bu arada ile cümle
bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada, Dobzhansky 1937 yılında Birleşik Devletler vatandaşlığına geçmiştir.בשנת 1937 קיבל דובז'נסקי אזרחות של ארצות הברית.
Bu arada annesi onu evden kovdu.הוריו מגרשים אותו מהבית.
Bu arada hiç paraları kalmamıştır ve otelden atılmak üzeredirler.בשל כך, כספו אזל והוא מפונה מן המלון בו הוא חי.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.רורק פוטר מהלהקה בתחילת 1986 בשל התמכרותו להרואין.
Bu arada Anna çok sevdiği büyükannesini kaybetti.למרות זאת ג'יין סולחת לדודתה.
Bu arada, Sam ve Joe teröristler tarafından işkenceye mazur kalırlar.בינתיים, סם וג'ו סובלים מעינויים משוביהם.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.עם זאת, ביצירתו הוא מנסה לשחזר תקופה זו.
Bu arada durmaksızın alkol almaktadır.בנוסף, הוא מתנזר מאלכוהול.
Bu arada bir siyasi partiye girip çalışır.במקביל נכנס לפעילות פוליטית.
Bu arada, 1931'de "Hayatımı Yaşarken" isimli otobiyografisini yayımladı.בשנת 1968 התפרסמה אוטוביוגרפיה שלו בשם "חיי".
Bu arada Dennis Scott'ın bir sezonda en çok üçlük atma rekorunu kırdı.בכך ג'וריק שבר את שיא המהירות הקודם בפער של שלוש שעות.
"Bu arada Arkadina Trigorin'i arar ve ona fikrini değiştirdiğini, hemen dönmeyeceklerini söyler.(עמ' 37) ארקאדינה קוראת לטריגורין והוא עוזב כשהיא מספרת לו שהיא שינתה את דעתה, והם לא יעזבו מייד.
Bu arada, başka oğulları ve kızları da oldu.היו לו בנים ובנות נוספים.
Bu arada 229.שם, 1.29 .
Barney'se bu arada kendi ilişkisiyle meşguldür.עם הזמן יחסיו עם ברטיאנו התהדקו.
Bu arada kendisiyla aynı adı taşıyan oğlu, yönetime başkaldırdı.במקביל עבדו שלף ובן שמחון ב-Yes, שלף מנהלת התוכן.
Bu arada birkaç Spartalı asker ölmüştür.מספר קטן של חיילים נהרגו.
Bu arada Hindistan seferi hazırlıklarına başladı.בתקופה זו החלו היבשות להתייצב לראשונה.
Bu arada yerel bir rahibin oğlu Sofia'yı nihilizm ile tanıştırdı.במהלך אותה תקופה, בנו של כומר מקומי חשף אותה לניהיליזם (שלילה מוחלטת של ערכים ומוסכמות החברה).
Bu arada, Bihter ile Behlül'ün arasında bir ilişki olduğunu fark eder.אבל כן נוצר בינינו קשר דרך היברט.
Bu arada Nuffield, kendi bu aşamada kendi tasarımı olan A13 üzerinde çalışmaya kadar verdi.נופילד הסכימה בתנאי שתפתח גרסה משלה המבוססת על ה-A13.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.בינתיים, נשתנה המצב הפוליטי במזרח התיכון.
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.כמו כן הופיעה גם באירועים פרטיים.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.על התושבים הוטלו מיסים כבדים.
Bu arada başkanın ve ailesinin cinayet olduğu zaman orada olduğu anlaşılır.אם זאת, לדעת אשתו ואחיו הוא נרצח.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.כמו כן הייתה אחראית על שלל ניסויים מדעיים.
Bu arada sahildekiler gemiye doktor hakkında bir mesaj iletmeye çalışırlar.אם כי שתי הספינות נפגשו בדרך כדי להעביר רופא לספינה, במטרה ליילד תינוקת.
Bu arada bu birliğin Komutanı Gibamund öldürüldü.במהלך הלחימה נהרג מפקד הפלוגה המסייעת בגדוד.
Bu arada Jack, Hurley'in hastanesinden çağırılmaktadır.עם סיום ההסרטה מגיע ג'ק לביקור בבית החולים אצל קרוגר.
Bu arada 2002 yılında Hysterical Blindness adlı televizyon filmi ile Emmy ödülü aldı.ב-2002 הופיעה תורמן בסרט הטלוויזיה "Hysterical Blindness".
Bu arada, bir başka cephe açılmıştı.בהמשך נפתחו מחלקות נוספות.
Bu arada Katerina'ya bir evlilik sözü vermiştir.שנה לאחר מכן הציע לה פטר נישואים.
Bu arada Chuck Alex’e aşık olmuştur.היה מאוהב באלכס.
Ancak bu arada yayıncı ölür.בתפוצות: מת הסופר ש.
Bu arada, Beverly Hills'dan bir ev almıştır.הוא הקים בית כנסת בבוורלי הילס.
Bu arada Bahçe bir süre için boşaltılmıştır.הם החזיקו במתחם הגן במשך זמן קצר.
Bu arada Hunter'ın aslında kendi öz oğlu olduğu da anlaşılmıştır.בהמשך היא משקרת לגאנר שהבן שלה הוא למעשה גם הבן שלו.
Bu arada başka bazı yan ve yardımcı kuruluşlar devreye girmiştir.בנוסף לו היו ארגוני סיוע נוספים שהוקמו על ידי ועבור המהגרים.
Bu arada çantasını çaldırır.Тя избягва с чантата.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Занимава се и с научно изследователски труд.
Her şey devamlı bir devinim içindedir, dolayısıyla koşullar ve bu arada nesnenin kendisi de değişmektedir.Всичко е в постоянно движение, и така постоянно се променят условията и самото нещо.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.В началото тя се появява в Смолвил, за да разследва предполагаемата смърт на Клои.
Bu arada Hunter'ın aslında kendi öz oğlu olduğu da anlaşılmıştır.От него става ясно, че всъщност Андрей е негов син.
Bu arada edebiyata ilgi duydu ve şiirler yazdı.Още оттогава проявява голям интерес към литературата и пише стихове.
Bu arada çok sayıda muhalif ülkeden kaçmaya çalışmaktadır.Междувременно, трима от лагеристите се опитват да избягат.
Beckett bu arada Murphy'yi bitirdi ve 1936'da tüm Almanya'yı dolaşacağı uzun bir yolculuğa çıktı.И тъй нататък“ През 1936 година Бекет завършва „Мърфи“ и заминава на пътешествие из Германия.
Bu arada, Röhm ve arkadaşları, Bad Wiessee'ye tatile gittiler.В същото време, Рьом и няколко от другарите му са на почивка в хотел Hanselbauer в Бад Висзе.
Bu arada şiddet az da olsa hala devam ediyordu.Въпреки това, насилието, дори и значително намаляло, съществува и днес.
Bu arada birkaç Spartalı asker ölmüştür.По време на това са убити няколко испански войника.
Bu arada Abigail, kilisenin paralarıyla uzaklara kaçmıştır.По това време Гьобелс започва да се дистанцира от църквата.
Bu arada Millî Asamble, Fransa'yı anayasal monarşiye dönüştürecek anayasayı hazırlıyordu.Тази конституция превръща Франция в конституционна монархия.
Bu arada Karya da ayaklanmaya katıldı.Затова той се присъединява към въстанието.
Bu arada Corporation ile Ministry Of Darkness birleşmişti.Това съединява Министерството на мрака и корпурацията, за да формират Корпоративното Министерство.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Нашето дело е да помагаме, а не да взимаме.
Bu arada Hürmüz Hanım’la evlendi.Хр. се оженил за нея.
Bu arada Jack, geleceğinde tekrar babasını görür.Джак пожелава отново да види Стаята.
Bu bu aradan sonra takımlar için takas dönemi sona erer.Така постепенно се стига до момента, в който парите за отбора са спрени .
Bu arada Kızıl Ordu birlikleri başarılı bir harekât gerçekleştirdiler.Първоначално Червената армия прави разочароващ прогрес.
Bu arada Barney, Robin'e aşık olmuştur, ama kendine bile itiraf etmekten korkmaktadır.Той е влюбен в Самър Робъртс, но му трябват доста години, за да и го признае.
Bu arada yer pozitif yükle yüklenir.В тези съединения той получава частичен положителен заряд.