bu arada ile cümle
bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada Geniçek'ten gelen 213.第13巻から登場。
Bu arada hububat ticareti ile meşgul olan dayısından haksız vergi alındığını gördü.私がわざと労働者に不当な扱いをしたことがあったか、と。
Bu arada borçlarını da ödeyemediği için borçlular hapisanesine de atıldığı bilinmektedir.負債を払えない場合にはしばしば債務者刑務所に収監されることになった。
Bu arada Suat Yalaz farkına varmadan Paris'e yerleşmiş oldu.そう、ピートが気付かないうちに引っ越すことにしたのだ。
Bu arada İtalyan ileri hareketi gelişiyordu.これにより、イタリア戦線が開始された。
Bu arada, Maximinus'un da bazı problemleri vardı.マクリントックにも多少の問題があった。
Bu arada nesne ortadan kaldırılmıştı.おせつは、存在自体が抹消された。
Bu arada Gruşenka Mitya'yı gerçekten sevdiğini anlamıştır.ジミーは本当にミコを愛しているのだった。
Bu arada birkaç Spartalı asker ölmüştür.この際は数人の水兵が死亡している。
Bu arada İngiliz karşıtı sokak gösterilerine katıldı.南雲の英国取材旅行に同行した。
Daha sonra mimarlık eğitimi alan sanatçı, bu arada bir fabrikatör ile evlendi.しばらくの間モーター工場で働き、後に教師と結婚。
Bu arada CTP milletvekili Sibel Siber seçimlere kadar görevde kalacak bir hükümet kurdu.それまではクリミアとセヴァストポリの議会が政府機関として引き続き任を担う。
Bu arada muhalefete yönelttiği sert baskı uygulamaları uluslararası kamuoyunda yoğun tepkilere yol açtı.この間、慰安婦強制連行問題は国際社会へと拡散されていった。
Bu arada II. Richard İrlanda'dan dönmede gecikti ve ancak 24 Temmuz'da Galler'e çıktı.同时,理查从爱尔兰返回的时间却被推迟了,他7月24日才赶到威尔士。
Bu arada Frank ile avukatının ilişkiside vardır.其律师和他还有联系。
Bu arada Duma'da da milletvekili olmuştur.在杜馬也有他們的代表。
Bu arada iki dergi çıkardı.》雜誌,後來二人拆伙。
Smith bu arada 2014 ilkbaharında ABD turnesine çıktı ve yeni albümünden parçalar seslendirdi.史密斯在2014年夏季於美國舉行首次巡迴演出,並且主打新專輯中的歌曲。
Bu arada "Yuki" fikrini buldu.一見鍾情一般的看上了Yuki。
Bu arada "Kötü"nün çetesi de ağır kayıplar vermiştir.綰大集軍民,曉以禍福。
Bu arada 130.前一個為130。
Bu arada Bahçe bir süre için boşaltılmıştır.其中,花园早已被拆除。
Bu arada Daenerys hamile olduğunu öğrenir.与此同时,丹妮莉丝得知自己怀孕了。
Bu arada 1-20 yıl arasında değişen bağışıklık salgılar.疫苗保護期的變化大,介於10到20年不等。
Bu arada Aişe rahatsızlandı ve evde istirahat etmeye başladı.肝病再犯,在家中休養。
Bu arada Hitler, uçağın düşürülmesinden endişe ediyordu.他预见到希特勒上台的危险。
Bu arada, Diệm'in polisi, Cử'nun saldırıdan sonra saklanan babasını aradı.与此同时,吴氏的警察试图在儿子发动空袭后躲藏起来的阮文举父亲。
Bu arada Mısır Şubat 1945'te Almanya ve Japonya'ya resmen savaş açtı.大韓民國臨時政府則在1945年2月正式向日本和德國宣戰。
Bu arada savaş denize taşınıyordu.这之后,他们向大海行进。
Bu arada kendi hastalığı da depreşmiştir.同时他还患有散光。
Bu arada Karya da ayaklanmaya katıldı.最后他甚至卷入暴乱。
Bu arada ailenin kimliğini değiştirmişlerdir.改變了他們一家的招牌菜。
Bu arada İtalyan ileri hareketi sürmüş ve 1. Karagömlekliler Tümeni Sidi Barrani'ye girmiştir.至此,意大利军队到达其推进最远处,第1黑衫军师占领了西迪·巴拉尼。
Bu arada hükümet ordu içindeki askerlerin siyasetle uğraşmasını yasaklar.在这个时期,军人禁止入党,军队内部禁止党派活动。
Bu arada şunu da zikretmeyi arzu ederdim.我等亦欲得聞。
Bu arada yer pozitif yükle yüklenir.一道火扳機具有正面的扳機感覺。
Bu arada Intel Mart 2005'te Tukwila adında bir işlemci ile ilgilendiklerini ve 2007 bitireceklerini duyurdu.在 2005年3月,Intel宣布它正在執行新的Itanium計畫,代號為Tukwila將於2007年問世。
Bu arada et tavukçuluğu "Koy-Tür" tipi denemelerde yapılır.炸雞是指以油炸方式烹調的雞肉。
Bu arada kısa süre de savunma bakanlığı yaptı (1954).同年(一说1954年)开办律师事务所。
Bu arada İnsan Yayınları'nın kuruluşunda yer aldı.之後被調往廣播局的放送製作部。
Bu arada kadın tarafından fark edilir.从女宛聲。
Bu arada hayatını kazanmak için fabrikalarda çalıştı.為了生活而在商店街打工。
Bu arada İmparatorluk birlikleri iki robotu aramak üzere gezegene inmiş bulunuyorlardı.然后達達星人派机器人軍團要侵略地球,此時从宇宙來了兩個机器人。
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.如儀赫然發現,原來這名女子竟外遇了。
Arabası ve arkadaşları ile eğlenir ve bu arada dünyadaki ünlü bazı şehirleri de gezer.功夫和廚藝了得,最後被一家公司挖角,在世界多個地方表演。
Bu arada kentte birkaç önemli manastır da kuruldu.在这区域里,也有几栋重要的建筑物。
Bu arada dörtlü ise ne yapacaklarını düşünürken bir anda garip bir olaya kulak misafiri olurlar.因此,每當我們聽到外國人說我們的語言時,總會有一種怪怪的感覺。
Bu arada kılıcımı da çekip aldı.跟我來,帶上那把劍。
İmparatorun ölmek üzere olduğunu yardıma gelen büyük grup görmüş ve bu arada imparatoriçe Zoi de gelmiştir.明初制度,皇帝去世以活人殉葬,此次共殉葬5人,王氏也被殉葬。
Bu arada işe bir polis daha karışır (Macy).隨後麥德正更負責與警方的交涉。
Bu arada şerif seçimleri yaklaşmıştır, Pusser aday olur ve kazanır.在此之前,候選人使出渾身解數,希望集中選票,謀求勝選。
Bu arada da bir Portekiz ticaret gemisini de ele geçirdi.他還曾經獲得葡萄牙自由勳章。
Bu arada İstanbul'daki durum da son derece gergindir.四川形势极度紧张。
Bu arada "Kötü"nün çetesi de ağır kayıplar vermiştir."악행(惡行): 악독한 행위.
Bu arada, Edda bir hastane laboratuvarında çalıştı ve bir sağlık teknisyeni olmayı umuyordu.에다는 성인이 된 이후 병원 실험실에서 일했고 의료 기술자가 되기를 희망했다.
Bu arada başkanın ve ailesinin cinayet olduğu zaman orada olduğu anlaşılır.이 때 대통령과 그의 가족들이 거액의 뇌물을 받았다는 의혹이 제기되었다.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.더군다나 아내 장영성(슝다이린)은 둘째 아이를 임신한 상태.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.수많은 작은 범죄를 저지르고 있다.
Bu arada Gent yaralanır.포이 역시 부상을 당했다.
Bu arada operanın hayaletini yakalamak için de çalışmalar devam etmektedir.오유는 《오페라의 유령》을 줄여 부르는 말이다.