim với tôi--nó là một chủ đề tuyệt vời
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimDia menawarkan film kepada saya -- judul yang bagus.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimEl mi-a propus filmul -- e un titlu minunat.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimEr schlug mir vor, den Film zu machen - es ist ein fantastischer Titel.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimFoi ele que me propôs o filme - é um título excelente.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimHan foreslog filmen for mig -- det er en fantastisk titel.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimHan föreslog filmen till mig -- det är en fantastisk titel.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimHij stelde me voor deze film te maken - het is inderdaad een geweldige titel.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimIl m'a proposé le film - c'est un grand titre.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimJavasolt nekem egy filmötletet -- nagyszerű cím.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isim그가 저한테 이 영화를 제안했어요. 제목 그럴듯하죠.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimMe propuso la película... sí, es un título muy bueno.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimMi propose quel film -- è un ottimo titolo.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimNavrhol mi natočiť tento film a má skvelý názov.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimZaproponował mi go... to świetny tytuł.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimΕκείνος μου πρότεινε την ταινία -- είναι τέλειος ο τίτλος.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimОн озвучил мне идею этого фильма, и это отличное название.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimТой ми предложи филма -- заглавието е страхотно.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimהוא הציע לי את הסרט - זוהי כותרת נפלאה.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isimو لقد إقترح علي الفلم -- إنه عنوان عظيم.
Bana filmi önerdiğinde -- ki bu arada harika bir isim私に提案してくれました。
Ben de bu arada, kalemin neden çalışmadığını bulayım.제가 왜 제 펜이 작동하지 않는지 알아낼 때까지..
Ben de bu arada, kalemin neden çalışmadığını bulayım.أتمكن من معرفة لماذا قلمي لا يعمل،
Ben de bu arada, kalemin neden çalışmadığını bulayım.それから、この問題の続きをやりましょう。
Beynin böyle olmasının amacı var -- bu arada우리의 뇌는 의도적으로... 그건 그렇고,
Beynin böyle olmasının amacı var -- bu aradaLe cerveau est intentionnellement -- d'ailleurs,
Beynin böyle olmasının amacı var -- bu aradaNão bộ chủ định làm như vậy,
Beynin böyle olmasının amacı var -- bu aradaהמוח הינו במכוון-- אגב,
Beynin böyle olmasının amacı var -- bu aradaإن الدماغ متعمدا -- بالمناسبة،
Beynin böyle olmasının amacı var -- bu arada右脳と左脳に繋がる複数の神経を束ねる軸があります
Biliyoruz ki -- bu arada bunların hepsi aynı tabanda--그리고 우린 이제 이것들의 밑이 모두 같으니깐
Biliyoruz ki -- bu arada bunların hepsi aynı tabanda--نحن نعرف --ولها كلها نفس الاساس--
Bir cihaz üreticisi bize sordu -- bu arada Palm Pilot ve Treo'yu biz tasarladık.Egy készülékgyártó felkérése -- mi csináltuk a Palm Pilotot és a Treót.
Bir cihaz üreticisi bize sordu -- bu arada Palm Pilot ve Treo'yu biz tasarladık.Fomos contactados por um produtor de equipamentos. Tínhamos feito o Palm Pilot e o Treo.
Bir cihaz üreticisi bize sordu -- bu arada Palm Pilot ve Treo'yu biz tasarladık.어떤 장치를 만드는 제조자가 의뢰를 했는데요. 이전에 우린 팜 파일럿과 트레오 휴대용컴퓨터를 디자인 했었습니다.
Bir cihaz üreticisi bize sordu -- bu arada Palm Pilot ve Treo'yu biz tasarladık.Một nhà sản xuất thiết bị yêu cầu chúng tôi -- chúng tôi từng thiết kế máy Palm Pilot và máy Treo.
Bir cihaz üreticisi bize sordu -- bu arada Palm Pilot ve Treo'yu biz tasarladık.Ni s-a cerut de către un producător de dispozitive - noi am făcut Palm Pilot şi Treo.
Bir cihaz üreticisi bize sordu -- bu arada Palm Pilot ve Treo'yu biz tasarladık.Nos pidió un fabricante de dispositivos -- nosotros hicimos la Palm Pilot y la Treo.
Bir cihaz üreticisi bize sordu -- bu arada Palm Pilot ve Treo'yu biz tasarladık.Ons werd gevraagd door een apparatenproducent -- we deden de Palm Pilot en de Treo.
Bir cihaz üreticisi bize sordu -- bu arada Palm Pilot ve Treo'yu biz tasarladık.Oslovil nás výrobce přístrojů -- dělali jsme Palm Pilot a Treo.