bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada senaryo yazmaya başladı.Potom začal písať aj scenáre.
Bu arada hemen hepsi baldan hoşlanır.Mater si ho ihneď obľúbi.
Bu arada 130.1 – 130.
Bu arada hayvansal besin alan birkaç tür de mevcuttur.Vyskytuje sa tu len niekoľko živočíšnych druhov.
Bu ilk filmimizin de bu arada kaybedilmiş olması mümkündür.Ide pravdepodobne o prvú takúto smrť zachytenú na film.
Bu arada Fahir Zeyyat'ın arkadaşı da Emel'e taliptir.Medzitým Oleg žiarli na Emilov úspech.
Bu arada tenceredeki malzeme sürekli karıştırılır.Čiastočky hmoty sa neustále zmiešavajú s dušou.
Bu arada kentte birkaç önemli manastır da kuruldu.V meste sa vystriedalo viacero významných panovníckych rodov.
Bu arada A millî takımda da sık sık oynamaya başladı.Dokonca aj d pešiakom sa hráva častejšie.
Bu arada elçiler aracılığıyla görüşmeler devan etti.Súčasne sa snažil udržiavať kontakty s disidentmi.
Bu arada Cheryl camı kırarak içeri girmeye çalışıyordur.Cheryl vyskočí na okno a bude sa pokúšať dostať dnu.
Bu arada kadın tarafından fark edilir.Beztak však, ja vám môžem povedať, že je to ženská.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Popri zamestnaní podnikal a robil reklamného manažéra.
Bu arada ona "İngiliz Kemal" adı takılmıştı.A podľa neho dostala aj meno „Archimedova skrutka“.
Bu arada partileri BUF da yasaklandı.Taktiež sú tieto bugy zakázané v súťažnom hraní.
Bu arada grup bir klavyeci aramaya başladı.Vzápätí sa na štadión začal valiť dav fanúšikov.
Bu arada, her iki birlik de diğer devletlerden destek bulmaya çalıştı.Štáty sa navzájom obviňujú z podpory separatistických skupín.
Bu arada İngiliz hükümeti Beneš'in bir arabulucu talep etmesini istedi.V tem času je britanska vlada zahtevala od Beneša sprejetje mediatorja.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.V Smallville pride Lois Lane, saj raziskuje resnico o smrti njene sestrične Cloe.
Bu arada oyun yazmaya da yöneldi.Poleg tega pa se je posvetila tudi pisanju iger.
Bu arada, Monte 40'tan fazla ülkede mevcuttur.Monte je zdaj na trgu v več kot 40 državah.
Bu arada, Vladimir kaçtı ve prensliğini yeniden kurdu.Medtem je Vladimir II. pobegnil in ponovno osvojil svojo kneževino.
Bu arada kılıcımı da çekip aldı.Spet pograbi meč.
Bu arada Amerikan heykelci Alexander Calder'in "mobil" eserlerinden etkilendi.Za poslikave na avtomobilu je poskrbel ameriški umetnik Alexander Calder.
Bu arada nehri geçmek için sallar yapıldı.Medtem so za prehod reke uporabljali trajekt.
Bu arada Alesia kentinde yaşam koşulları günden güne daha da kötüye gidiyordu.Položaj v mestu je bil kljub temu vsak dan hujši.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Proti koncu dinastije se je mednarodno politično stanje radikalno spremenilo.
Ancak bu arada yayıncı ölür.Urednica je ostala do smrti.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Nastala je kuga, druge bolezni, za katerimi je pomrlo nešteto ljudi.
Her şey devamlı bir devinim içindedir, dolayısıyla koşullar ve bu arada nesnenin kendisi de değişmektedir.Vse je v nenehnem plimovanju, zato se pogoji, kot tudi pojavi, nenehno spreminjajo.
Bu arada bir siyasi partiye girip çalışır.Nato odide v politični boj.
Bu arada A millî takımda da sürekli yer bulmaya başladı.Istočasno se je začela pojavljati sodobna pika na i.
Bu arada besteciliğe de önem verdi.Zanimal ga je tudi spiritizem.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Prav tako se nahaja v bližini Božičeve kmetije.
Bu arada Reinhard Heydrich'in baş rakibi olmuştu.Vodja je bil Reinhard Heydrich.
Bu arada kadın tarafından fark edilir.Obratno velja za ženske.
Bu arada İstanbul'daki durum da son derece gergindir.Razmere v Burmi so še danes napete.
Bu arada 4. Panzer Grubu'nun 258.Za druge 485. polke glejte 485. polk.
Bu arada müşterilerin hesabını deftere işler.V zbirki Kiosk izhajajo žepne knjige.
Bu arada kentte birkaç önemli manastır da kuruldu.V mestu je postavil veliko impresivnih spomenikov.
Bu arada diğer 6 deniz kızı ortaya çıkar.Za druge 6. armade glejte 6. armada.
Bu arada askerlik görevini ifa etmesi gerekmiştir.Z njo dokazuje izvršitev vojaške dolžnosti.
Bu arada Clara yalnız filmlerde oyuncu olmadı, ayrıca yönetmenliğe de başladı.Takrat je bila že filmska zvezda, on pa še neuveljavljen igralec.
Bu arada yeni bir yetenek doğmuştu; Steve Davis.Njegov krvnik je bil Steve Davis.
Bu arada onlar Bill'lerdeyken Remus Lupin onları görmeye gelir.K sreči se k njemu vrne Sančo Pansa.
Bu arada 2. Muhafız Tank Ordusu Oder yönünde ilerlemekteydi.Drugič: 2. tankovska divizija je prišla na našo fronto«.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Poklicno se je ukvarjal s publicistiko.
Bu arada, Bayan Simpson 27 Ekim 1936'da kocasından boşandı.S svojo ženo Carmen se je Berra poročil 26. januarja leta 1949.
Bu arada Çin tarihinde İlkbahar ve Sonbahar Dönemi’nin bittiği Muharip Devletler Dönemi başlamıştı.Deloval je v obdobju Pomladi in Jeseni v starodavni Kitajski.
Bu arada hükümet karşıtı grupların üyeleri ve liderleri düzenli olarak askerler tarafından öldürülüyordu.Skupaj z drugimi nacističnimi častniki in funkcionarji je bil obtožen vojnih zločinov.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Kartu intensyviai dirbo mokslinį darbą.
Bu arada sivil Belçika Devlet Güvenlik Servisi, iki Belçika istihbarat servisinden biridir.Kita Belgijos žvalgybos tarnyba yra civilinė Belgijos valstybės saugumo tarnyba.
Bu arada çantasını çaldırır.Moterys pina krepšius.
Bu arada "Solitary Ground" ve "Quietus (Silent Reverie)" teklileri satışa sunuldu.Jame yra du singlai – „Solitary Ground“ ir „Quietus (Silent Reverie)“.
Bu arada Mikerinos Piramidi'ne büyük zararlar verdi.Dydžiu ji turėjo būti beveik identiška Mikerino piramidei.
Bu arada damada paralar takılır.Po to urvelį palieka ir užkasa.
Bu arada İmparatorlukta da gelişmeler yaşanıyordu.Imperijos viduje taip pat vyko pokyčiai.
Bu arada Mısır Şubat 1945'te Almanya ve Japonya'ya resmen savaş açtı.1945 m. vasario mėn. Libanas paskelbė karą Vokietijai ir Japonijai.
Fakat bu arada mucize yaşandı.Kai tik jis tai padarė, prasidėjo stebuklai.
Bu arada elçiler aracılığıyla görüşmeler devan etti.Per jo vizitus susirinkdavo keliamilijoninės eilės.

İlgili Sayfalar