bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada yüz sık sık yıkanarak gözlerle birlikte korunmalıdır.Nuolat ir švariai reikia išplauti akis.
Bu arada oyunlar için 500 milyon TL'lik yatırım yapıldı.Investicijoms skirta beveik 500 mln. litų.
Bu arada Mısır büyük bir istikrarsızlığa düşmüştü.Po to Egipto įtaka smarkiai nusilpo.
Bu arada, Edda bir hastane laboratuvarında çalıştı ve bir sağlık teknisyeni olmayı umuyordu.Kaune dirbo gydytoju ir kūrė fizinio lavinimo sistemos planą.
Bu arada bazı fabrikalarda üretim devam etmiştir.Fabrike taip pat vyko ir kai kurios siūtinės produkcijos gamyba.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Apskrityse jo pastangomis buvo atkurta sukilėlių valdžia.
Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır.Jis taip pat turi ir Britanijos pilietybę.
Bu arada Voltaire ile tanıştı.Čia jis susipažino su J. Vileišiu.
Bu arada diğer 6 deniz kızı ortaya çıkar.Vėliau jiems gimė dar šešios kitos salos.
Bu arada borçlarını da ödeyemediği için borçlular hapisanesine de atıldığı bilinmektedir.Jei jis nepajėgus padengti skolos, laikoma, kad jis turtą iššvaistė ir už tai gali net patekti į kalėjimą.
Bu arada süvari alayları tek bir tümen haline getirildi.Tuo tarpu mediniai kariniai sklandytuvai būdavo vienkartiniai.
Bu arada kasabalılar kuraklık nedeniyle endişelidir.Vėliau miestelis sunyko dėl Telšių konkurencijos.
Bu arada, Hanım yer çekiminin yapay olmadığını fark eder.Antra vertus, dailininko gyvenimas nepasižymėjo audringumu.
Ancak bu arada gazete kapanmış çalışanlar işsiz kalmıştır.Leistas vietoje uždaryto savaitraščio „Darbininkas“.
Bu arada Pyotr Stepanoviç ortadan kaybolmuştur.Kažkokiu būdu Petrukauskui pavykę išsigelbėti.
Bu arada kendi bahçesinde yaşayan Köstebekgillerden habersizdir.Nebuvo saugu ir savo sodybose pasilikusiems.
Bu arada obua çalmaya devam etti.O alyva ir toliau kaisdavo.
Bu arada köy içindeki vahşet hızla artmaya başlar.Šiuo metu rajonas sparčiai plečiasi Ukmergės kryptimi.
Bu arada kadın tarafından fark edilir.Tuo tarpu moterims tai leidžiama.
Bu arada Polonya’nın Baltık Denizi ile olan bağlantısı da kesilmişti.Be to, tai buvo vienintelis Lietuvos priėjimas prie Baltijos jūros.
Bu arada, 5.772 gününü siyasi bakan olarak geçirmişti.Kokku oli ta ministri ametis 5772 päeva.
Fakat bu arada aşağı şehirde yangın çıktı.Selle tulemusel puhkes linnas tulekahju.
Bu arada şunu da zikretmeyi arzu ederdim.Aug.: Ma tahaksin, et sa vastaksid ka sellele.
Bu arada üç büyücü turnuvasına seçildiğini öğrenir.Ta oli üks kolme võluri turniiril osalejatest.
Bu arada Çin tarihinde İlkbahar ve Sonbahar Dönemi’nin bittiği Muharip Devletler Dönemi başlamıştı.Hiinas lõppes Kevadete-sügiste ajastu. ...
Bu arada bir yıl da Fransız Katolik Mektebi'ne devam etti.Samal aastal tegutses ta mõnda aega ka Aizpute frantsisklaskloostris.
Ben de bu arada birkaç makara filme yetecek kadar para biriktiriyordum.Peale selle kasutati filmi eelarve raha ka erinevate lahingmasinate koopiate tarbeks.
Bu arada John Howard çok acı ve yalan bir iftirada bulunmuştur.Joseph Jackson oli karm ja autoritaarne.
Bu arada Michael; Elvis Presley'in kızı olan Lisa Marie Presley ile evlendi.1994. aasta mais abiellus Jackson Elvis Presley tütre Lisa Marie Presleyga.
Bu arada üç rapçinin her biri de solo çalışmalarına devam ettiler.Pärast ansambli laialiminekut jätkasid kõik kolm soolokarjääri.
Bu arada elçiler aracılığıyla görüşmeler devan etti.Varem oli läbirääkimisi peetud vahendajate kaudu.
Bu arada Moise Tshombe önderliğindeki Katanga da bağımsızlığını ilan etmişti.Juuli keskel kuulutas Katanga peaminister Moise Tshombe piirkonna iseseisvaks.
Bu arada yer pozitif yükle yüklenir.Osa puhasruume hoitakse positiivse rõhu all.
Bu arada birkaç opera besteledi; ama bunları sahnelemek için fırsat bulamadı.Ta kirjutas mitu näidendit, kuid need ei jõudnud lavale.
Bu arada sevgilisi Emma (Sienna Guillory) bir kazada ölür.Franki ennustatud kuupäeval Donnie tüdruksõber Gretchen Ross (Jena Malone) hukkub autoõnnetuses.
Bu arada iki dergi çıkardı.Ajakirjast ilmus kokku kaks numbrit.
Bu arada evlenir.Samal ajal ta ka abiellus.
Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı.Samal ajal hakkas ta kirjutama raamatuid.
Bu arada ineğin boynundaki çan sürekli çalar.Verisel Parunil on alati kaelas rippunud ketid.
Bu arada Kral IV. Edward öldü (9 Nisan 1483).Edward päris trooni pärast isa, kuningas Edward IV surma 9. aprillil 1483, kui Edward V oli 12-aastane.
Bu arada Mesnevî'nin maneviyatı üzerine yoğunlaşmıştır.Samal ajal hakkas ta huvi tundma ikoonimaali vastu.
Bu arada başkanın ve ailesinin cinayet olduğu zaman orada olduğu anlaşılır.Asepresident ja tema abikaasa vahejuhtumi ajal kodus ei viibinud.
Genç kızlar bu arada oyun oynayarak eğlenirler.Kuid inimestele meeldib väljas süüa teha ka lõbu pärast.
Bu arada Batılı ülkelerin de desteğini kazanmaya çalıştı.Teised läänepoolsed riigid nõustusid USA tegevusega ning pakkusid omapoolset toetust.
Bu arada babasıyla çalışmayı sürdürdü.Sellest peale elas ta koos isaga.
Bu arada durmaksızın alkol almaktadır.Põhjus oli ikka ja jälle alkoholi liigne pruukimine.
Bu arada partileri BUF da yasaklandı.Samuti oli nende pühade ajal keelatud koristada.
Bu arada bu birliğin Komutanı Gibamund öldürüldü.Kogu poola garnison peale selle ülema hukati.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Ta on samuti huvitatud teaduslikust tegevusest.
4 oğlu, 3 karısı, peki. Bu arada, oğullarının adını biliyorum ben.שלוש נשים וארבעה בנים. אני יודע את שמות הבנים, דרך אגב.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.È assicurata con una fune, così non può cadere.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Jest przywiązana liną, więc nie może spaść.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.떨어지지 않도록 로프에 매여있고요.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Mindenesetre, kötéllel be van kötve, hogy ne tudjon kiesni.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Nhân tiện, con bé buộc một sợi dây để khỏi bị té.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Ouvrir les yeux le matin dans un hamac et écouter les oiseaux en trois dimensions, tout autour.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Между другото, завързана е с въже, така че да не може да падне.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Она, кстати, привязана веревкой, поэтому не может упасть.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.דרך אגב, היא מאובטחת בחבל, כך שאינה יכולה ליפול.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.وهي بالمناسبة، مربوطة بحبل حتى لا تقع.

İlgili Sayfalar