bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada, Holloway hızla hasta olmaktadır.В този момент Брежнев е вече тежко болен.
Bu arada Batılı ülkelerin de desteğini kazanmaya çalıştı.В същото време комунистите също се стремят да спечелят подкрепата на влашката общност.
Bu arada ailenin kimliğini değiştirmişlerdir.Как ще се измени конфигурацията на семейството?
Bu arada Brooks'un kızıda okuldan eve dönmüştür ve garip davranışlar sergilemektedir.Там Алия ходи на училище в интернат и се отличава от връстниците си с твърдия си характер.
Bu arada Scooby Çetesi üyeleri için havada aşk kokusu vardır.В любовта героите на Бокачо са личности.
Bu arada Brian Molko başka gruplarla ortak çalışmalar yapar.О’Брайън помага на друга група.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Възниква епидемия от чума и голяма част от населението умира.
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.Губернаторът също се оттеглил в едно от тях.
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.По време на двубоя жената избягала.
Bu arada Roma, Afrika seferi kuvvetlerinden kalanları toparlamak için yeni bir donanma gönderdi.По това време Рим строи нова флота.
Bu arada partinin genel sekreteri, daha sonra da siyasal işlerden sorumlu sekreteri oldu.Става член на Централния комитет на партията, а по-късно негов политически секретар.
Bu arada 1948 yılında DP içinde de bir ayrışma yaşandı.През март 1932 г. се стига и до разцепление и в тази организация.
Bu arada yazmaya da devam etti.Едновременно с това тя продължава да пише.
Bu arada Doktor ve Donna, General Cobb ile tanışır.Холмс и Уотсън се срещат с херцогинята.
Fakat bu arada mucize yaşandı.Но тогава се случва чудо!
Bu arada Bruce, The Adventures Of Lord Iffy Boatrace adlı bir roman yayınladı.По време на турнето след този албум Дикинсън започва да пише романа "Приключенията на лорд Ифи Боутрейс".
Bu arada tanınmış bir yazar olmuştu.Освен това той е исторически писател.
Bu arada İhlas Holding yönetimi Amerikalı News Corporation şirketine ortak olmuştur.С разпространението по вестникарските будки се заема компанията „Американ нюз компъни“.
Bu arada diğer iki elçiyle olan gönül birliğini gizli tuttu.Objavio je dvije poslanice koje su mu objavljene u Zadru.
Bu arada dava birkaç yıl sonra düştü.Sudnica je srušena nekoliko godina poslije.
Bu arada Doctor ile karşılaşır.Otišao je kod doktora.
Bu arada grupta eleman değişiklikleri de oldu.Došlo je i do promjena u postavi grupe.
Bu arada Kızıl Ordu, kuşatılmış Mihver kuvvetlerini imha etmek amacıyla kuşatma kuvvetlerini güçlendirmiştir.U međuvremenu, Crvena armija je ojačala svoj vanjski obruč s namjerom da uništi okružene njemačke jedinice.
Bu arada Grimsrud Jean'ı, canını sıktığı için öldürmüştür.Grimsrud je ubio Jerryjevu suprugu zbog toga što ga je jednostavno živcirala.
Bu arada Michael; Elvis Presley'in kızı olan Lisa Marie Presley ile evlendi.Kasnije iste godine, Jackson se vjenčao s Lisom Marie Presley, kćeri Elvisa Presleya.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Uloga tih slivnika je da se u njih izlije voda u kojoj se pere posvećeno posuđe.
Bu arada Rommel’in 7. Panzer Tümeni, kısa bir süre için kayıplara karışır.Toga dana je Rommelova Sedma oklopna divizija pretrpjela teške gubitke.
Bu arada gerilla savaşı üzerine kitaplar yazdı.Napisao je i autobiografiju o gerilskom ratu.
Bu arada Pepsi reklamlarıyla ekranlarda boy gösterdi.Dijelovi videospota koristili su se za Pepsi reklamu.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Uz književno stvaralaštvo bavio se i znanstvenim radom.
Bu arada 229.Nakon što je 329.
Bu arada Stella çok üzgündür, çünkü kızı düğününe katılamayacaktır, zira gerçek babasının yanındadır.Zbog krutih običaja, najmlađa kćer ne može se udati, jer se mora brinuti o roditeljima.
Bu arada Toby'nin hâlâ Canavar'ın kontrolünde olduğu anlaşılır.Međutim, čini se i da gobline ugnjetava Ministarstvo magije.
Bu arada okulun sınıfları arasında çeşitli yarışmalar düzenlenmektedir.Školski kvizovi se često organiziraju kao natjecanja između škola.
Bu arada Cordelia komaya girer.Cordelia je ta koja kreće u akciju.
Bu arada iki dergi çıkardı.Objavila je još dvije slikovnice.
Bu arada Luke, Han, R2-D2 ve C-3PO onu aramaya çıkarlar.Luke, Leia, R2-D2 i C-3PO gledaju za njihovim brodom očekujući nove informacije.
Bu arada devlet adamları bu olayın aynen Cem Sultan'ın hikâyesine benzediğinden kuşkulanmışlardı.Još i danas traju rasprave o nacionalnom sastavu tog povijesnog Sultanata.
Bu arada şarkıcı olarak sahneye de çıktı.U to vrijeme počinje nastupati i kao pjevačica.
Bu arada Peter'ın epeydir görüşmediği ailesine de onun nişanlısı olduğunu söylemek zorunda kalır.Govori Peteru kako mu je on sad jedina obitelj koja mu je preostala.
Bu arada konuk ünlü bir şarkıcının şarkı söyleme bölümü vardır.Uz spomenuti KUD tu je i muška pjevačka skupina Biđani'.
Bu arada 150 bin kadar Macar yurt dışına kaçtı.Istodobno je broj izbjeglica u inozemstvu smanjen od 150 na 57 tisuća.
Bu arada İngilizler Irak'ta bir nüfuz alanı oluşturmuşlardı.Također, tijekom ovog razdoblja, Britanci su uspostavili bazu u regiji.
Bu arada bu evliliğin düzmece, sahte bir evlilik olduğu suçlamalarıyla karşılaştılar.Ako su takvi motivi prisutni kod oba partnera, tada se govori o lažnom ili fiktivnom braku.
Bu arada kendi adıyla anılan camiyi de inşa ettirdi.On nam tamo pripravlja mjesto, kako je i sam rekao.
Bu arada bütün Sahra kabileleri de kendisine bağlılık yemini etti.Nakon toga je u Biogradu na Moru stanovništvo prisegnulo na vjernost duždu.
Bu arada 1 Mayıs 1917’de yedek teğmen’liğe yükseltildi.U međuvremenu je, i to u svibnju 1917., promaknut u čin general poručnika.
Bu arada Brooks'un kızıda okuldan eve dönmüştür ve garip davranışlar sergilemektedir.Leedsu se pridružio kao pripadnik omladinske škole, a debitirao je na vrlo neobičan način.
Bu arada Hindistan seferi hazırlıklarına başladı.No, u međuvremenu su počeli nemiri zbog podjele Indije.
Bu arada Babillilerin Kasdu (Chaldean) kralları oldukça güçlenmişlerdi.Za budističke redovnike (bhikkhu) pravila su još jasnija.
Bu arada Hunter'ın aslında kendi öz oğlu olduğu da anlaşılmıştır.Olivia je naposljetku saznala da je to zapravo njezino dijete.
Bu arada Oliver da Celia'ya aşık olmuştur.Gil se ubrzo također zaljubi u Ceciliju.
Ben de bu arada birkaç makara filme yetecek kadar para biriktiriyordum.U međuvremenu još glumi u nekoliko niskobudžetnih meksičkih filmova.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Napriek tomu si čoskoro získa lásku Lois Lane.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.V Amerike sa politická atmosféra začala meniť.
Bu arada Howard, Leonard ile eskiden yaptıkları bir anlaşmayı hatırlar.V priebehu 3. série Howard apeluje na dohodu, ktorú uzavrel s Leonardom.
Bu arada kendisine karşı bir cinsel taciz davası açılır.Tam ho jedna žena obviní zo sexuálneho obťažovania.
Bu arada eşini yitirdi.Prišiel o svoje panstvo.
Bu arada, Monte 40'tan fazla ülkede mevcuttur.Monte sa v súčasnosti predáva po celom svete vo vyše 40 krajinách.
Bu arada diğer gitarist de gruptan ayrıldı.Neskôr od kapely odchádza gitarista Diviak.

İlgili Sayfalar